Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2022/2242 E. 2023/144 K. 23.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/2242
KARAR NO : 2023/144
KARAR TARİHİ : 23.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tehdit
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 2011/3734 soruşturma numaralı ve 03.06.2011 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106/1-1 inci cümle, 58/2-b, 53/1 inci maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.

2. … 3. Sulh Ceza Mahkemesinin, 15.12.2011 tarihli ve 2011/505 Esas, 2011/1169 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 106/1-1 inci cümle ve 58. maddeleri uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

3. … 3. Sulh Ceza Mahkemesinin, 15.12.2011 tarihli ve 2011/505 Esas, 2011/1169 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 20.03.2019 tarihli ve 2016/3584 Esas, 2019/1822 Karar sayılı kararı ile;
“Sanık hakkında açılan kamu davasında, alacağın tahsili amacıyla yakınanı tehdit ettiğinin belirtilmesi karşısında; eylemin yağma ve/veya yağmada “Daha az cezayı gerektiren hal” başlıklı 5237 sayılı TCK’nin 150/1. maddesindeki suçu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delilleri takdir ve tartışmanın üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek, görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, duruşmaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması”,
Nedeniyle sanığın 1412 sayılı Kanun’un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkı gözetilerek bozulmasına karar verilmiştir.

4. Bozma kararı üzerine … 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.07.2019 tarihli ve 2019/717 Esas ve 2019/242 Karar sayılı kararı ile görevsizlik kararı verilmiştir.

5. Görevsizlik kararı üzerine … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.06.2021 tarihli ve 2019/424 Esas, 2021/209 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 150/1 inci maddesi delaletiyle 106/1-1 inci cümle, 58/6 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

6. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özet olarak; 5237 sayılı Kanun’un 66/1-e maddesinde öngörülen 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle düşme kararı verilmesi görüşünü içeren tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdii edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri;
1. Kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, sanığın beraatine karar verilmesi aksi takdirde tüm yasal ve takdiri indirim hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
2. 5271 sayılı Kanun’un 307/1 inci maddesi gereği görevsizlik kararı veren … 9. Asliye Ceza Mahkemesinin ardından dosyayı inceleyen … 1. Ağır Ceza Mahkemesince Yargıtayın bozma ilâmına karşı diyeceklerinin sorulmadığına, görevli olmayan hakim veya mahkemenin işlemlerinin 5271 sayılı Kanun’un 7/1 inci maddesi uyarınca geçersiz olduğuna,
3. Vesaire,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. … … isimli bir kişinin katılan ve eşi vasıtasıyla tanıştığı … isimli kişiye eşi … …’ın abisinin yanında zorla tutulup tutulmadığının tespiti için yardım etmesi talebi üzerine …’nın bu kişiden 7.000,00 TL para aldığı, akabinde de katılan vasıtasıyla peyderpey bu kişinin talebi üzerine para gönderdiği, bu parayı katılana teslim ettiği, daha sonra dolandırıldığı inancıyla bu olayı damadı … …’a anlattığı, yardım istediği, … …’ın da olayı sanık …’a iletmesi ve bu paranın iadesine yardımcı olmasını istemesi üzerine sanığın olay tarihinde katılanın işyerine giderek bu parayı ödemesini katılana söyleyerek ödememesi halinde “Sana yazık olur, seni burada harcarız, …’nin kelle alıcısıyız, kocanı da getirerek bu işi çözeceksin yoksa …’yi sana dar ederiz” diyerek tehdit ettiği anlaşılmıştır.

2. Sanık savunmasında özetle, “… amcaya yardımcı olmak için katılanın iş yerine gittim, …’in paraya ihtiyacı var, parasını verin” dediğini ancak tehdit etmediğini belirterek üzerine atılı suçu kabul etmemiştir.

