YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7777
KARAR NO : 2021/4512
KARAR TARİHİ : 11.03.2021
Nitelikli kasten yaralama, nitelikli yağmaya teşebbüs, silahla tehdit ve nitelikli olarak konut dokunulmazlığını ihlal etme suçlarından sanık …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/1, 86/3-a-e, 87/1-a, 149/1-a-d, 35/2, 106/2-a, 116/4 ve 119/1-a maddeleri uyarınca 6 yıl 18 ay hapis, 8 yıl hapis, 2 yıl hapis ve 2 yıl hapis cezaları ile cezalandırılmasına dair … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 08/11/2018 tarihli ve 2016/402 esas, 2018/877 sayılı kararının istinaf edilmesi üzerine, yağma ve kasten yaralama suçları bakımından istinaf başvurusunun esastan reddine, tehdit ve konut dokunulmazlığını ihlal etme suçları bakımından ise hükümlerin bozularak, anılan suçlardan sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına ilişkin… Bölge Adiye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 14/02/2019 tarihli ve…sayılı kararının temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 22/10/2019 tarihli ve 2019/1314 esas, 2019/4944 karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleşmesini müteakip, hükümlü müdafiinin yargılamanın yenilenmesine yönelik talebinin kabule değer olmadığından reddine dair … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 30/06/2020 tarihli ve 2016/402 esas, 2018/877 sayılı ek kararına yönelik itirazın reddine ilişkin mercii … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 07/08/2020 tarihli ve 2020/286 değişik iş sayılı kararına karşı, Adalet Bakanlığı’nın 30/12/2020 gün ve 94660652-105-63-18743-2020-Kyb sayılı yazısı ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 28/01/2021 gün ve 20201/5288 sayılı ihbarnamesiyle Dairemize gönderildiği,
MEZKUR İHBARNAMEDE;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 23/3. maddesinde yer alan “Yargılamanın yenilenmesi hâlinde önceki yargılamada görev yapan hâkim aynı işte görev alamaz” şeklindeki düzenleme ile aynı Kanun’un 318/1. maddesindeki “Yargılamanın yenilenmesi istemi, hükmü veren mahkemeye sunulur. Bu mahkeme, istemin kabule değer olup olmadığına karar verir.” biçimindeki düzenleme karşısında, ilk kararı veren hâkimin olayla ilgili kanaatinin oluştuğu, görüşünün ilk hükümle belirginleştiği, yeniden yargılama aşamasında ya da bu aşamaya götürecek talebin kabule değer olup olmadığına dair vereceği kararda önceki kanaat ve görüşünün etkisi altında kalabileceği, bu nedenle adil yargılama hakkının bir uzantısı olarak olaya tamamen yabancı, farklı bir hâkimin yargılamanın yenilenmesi talebini incelemesi gerektiği cihetle, somut olayda; mahkûmiyet hükmüne katılan üye Hâkim Şule Metin’in yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine ilişkin kararı veren heyette de bulunduğu gözetilmeden, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden itirazın bu yönden kabulü yerine anılan kararın bozulması gerektiğinin ihbar olunduğu anlaşılmıştır.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
5271 sayılı CMK’nın 318. maddesinde, yargılamanın yenilenmesi isteminin, hükmü veren mahkemeye sunulacağı, bu mahkemenin, istemin kabule değer olup olmadığına karar vereceği düzenlenmiş, aynı Yasanın “Yargılamaya katılamayacak hakim” başlıklı 23. maddesinin 3. fıkrasında ise, yargılamanın yenilenmesi halinde, önceki yargılamada görev yapan hâkimin aynı işte görev alamayacağı hükme bağlanmıştır.
CMK’nın 289. maddesinde de, hakimlik görevini yapmaktan kanun gereğince yasaklanmış hakimin hükme katılması, kesin hukuka aykırılık halleri arasında sayılmıştır.
Somut olayda mahkumiyet hükmünü veren Mahkeme hakiminin aynı heyette yer almaları nedeniyle merci tayini talebine karşılık aynı hakimin, dava ile ilgili yargılama yaparak ulaştığı kanaati ilk hükümle dosyaya yansıttığı ve yargılamanın yenilenmesi isteminin kabule değer olup olmadığı yönünden yapılan değerlendirmede, önceki kanaatinden etkilenebileceği dikkate alınarak, farklı bir hakim tarafından istem hakkında karar verilmesi gerektiği halde yazılı şekilde yeniden bir karar verilmesine yer olmadığı şeklinde karar vermesi nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden KABULÜ ile … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 07/08/2020 tarihli ve 2020/286 değişik iş sayılı itirazın reddine dair kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, 11/03/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.