YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/5841
KARAR NO : 2023/89
KARAR TARİHİ : 18.01.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli hırsızlık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Yenişehir Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.11.2015 tarihli ve 2015/1742 soruşturma numaralı iddianamesi ile; sanık … hakkında nitelikli hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanun’un 142/1-e, 53, 58 inci maddeleri uyarınca kamu davası açılmıştır.
2. Yenişehir Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.04.2016 tarihli ve 2015/445 Esas, 2016/218 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 165/1 ve 62/1 inci maddeleri uyarınca 6 ay 20 gün hapis ve 1000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3. Yenişehir Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.04.2016 tarihli ve 2015/445 Esas, 2016/218 Karar sayılı kararının, sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 24.11.2021 tarihli ve 2021/1629 Esas, 2021/18248 Karar sayılı kararı ile;
”Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hâkimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde, usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Olay tarihinde müştekiye ait motosikletin park hâlinde iken çalındığı, sanık ve arkadaşı tanık V.’nin olaydan 26 gün sonra suça konu motosiklet ile seyir hâlinde iken yakalandıkları, motorun vitesi yamuk ve düz kontak halde, motor ve şaşe numaraları kazınmış şekilde olduğu, sanığın söz konusu motosikleti …’den aldığını beyan ettiği, …’in ise atılı suçlamayı inkâr ederek hakkında hırsızlık suçundan beraat kararı verilip kesinleştiğinin anlaşılması karşısında; sanığın eyleminin 142/1-e maddesinde tanımlanan hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden hatalı nitelendirmeyle TCK’nın 165/1 inci maddesi ile uygulama yapılması,
Kabule göre de;
1. Hükümden sonra 24.10.2019 tarihinde 30928 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 26 ıncı maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine eklenen alt bendler arasında yer alan ve 5237 sayılı TCK’nın 165 inci maddesinde tanımı yapılan suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçunun da uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK’nın 7/2 nci maddesi uyarınca; ”Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” hükmü de gözetilerek 6763 sayılı Kanun’un 35 inci maddesi ile değişik CMK’nın 254 üncü maddesi uyarınca aynı Kanun’un 253 üncü maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2. 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Yasa’nın 81 inci maddesi ile değişik 106/3 üncü maddesi uyarınca adli para cezalarının ödenmesi hâlinde kamuya yararlı bir işte çalışma tedbirine de karar verilebileceği gözetilerek, sanık hakkında kurulan hükümde infaz yetkisini de kısıtlar şekilde adli para cezasının ödenmemesi halinde hapse çevrileceğinin ihtar edilmiş olması,
3. 5237 sayılı TCK’nın 53/1-2-3 üncü maddesinde öngörülen belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma tedbirlerinin, kasten işlenen suçlarda mahkûmiyetin yasal sonucu olduğu ve hükmedilen ceza süresine bakılmaksızın uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,”
Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Bozma üzerine, Yenişehir Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.03.2022 tarihli ve 2021/1036 Esas, 2022/228 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 142/1-e, 62/1, 58, 53 üncü maddeleri gereğince 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 1412 sayılı Kanun’un 326/son maddesi gereğince de sonuç cezanın 6 ay 20 gün hapis ve 1000,00 TL adli para cezası olarak belirlenmesine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi;
1. Suça konu motosikleti, çalıntı olduğunu bilmeden aldığına,
2. Vesaire
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay tarihinde müştekiye ait motosikletin park halinde iken çalındığı, sanık ve arkadaşı tanık V.E’nin olaydan 26 gün sonra suça konu motosiklet ile seyir halinde iken yakalandıkları, motorun vitesi yamuk ve düz kontak halde, motor ve şaşe numaraları kazınmış şekilde olduğu anlaşılmıştır.
2. Sanığın söz konusu motosikleti …’den aldığını beyan ettiği, …’in ise atılı suçlamayı inkar ederek, hakkında hırsızlık suçundan beraat kararı verilip kesinleştiği görülmüştür.
3. Dava dosyasında 28.06.2013 tarihli yakalama ve tespit tutanağı mevcuttur.
4. Tanık V.E’nin aşamalarda çelişki içeren beyanları dosya içerisinde bulunmaktadır.
5. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (3) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği ve gereğinin yerine getirildiği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Sanığın Suça Konu Motosikleti Çalıntı Olduğunu Bilmeden Aldığına İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Mağdur anlatımı, yakalama ve tespit tutanağı ile tanık beyanı ve Hukukî Süreç başlığı altında (3) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmı karşısında, sanığın eyleminin sabit olduğu belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Vesaire Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yenişehir Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.03.2022 tarihli ve 2021/1036 Esas, 2022/228 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.01.2023 tarihinde karar verildi.