Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2021/895 E. 2021/17259 K. 08.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/895
KARAR NO : 2021/17259
KARAR TARİHİ : 08.11.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Nitelikli hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığını ihlal, mala zarar verme
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
TEMYİZ EDENLER : Suça sürüklenen çocuk, sanık müdafii

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Sanık … ve suça sürüklenen çocuk … hakkında mağdurlar … ve …’e yönelik mala zarar verme suçundan kurulan hükümler incelendiğinde;
Sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkında mağdur …’a yönelik mala zarar verme suçunun konusunun hırsızlık suçunun konusu ile aynı olduğunun anlaşılması karşısında, mala zarar verme suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden sanığın ve suça sürüklenen çocuğun beraati yerine yazılı biçimde mahkumiyetine karar verilmiş ise de; bu yönde kanun yararına bozma yoluna gidilebileceği mümkün görülmekle yapılan incelemede;
Doğrudan hükmolunan adli para cezasının miktar ve türüne göre; 14/04/2011 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 31/03/2011 tarih ve 6217 sayılı Yasa’nın 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’a eklenen geçici 2. maddesi gereğince doğrudan hükmolunan 3.000 TL dahil adli para cezasına mahkumiyet hükümlerinin temyizi mümkün olmadığından, suça sürüklenen çocuk ve sanık müdafiinin temyiz itirazlarının CMUK’nun 317. maddesi gereğince tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
II-Sanık … hakkında mağdur …’e yönelik nitelikli hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığını ihlal suçlarından, suça sürüklenen çocuk … hakkında mağdur …’e yönelik iş yeri dokunulmazlığını ihlal, mağdur …’e yönelik nitelikli hırsızlık suçlarından kurulan hükümler incelendiğinde;
Mağdur …’e ait iş yerine kapısını zorlayarak girmeye çalışmaları şeklindeki eylemlerinin iş yeri dokunulmazlığını ihlal etmeye teşebbüs suçu olarak yazıldığı halde iş yeri dokunulmazlığını ihlal etme suçundan kurulan hükümde uygulama maddesinin TCK’nın 116/2. maddesi yerine TCK’nın 116/1. maddesi olarak gösterilmesi yerinde düzeltilebilir maddi hata olarak değerlendirilmiştir.
Sanık hakkında, 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hâkimin takdirine göre suça sürüklenen çocuk ve sanık müdafiinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
III-Sanık … hakkında mağdur … ve …’e yönelik nitelikli hırsızlık suçundan, suça sürüklenen çocuk … hakkında mağdur … ve mağdur …’a yönelik nitelikli hırsızlık suçundan kurulan hükümler incelendiğinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; mağdur …’a yönelik nitelikli hırsızlık suçunun sanık, mağdur …’e yönelik nitelikli hırsızlık suçunun suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Tanık …’ın mağdur …’e ait motosikleti 07/10/2011 tarihinde gece 23.00 sıralarında parkettiği beyanı ve yakalama tutanağı incelendiğinde, sanığın 08/10/2011 tarihinde gece 04.00 sıralarında yakalandığı tespit edilmekle suçun geceden sayılan 23.00-04.00 arasında ki zaman diliminde işlendiğinin anlaşılması karşısında sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 143. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Suç tarihi itibariyle 18 yaşını doldurmayan ve daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş olan suça sürüklenen çocuk … hakkında mağdur …’e yönelik nitelikli hırsızlık suçundan hükmedilen kısa süreli hapis cezasının TCK’nın 50/3. maddesi uyarınca seçenek yaptırıma çevrilme zorunluluğuna uyulmaması,
3-Sanık ve suça sürüklenen çocuğun savunmalarında mağdur …’a yönelik nitelikli hırsızlık suçlamasını kabul etmediklerini belirtmeleri karşısında, üzerine atılı suçu işlediklerine ilişkin; sanığın ve suça sürüklenen çocuğun olay tarihinden suçun işlediği bölge yakınında başka bir suç ihbarı üzerine yakalanmalarından başka, hukuka uygun, kuşkudan uzak, kesin, yeterli ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden, sanık ve suça sürüklenen çocuğun anılan suçtan ayrı ayrı beraatleri yerine yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye kısmen uygun kısmen aykırı olarak BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkının korunmasına, 08/11/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.