Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2022/4788 E. 2023/13262 K. 10.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/4788
KARAR NO : 2023/13262
KARAR TARİHİ : 10.10.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/298 E., 2021/84 K.
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükümlerin onanması

Mahalli Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 288. maddesinin ”Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.”, aynı Kanunun 294. maddesinin ”Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” ve aynı Kanunun 301. maddesinin “Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek temyiz dilekçesinde gösterilen hususlar ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında olduğu belirlenerek anılan sebeplere yönelik yapılan incelemede;
Bozma öncesinde … Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.06.2019 tarihli ve 2018/350 Esas, 2019/275 Kararı ile her ne kadar sanık … … hakkında silahlı tehdit ve yaralama suçundan mahkûmiyet, sanık … hakkında yaralama suçundan mahkûmiyet karar verilmiş, anılan kararın istinaf edilmesi üzerine … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 14.11.2019 tarihli ve 2019/2414 Esas, 2019/2317 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurularının reddine ilişkin kararı sanıkların müdafileri ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 09.06.2020 tarihli ve 2020/1025 Esas ve 2020/1760 Karar sayılı ilamı ile ceza miktarının kesin olması nedeni ile reddine karar verilerek kesinleşen eylemin, nitelikli yağma suçunun unsurlarını oluşturduğu ayrıca tehdit ve yaralama suçlarından ceza verilemeyeceği anlaşıldığından anılan suçlar yönünden kanun yararına bozma yoluna gidilmesi mümkün görülmüştür.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdiri ile Mahkemenin kararına göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1. Nitelikli yağma suçundan mahkûmiyet kararı kesinleşen sanık …’in, katılanın arabasını satmış olması nedeniyle evinde bulunan toplamda 24.000.00 TL nakit paradan haberdar olduğu, yine hakkında nitelikli yağma suçundan verilen mahkûmiyet hükmü kesinleşen …’in mahalleden arkadaşı ve mesleği eskortluk olan sanık … adıyla bilinen …’a, katılanın telefon numarasını vererek katılanla telefonda çeşitli bahaneler üretip tanışması ve yakınlık kurmasını istediği, bunun üzerine sanık …’nin 19.08.2017 tarihinden başlamak üzere dosyadaki HTS ve baz kayıtlarından da anlaşılacağı üzere, katılanla çok sayıda telefon görüşmesi yaptığı ve 26.08.2017 tarihinde istasyon çay bahçesinde, 05.09.2017 tarihinde de … piknik alanında buluştukları, HTS kayıtlarındaki baz bilgilerinden de görüldüğü üzere … piknik alanında buluştukları gün … ve … ile kendisini … olarak tanıtan sanık …’nin abisi olduğunu söyleyen sanık …’in de daha önceden anlaştıkları üzere o civarda bekledikleri katılan ve sanık …’nin suç yerinde piknik yaptıkları sırada hazırlanan senaryo gereği bir anda olay yerine gelen sanık …’nın ele geçirilemeyen sopayla katılanın vücudunun çeşitli bölgelerine vurarak darp ettiği, bu sırada sanık …’nin, katılanı kendisine vuran kişinin abisi olduğuna inandırmak amacıyla sanık …’ya hitaben, “Dur abi yapma” şeklinde seslendiği, buna istinaden kendisine vuran kişinin sanık …’nin (…) abisi olduğunu sanan katılanın, kurgu gereği içine düşürüldüğü suçluluk psikolojisi nedeniyle ilgili makamlara şikâyette bulunamadığı ve darp raporu da alamadığı, bu olaydan sonra sanık …’nin katılanla görüşmemeye başladığı , bu olaydan iki gün sonra 07.09.2017 