YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/3563
KARAR NO : 2021/19023
KARAR TARİHİ : 08.12.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Nitelikli hırsızlık, suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ve 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanunun 10. maddesiyle 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı görülmüştür.
I-Sanıklar …, … ve … haklarında nitelikli hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelen temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hâkimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Olay tarihinde gündüz vakti 13:00’de sanıkların Mevlana Cami içerisinden iki adet mikrofon çaldıklarının anlaşılması karşısında, sanıklar haklarında TCK’nın 142/2-h maddesi yerine 142/1-a maddesinin uygulanmış olması,
2-Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun Dairemizce de benimsenen 26.03.2013 günlü, 2012/6-1232 esas ve 2013/106 karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere, çalınan malın üçüncü kişiye satılması halinde; 5237 sayılı TCK’nın 168. maddesinin uygulanabilmesi için hırsızlık suçunun failinin, sattığı yeri veya kişiyi söyleyerek çalınan malın, hırsızlık suçunun mağduruna iadesini sağlamasının tek başına yeterli olmadığı, failin bizzat pişmanlık göstererek, satın alan iyiniyetli ise; sattığı yeri veya kişiyi söyleyerek çalınan malın hırsızlık suçunun mağduruna iadesini sağlamasının yanında aynen geri verme veya tazmin suretiyle satın alanın zararını da gidermesi, kötü niyetliyse; satın alandan elde ettiği para veya sağladığı menfaati, kazanç müsaderesine konu edilmek üzere soruşturma makamlarına teslim etmesi gerekir. Somut olayda, sanıkların 200 TL değerindeki iki adet mikrofonu çaldıkları ve 20 TL bedelle suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan mahkumiyet kararı verilen diğer sanık …’a sattıkları, yürütülen soruşturma sonucu ulaşılan sanıkların da suça konu eşyaları sattıkları yeri kolluk görevlilerine göstermesi suretiyle diğer sanık …’da bulunan suç eşyalarının şikayetçiye iade edilmiş olduğunun anlaşılması karşısında; suç eşyalarınını orantısız bedelle satın alan diğer sanık …’ın kötüniyetli olduğu kabul edilerek sanıkların suça konu eşyalardan elde ettikleri paranın kazanç müsaderesine konu edilmek üzere soruşturma makamlarına teslim etmesi gerektiği gözetilmeksizin koşulları oluşmadığı halde sanıklar haklarında TCK’nın 168/1. maddesinin uygulanmış olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar …, … ve …’ın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi yollamasıyla yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca sanıkların ceza miktarı yönünden kazanılmış haklarının korunmasına,
II-Sanık … hakkında suç eşyasının satın alınma veya kabul edilmesi suçundan kurulan hükme yönelen temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Suçtan zarar gören Mevlana Cami Derneğinin özel hukuk tüzel kişisi olması da gözetilerek;
Hükümden sonra 24/10/2019 tarihinde 30928 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bendler arasında yer alan ve 5237 sayılı TCK’nın 165. maddesinde tanımı yapılan suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçunun da uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK’nın 7/2. maddesi uyarınca; ”Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” hükmü de gözetilerek 6763 sayılı Kanunun 35. maddesi ile değişik CMK’nın 254. maddesi uyarınca aynı Kanunun 253. maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 08.12.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.