YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/8183
KARAR NO : 2023/113
KARAR TARİHİ : 19.01.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 08.04.2015 tarihli 2014/4320 soruşturma sayılı iddianamesi ile sanık … hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 141 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca kamu davası açılmıştır.
2. … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.02.2016 tarihli ve 2015/412 Esas, 2016/315 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 141 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca verilen 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmolunan netice cezanın, 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası gereğince sanık hakkında bir yıl denetim süresi belirlenmesine karar verilmiştir.
3. … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.02.2016 tarihli ve 2015/412 Esas, 2016/315 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 29.04.2021 tarihli ve 2021/7478 Esas, 2021/8592 Karar sayılı ilâmıyla;
”Hükümden sonra 02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bendler arasında yer alan ve 5237 sayılı TCK’nın 141. maddesinde tanımı yapılan hırsızlık suçunun uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK’nın 7/2. maddesi uyarınca; ”Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” hükmü de gözetilerek 6763 sayılı Kanunun 35. maddesi ile değişik CMK’nın 254. maddesi uyarınca aynı kanunun 253. maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.06.2022 tarihli ve 2021/209 Esas, 2022/476 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 141 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca verilen 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmolunan netice cezanın, 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası gereğince sanık hakkında bir yıl denetim süresi belirlenmesine karar verilmiştir.
5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 02.08.2022 tarihli 2022/113246 sayılı, onama görüşlü tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebepleri;
1. Hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine,
2.Dosyadaki delillerin yetersiz olduğuna,
3. Dava Zamamaşımı hükümlerinin dikkate alınmadığına,
3.Vesaire,
İlişkindir
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık ile katılanın akraba ve komşu oldukları, katılana ait ikametinin önünde istiflenmiş vaziyette duran tuğlaların sanık tarafından çalındığı ve olayın görgü tanıklarının sanığın kiracısı olan E.Ü ve katılanın eski eşi olan M.E.A. olduğu anlaşılmıştır.
2. Sanığın, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği anlaşılmıştır.
3. Tanık E.Ü.’nun talimatla alınan beyanında sanığın katılana ait tuğlaları aldığını gördüğüne dair istikrarlı anlatımlarda bulunduğu belirlenmiştir.
4. Olay yerinde 11.12.2015 tarihli keşif icra edilmiş ve buna ilişkin bilirkişi raporu ve olay yeri fotoğrafları dosyaya sunulmuştur.
5. … Cumhuriyet Başsavcılığının 02.09.2021 tarih 2021/516 sayılı “uzlaştırmanın sağlanmadığına” ilişkin uzlaştırma raporu dosya içerisinde mevcuttur.
6. Mahkemece, Hukukî Süreç baslığı altında (3) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Beraat Etmesi Gerektiğine Ve Delillerin Yetersiz Olduğuna İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
… 2. Asliye Ceza Mahkemesinin kararında, katılan ve tarafsız tanık konumunda olan E.Ü nün beyanlarından, kesit, bilirkişi raporu, olay yeri fotoğrafları ve dosyadaki mevcut deliller nedeniyle sanığın atılı suçu işlediğine kanaat getirilmekle hükümde bu yönleri ile hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Dava Zamamaşımı Hükümlerine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Sanığın mahkemece kabul edilen suç vasfına göre; 5237 sayılı Kanun’un 141 inci maddesinin birinci fıkrasında tanımlanan hırsızlık suçunun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre aynı Kanun’un 66/1-e, 67/4 maddeleri uyarınca zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmakla hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
C. Ancak;
1. Dosya içeriğinde bulunan olay yerini gösterir fotoğraflar ve keşif raporu sonucu suça konu tuğlaların, katılanın ikametinin duvarına bitişik olarak etrafı demir çitlerle çevrilmek suretiyle muhafaza altına aldığı yerden çalındığı anlaşılmakla; sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 142 nci maddesinin ikinci fıkrasının (h) bendinde düzenlenen bina veya eklentileri içinde muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında hırsızlık suçunu oluşturduğunun gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Kabule göre de;
Sanığın suç tarihindeki yaşı ve hakkında tayin olunan 10 ay hapis cezasının, 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan, “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir.” şeklindeki hüküm uyarınca anılan maddenin 1. fıkrası bentlerindeki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin zorunlu olduğu gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi nedeniyle hükümde bu yönüyle hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde yer alan C paragrafı 1 ve 2 numaralı benttlerde açıklanan nedenlerle … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.06.2022 tarihli ve 2021/209 Esas, 2022/476 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
1412 sayılı Kanun’un 326 ıncı maddesinin son fıkrası uyarınca sonuç ceza miktarı açısından sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
19.01.2023 tarihinde karar verildi.