tarihinde, … bisküvi fabrikasında güvenlik görevlisi olarak çalışan sanık …’nin, gece saat 03.00 sıralarında “İki kişinin fabrikaya gelerek kendisini sorduklarını” katılana söylediği, bunun üzerine katılanın, sanık …’nin abisi zannettiği sanık …’nın kendisini aradığını düşünerek daha da çok korkmaya başladığı, ilerleyen süreçte, 09.09.2017 tarihinde ise …’in, katılana, olayı sanık …’dan öğrendiğini faili meçhul iki kişi tarafından arandığını güvenlik görevlisi sanık …’un da yardımıyla fabrikadaki güvenlik kameralarında yaptıkları kontrol sonucu kendisini arayan şahısları tanıdığını, olayla ilgili korkmaması gerektiğini … ve kendisinin sözde Diyarbakırlı kızın abisi sanık … olan ve kendisini arayan şahısla görüşme ayarlayarak kendisiyle kızın abisini uzlaştırıp, barıştıracaklarını söylediği, bu şekilde kandırılan katılanın, …’in, sanık …’nin abisi olduğu belirtilen kişiyle ayarlayacağı buluşma teklifini kabul ettiği, bir gün sonra 10.09.2017 tarihinde, …’in araçla katılanı alarak saat 21.00 sıralarında … Petrol isimli işyerinin arka tarafında bulunan parktaki buluşma noktasına götürdüğü, olay yerinde … ve katılana …’nın abisi olarak tanıtılan sanık …’nın bulunduğu, … ve …’in, sanık …’ya hitaben katılana sormak istediği herhangi bir şey olup olmadığını sordukları, sanık …’nın ise var diyerek, ruhsatsız tabancayı belinden çıkararak katılana doğrulttuğu, bu esnada hazırlanan senaryo gereği temyiz dışı sanık …’in, sanık …’nın elindeki tabancayı tutarak katılana kaçması gerektiğini söylediği, katılanın korkarak karanlık olan olay yerinden kaçmaya başladığı esnada …’in katılanı kendi aracına çağırdığı, katılanın, …’in aracına bindiği sırada 1 el silah sesinin duyulduğu, sonrasında araçta …’in, telefonla …’i arayarak şahsı vurup vurmadığını sorduğu, bundan sonra katılan ve …’in, araçla …’in bulunduğu Larende mahallesindeki mısır tarlalarına gittikleri, …’in, senaryonun inandırıcılığını artırmak için şişeyle başına su dökerek …’nın sözde abisi olan sanık …’yı silahla vurarak öldürdüğünü söylediği, aynı gece katılan, temyiz dışı sanıkların … ve …’in, temyiz dışı sanık …’in ikamet ettiği ve katılan tarafından teşhis edilen eve geldikleri, temyiz dışı sanık …’in evde kurguladıkları olayı anlatarak, tabancayla sanık …’yı vurduğunu, kendisinin vurmaması halinde onun kendisini vuracağını söylediği, belirli bir süre sonra katılanın evine gitmek istediğini söylemesi üzerine … ve …’in, katılanın cinayet olayının uydurma olduğunu anlamaması amacıyla katılanın telefonunu alarak ikametten çıkmasına müsade etmedikleri, …’in belirli bir süre dışarıya çıkarak tekrar ikamete geldiği ve katılan ile …’e sözde olayı anlatarak olay yerine gittiğini, bölgede polis ve ambulansın olduğunu sanık …’nın öldüğünü söylemesi üzerine, …’in katılana hitaben senin yüzünden adam öldürdüm diyerek çekmeceden toplamda 4 adet senet çıkardığı, usulüne uygun olarak yapılan aramada …’in aracında ele geçen, adli emanetin 2018/610 sırasında kayıtlı ve 11.01.2017 tarihli kriminal uzmanlık raporu gereği yazı ve imzaların katılana ait olduğu anlaşılan 50.000.00 TL tutarındaki iki adet senedi, adli emanetin 2017/1112 sırasında kayıtlı, ruhsatsız tabancayı öldürme tehdidi ile katılana doğrultarak imzalattığı ve doldurttuğu, ayrıca …’in, katılanın kurguladıkları senaryodan şüphelenmemesi için …’e de formalite icabı iki adet senet doldurtarak imzalattığı, bunun akabinde, …’in katılana yönelik olarak, “cinayet olayını üstleneceksin, polise adamı ben vurdum diyeceksin” dediği, katılanın, …’in bu teklifini