YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/4459
KARAR NO : 2023/15651
KARAR TARİHİ : 26.12.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/270 E., 2021/315 K.
SUÇLAR : Nitelikli yağma, tefecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/52703 Soruşturma sayılı iddianamesi ile sanıklar hakkında nitelikli yağma,hukuki alacağın tahsili amacıyla tehdit ve tefecilik suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1.a-c, 150/1 yollamasıyla 106/1.1 cümle, 241/1, 58/6, 53 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılmaları talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.11.2015 tarihli ve 2015/106 Esas, 2016/502 Karar sayılı kararı ile;
A) Sanıklar hakkında tefecilik suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat,
B) Sanıklar hakkında hukuki alacağın tahsili amacıyla tehdit suçundan 150/1.delaletiyle 106/2.c,62 maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası verilmiştir.
3. … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.11.2015 tarihli ve 2015/106 Esas, 2016/502 Karar sayılı kararının sanıklar müdafii, katılan … vekili ve katılan … vekili ile Cumhuriyet Savcısının temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Daresinin 17.09.2020 tarihli ve 2017/571 Esas, 2020/3258 Karar sayılı kararı ile
“,..Oluş ve dosya kapsamına göre; mağdur …’nın, çevrede faiz karşılığı borç para verdiklerinin bilindiği sanıklar … ve …’tan birkaç defa borç para alıp bunları ödediği, en son 2013 yılı yaz aylarında sanıklardan 4.100 TL borç para aldığı, fakat ödeme durumunun müsait olmaması sebebiyle borcunu ödeyemediği, borcun vadesi gelince sanıkların telefonla mağduru arayarak ”Senin canını yakacağız, evine gelip seni evinden alacağız, senin avradını sinkaf edeceğiz” şeklinde tehdit ettikleri, daha sonra mağdurun bu borcunu da ödediği, mağdurun beraber hayvancılık yaptığı tanıklar … ve oğlu …’ın 2013 yılı Ağustos ayında sanıklardan 14.000 TL borç para almaya gittikleri sırada sanıkların mağdurun da gelmesini ve senede kefil olarak imza atmasını istedikleri, mağdurun da iş yerine giderek başkasının senedine kefil olmayacağını söylediği, sanıkların ise ”Sen de ortağısın, bunu imzalayacaksın.” diyerek bellerindeki silahları gösterip senede imza atmak zorunda bıraktıkları, bu borcun ödenmemesi sebebiyle mağduru tehdit ederek borca karşılık 50.000 TL para istedikleri olayda;
1-) 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nin 241. maddesinde tanımlanan tefecilik suçunun oluşabilmesi için kazanç elde etmek amacıyla başkasına ödünç para verilmesinin yeterli oluşu, ayrıca birden fazla kişiye sistemli olarak faiz karşılığı ödünç para verilmesinin suçun unsuru olarak aranmaması, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 12/05/2015 gün ve 2014/4- 655 Esas, 2015/152 sayılı Kararında da açıklandığı üzere kişiler arasında doğmuş bir alacak borç ilişkisine dayanmayan kazanç elde etme amaçlı ödünç para verme eylemlerinin tefecilik suçu kapsamında bulunması ve aralarında yakın akrabalık bağı veya iş ilişkisi bulunmayan kişiler arasında günün ekonomik koşulları nazara alındığında yüksek sayılabilecek miktarda paranın karşılıksız verilmesinin hayatın olağan akışına uygun olmaması nazara alındığında; mağdurun aşamalardaki beyanları, icra takip dosyaları, tanık beyanları ile tüm dosya kapsamından sanıkların kazanç sağlamak için tefecilik fiilini işledikleri, yüklenen suçun tüm unsurlarıyla oluştuğu gözetilmeden, mahkumiyetleri yerine dosya kapsamı ve oluşa uygun düşmeyen gerekçelerle yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
2-) Sanıkların 14.000 TL’ye karşılık 50.000 TL para istediği mağdurun aşamalardaki savunmaları, tanık beyanları ile sabit olduğundan aşkın talep dolayısı ile sanıkların yağma suçundan mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde tehdit suçundan hüküm kurulması,
3-) Hukuki alacağın tahsili amacıyla tehdit suçundan mahkumiyet kurulmasına rağmen katılan … lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi,
4-) Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararının 24/11/2015 gün ve 29542 sayılı Resmî Gazete’de, 7242 sayılı Kanunun 10. maddesinin ise 15.04.2020 gün ve 13100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olması karşısında; 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesiyle ilgili olarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması, ..”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Bozma kararı üzerine … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.09.2021 tarihli ve 2020/270 Esas, 2021/315 Karar sayılı kararı ile;
A) Sanıklar hakkında tefecilik suçundan 5237 sayılı Kanun’un 241/1, 62 nci maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 10.000TL adli para cezasına,
B) Sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan 149/1.a.c,168, 62 nci maddeleri uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıklar Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Mahkûmiyete yetecek yeterli delil bulunmadığına,
2. Şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği sanıkların beraat etmesi gerektiğine,
3.Vesaire,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Oluş ve dosya kapsamına göre; katılan …’nın, çevrede faiz karşılığı borç para verdiklerinin bilindiği sanıklar … ve …’tan birkaç defa borç para alıp bunları ödediği, en son 2013 yılı yaz aylarında sanıklardan 4.100,00 TL borç para aldığı, fakat ödeme durumunun müsait olmaması sebebiyle borcunu ödeyemediği, borcun vadesi gelince sanıkların telefonla katılanı arayarak ”Senin canını yakacağız, evine gelip seni evinden alacağız, senin avradını sinkaf edeceğiz” şeklinde tehdit ettikleri, daha sonra katılanın da bu borcunu da ödediği, katılanın beraber hayvancılık yaptığı tanıklar H.Y. ve oğlu D.A.Y.’nin 2013 yılı Ağustos ayında sanıklardan 14.000,00 TL borç para almaya gittikleri sırada sanıkların katılanın da gelmesini ve senede kefil olarak imza atmasını istedikleri, katılanın da iş yerine giderek başkasının senedine kefil olmayacağını söylediği, sanıkların ise ”Sen de ortağısın, bunu imzalayacaksın.” diyerek bellerindeki silahları gösterip senede imza atmak zorunda bıraktıkları, bu borcun ödenmemesi sebebiyle katılanı tehdit ederek borca karşılık 50.000,00 TL para istedikleri anlaşılmıştır.
2. Tanık H.Y. ve D.A.Y.’ın katılanı destekler nitelikteki beyanları dosya içerinde mevcuttur.
3.14.07.2021 tarihli bilirkişi raporu ile icra dosyalarına yatırılan paraların yatırma gününden itibaren duruşma tarihine kadar olan yasal faizinin 14.782,46 TL olduğu, toplam miktarın 41.397,06 TL olduğu bildirilmiştir.
4. Sanıklar müdafiinin 21.09.2021 tarihli dilekçesi ekinde sunmuş olduğu makbuz ile sanıklar tarafından katılanın zararının giderildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. Sanıkların nitelikli yağma eylemini işyerinde gerçekleştirdiklerinin anlaşılması karşısında 5237 sayılı Kanun’un 149/1.a.c bentlerinin yanı sıra (d) bendi ile de uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olamadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.09.2021 tarihli ve 2020/270 Esas, 2021/315 Karar sayılı kararında sanıklar müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıklar müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Gerekçe Bölümü (1) numaralı bentte belirtilen eleştiri dışında, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
26.12.2023 tarihinde karar verildi.