YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/6939
KARAR NO : 2023/81
KARAR TARİHİ : 18.01.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Konut dokunulmazlığının ihlali
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 16.01.2012 tarih ve 2012/9 İddianame numarası ile sanık … hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 116 ıncı maddesinin dördüncü fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca kamu davası açılmıştır.
2. … Asliye Ceza Mahkemesinin 23.02.2012 tarihli ve 2012/16 Esas , 2012/103 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlali suçundan, 5237 sayılı Kanunun 116 ıncı maddesinin dördüncü fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca hak yoksunlukları ve 5271 sayılı Kanunu’nun 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmiştir. Karar 13.04.2012 tarihinde kesinleşmiştir.
3. Sanığın … Asliye Ceza Mahkemesinin 28.07.2015 tarihli ve 2014/311 Esas ve 2014/270 Karar sayılı ilamı ile 27.08.2014 tarihinde 5237 sayılı Kanun’un 86 ıncı maddesinde yer alan basit yaralama suçunu işlediği ve neticeten 3,000,00 TL adli para cezası ile mahkûmiyetine karar verilerek bu kararın, 03.12.2014 tarihinde kesinleştiği belirlenerek yapılan ihbar üzerine, … Asliye Ceza Mahkemesinin 21.10.2015 tarihli ve 2015/309 Esas ve 2015/425 Karar sayılı kararı ile ile sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlali suçundan, 5237 sayılı Kanunun 116 ıncı maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 5 ay hapis cezası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
4. … Asliye Ceza Mahkemesinin 21.10.2015 tarihli ve 2015/309 Esas ve 2015/425 Karar sayılı kararının sanık ve O yer Cumhuriyet Savcısının temyizi üzerine Yargıtay (kapatılan) 13. Ceza Dairesinin 02.06.2020 tarihli ve 2020/2246 Esas ve 2020/4540 karar sayılı ilamı ile;
” TCK’nın 116/4. maddesinde düzenlenen konut dokunulmazlığının ihlali suçunun CMK’nın 253 ve 254. maddeleri uyarınca uzlaşmaya tabi olması, sanığın kollukta alınan beyanında uzlaşmak istediğini beyan etmesine rağmen, soruşturma aşamasında hem sanığa hem de mağdur adına tanzim edilen uzlaşma teklif formunun sadece TCK’nın 123. maddesine yönelik uzlaştırma sorulmuş olmakla, konut dokunulmazlığının ihlali eylemi bakımından usulüne uygun uzlaşma teklifinde bulunulmamış olması karşısında, konut dokunulmazlığının ihlali suçu bakımından anılan maddelerde öngörüldüğü biçimde uzlaştırma önerisinde bulunulması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
5. … Asliye Ceza Mahkemesinin 27.10.2020 tarihli ve 2020/163 Esas, 2020/267 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlali suçundan, 5237 sayılı Kanunun 116 ıncı maddesinin dördüncü fıkrası ve 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin birinci, ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 15 eşit taksitler halinde ödenmek üzere 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği;
1.Kararın usul ve yasaya aykırı olduğu’na,
2. Vesaire
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılan ile sanık arasında daha önce mahkemeye de intikal etmiş olaylar nedeniyle husumetin bulunduğu, katılanın daha öncede evinin beton duvar ve tel örgülerle çevrili bahçesine giren sanığı bu konuda uyarması ve rızası olmadığını belirtmesine rağmen sanığın suç tarihinde gece vakti saat 22.00-23.00 sıralarında müştekinin evinin beton duvar ve tel örgülerle çevrili bahçesine girmiştir.
2. Sanığın savunmasında katılan ile aynı yerde bulunan işyerine girmek amacıyla katılanın bahçesini kullandığını beyan etmiş ise de, 28.11.2011 tarihli görgü tespit tutanağına göre olay yerini gösteren emniyet mensuplarınca hazırlanmış krokide sanığa ait deponun katılanın duvarla çevrili evinin dışında olduğu, sanığın kendi deposuna girmek için katılanın bahçesini kullanmasının gerekli olmadığının tespit edildiği ve katılanın bahçesinin sanığın deposundan beton duvar ve tel örgülerle ayrıldığı anlaşılmıştır.
3. Katılanın ve tanık Ş. B.’nin sanığın katılanın bahçesini kullanarak rahatsız ettiğine ilişkin beyanı ile sanığın kısmi ikrar ettiği belirlenmiştir.
4.Yargıtay bozma kararı sonrasında dosya uzlaştırma bürosuna göndermiş fakat katılan tarafından kabul edilmediğinden uzlaşma sağlanamadığına ilişkin rapor düzenlenmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Usul ve Yasaya Aykırılık Yönünden
1…. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.10.2020 tarihli ve 2020/163 Esas, 2020/267 Karar sayılı kararında tüm dosya kapsamına göre, sanığın olay günü katılanın bahçesinde bulunan ancak giriş yeri farklı olan deposuna gitmek amacıyla katılanın rızası dışında ve daha önce bu konuda uyarılmasına rağmen katılanın bahçesini kullandığı, tanık Ş. B.’nın beyanları, 28.11.2011 tarihli görgü tespit tutanağı ve sanığın kısmi ikrarı dikkate alındığında hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B.Vesaire ilişkin
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Asliye Ceza Mahkemesinin 27.10.2020 tarihli ve 2020/163 Esas, 2020/267 kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18/01/2023 tarihinde karar verildi.