kabul etmemesi üzerine …’in katılana hitaben, “O zaman beni Avrupa’ya göndermen gerekiyor” dediği, katılanın bunun için parası olmadığını belirtmesi üzerine, …’in katılana hitaben, “Arabasını sattığını, onun parasını getirebileceğini” söylediği, sanık …’in silahlı olmasından ölüm tehdidi altında bulunan katılanın korkarak …’in bu teklifini de kabul ettiği, … ve …’in katılanı alarak araçla katılana ait nakit paranın (24.000.00 TL) bulunduğu ikametine gittikleri, katılanın ilk etapta evinden 4.000.00 TL para getirdiği, bu paranın az olduğunu paranın tamamını getirmesi gerektiğini söylemeleri üzerine katılanın tekrardan eve girerek …’e 10.000.00 TL daha nakit para getirdiği, toplamda 14.000.00 TL’lik nakit parayı gasp eden sanık … ve …’in silah tehdidiyle katılanı geldikleri araçla kendi ikametlerine götürdükleri, …’in katılana bu paranın yetmeyeceğini daha fazla para bulması gerektiğini söylediği, katılanın başka parasının olmadığını söylemesi üzerine bankalardan kredi çekmesini istediği, sanık …’in silahlı olması nedeniyle korkan ve kendisini savunamayacak hale getirilen katılanın …’in bu teklifini de kabul etmek zorunda kaldığı, yaşanan bu olaydan sonra 11,12,13.09.2017 tarihlerinde, katılanın … ve … tarafından kredi çektirilmek üzere bankalara götürüldüğü, katılana, 11.09.2017 tarihinde Akbank’tan 21.000.000 TL, ING Bank’tan 15.000.00 TL ve Vakıfbank’tan 18.000.00 TL, 12.09.2017 tarihinde, QNB Finansbank’tan 15.000.00 TL, Denizbank’tan 15.000.00 TL ve son olarak 13.09.2017 tarihinde İş Bankası’ndan 16.000.000 TL tutarında kredi çektirerek toplamda 100.000.00 TL’lik parasını gasbettikleri, 11.09.2017 tarihli Garanti Bankası’na yapılan 25.500.00 TL’lik kredi başvurusunun ise sonradan katılan tarafından iptal edilmesi nedeniyle bu kredinin ele geçirilemediği şeklinde gelişen eylemde;
Nitelikli yağma suçundan asli fail olarak mahkûmiyetlerine karar verilerek kesinleşen temyiz dışı sanıklar … … ve … … ile fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek nitelikli yağma suçunun işlenmesinde kurulan plan içerisinde kendilerine düşen görevleri yukarda da belirtilen şekilde yerine getirerek suça doğrudan katıldıkları halde, sanıklar …, …’in hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 37. maddesi yollamasıyla cezalandırılması gerektiği gözetilmeden, aynı Kanun’un 39. maddesi ile yazılı şekilde uygulama yapılması;
2. Oluş ve dosya içeriğine göre, 07.09.2017 tarihinde, … Bisküvi fabrikasında güvenlik görevlisi olarak çalışan sanık …’nin, gece saat 03.00 sıralarında “İki kişinin fabrikaya gelerek kendisini sorduklarını” katılana söylemek dışında bir eyleminin bulunmadığı, bu sözü söylerken de sanığın savunmasına göre, temyiz dışı sanık …’ in kız meselesi olduğu için kendisinden böyle bir söylemde bulunmasını istediğini ve arkadaşı olduğu için katılana bunu ilettiğini belirttiği, sanığın bu savunmasının aksini ispatlayan bir bilgi ve delil olmadığı gözetilerek, sanık …’nin, diğer sanıkların, katılanı nitelikli yağma suçunun işlenmesinde kurulan plan içerisinde yer aldığına ilişkin hükümlülüğüne yeterli, kesin ve inandırıcı hukuka uygun kanıtlar bulunmadığı gözetilmeden beraati yerine yazılı biçimde mahkumiyetine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …, sanıklar …, …, … müdafilerinin, katılan vekilinin ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca yeniden incelenmek ve hüküm verilmek üzere dosyanın … Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine, 10.10.2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.