3. Katılanın aşamalardaki değişmeyen anlatımlarında, olay anlatımı yönünde beyanda bulunduğu görülmüştür.

4. Tanık Y. İ. aşamalardaki beyanlarında, “Ben katılanın çiçekçi dükkanında bulunduğum sırada … olarak öğrendiğim bir şahsın …’nun yanına gelerek “benim ismim …, beni burada herkes tanır, sana burada yazık olur, … …’ın parasını vereceksin, bu parayı ödeyeceksin, ben bu işi çözecem, kocana söyle o da buraya gelsin” şeklinde beyanda bulunmuştur.

5. Sanığın güncel adli sicil kaydı dava dosyasına alınmıştır.

IV. GEREKÇE
A. Görevsizlik kararı verilen … 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.07.2019 tarihli oturumunda Yargıtay bozma ilâmının okunarak sanığa bozmaya karşı diyeceklerinin sorulduğu, görevli mahkeme olan … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.01.2020 tarihli oturumunda da görevsizlik kararı ve eklerinin okunarak Yargıtay bozmasını da kapsayacak şekilde sanığın savunmasının alındığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin Yargıtay’ın bozma ilâmına karşı diyeceklerinin sorulmadığına, görevli olmayan hakim veya mahkemenin işlemlerinin 5271 sayılı Kanun’un 7/1 inci maddesi uyarınca geçersiz olduğuna ilişkin temyiz sebepleri yerinde görülmediğinden hükümde, bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Ancak;
Yağma suçları 5237 sayılı Kanun’un 148, 149 ile 150 nci maddelerinde düzenlenmiştir. Yağma başkasının zilyetliğindeki taşınabilir malı zilyedin rızası olmadan faydalanmak amacıyla cebir ve tehdit ile yarar sağlamak maksadıyla alınmasıdır.

5237 sayılı Kanun’ un 148 inci maddesinin birinci fıkrasında yağma suçunun temel şekli, ikinci fıkrasında senet yağması, üçüncü fıkrasında cebir karinesine yer verilmiştir. 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinde yağma suçunun nitelikli halleri düzenlenmiştir. 5237 sayılı Kanun’un 150 nci maddesinde hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amaçlı yağma ile değer azlığı yaptırıma bağlanmıştır.

5237 sayılı Kanun’un 150 nci maddesinin birinci fıkrasında; yağma suçunun bir hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amacıyla işlenmesi halinde faile yalnızca tehdit ve/veya yaralama suçundan ceza verileceği öngörülmüştür. Bu şekilde de daha az cezayı gerektirir nitelikli hal olarak düzenlenmiştir.

5237 sayılı Kanun’ un 150 nci maddesinin birinci fıkrasında, bir hukuki ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla denildiğinde bu nitelikli hal uygulanabilmesi için; öncelikle ortada failin mağdura yönelik bir alacak hakkı bulunması, alacağın hukuken korunan ve geçerli hukuki ilişkiye dayanması, yağma eyleminin de hukuki ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla işlenmesi gerekir.

Bu hak hukuki ilişki kurulunca; kurulan hukuki ilişkinin tarafı olan kimseleri kapsar ve onlar yararlanabilir, bunun dışındaki kimseleri kapsamamaktadır.

Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; katılanın aşamalardaki tutarlı anlatımları, tanık Y.İ.’ nin katılanın iddiasını destekleyen beyanları, sanığın tevil yollu beyanı birlikte değerlendirildiğinde; sanığın, katılan ve … ile … arasındaki alacak verecek meselesinin tarafı olmadığı halde katılanın işyerine giderek …’ten aldığı parayı ödemesini aksi halde ” Sana yazık olur, seni burada harcarız, …’nin kelle alıcısıyız, kocanı da getirerek bu işi çözeceksin yoksa …’yi sana dar ederiz” diyerek tehdit ettiği anlaşıldığından, sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 149/1-d, 35 inci maddelerinde düzenlenen nitelikli yağmaya teşebbüs suçunu oluşturduğu düşünülmeden delillerin takdirinde ve suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde yer alan B paragrafında açıklanan nedenle … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.06.2021 tarihli ve 2019/424 Esas, 2021/209 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

1412 sayılı Kanun’un 326/son maddesi uyarınca sonuç ceza miktarı açısından sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

23.01.2023 tarihinde karar verildi.