YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/8556
KARAR NO : 2023/135
KARAR TARİHİ : 23.01.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli konut dokunulmazlığının ihlâli
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Sultanbeyli Cumhuriyet Başsavcılığının 2010/1452 soruşturma numaralı ve 02.04.2010 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 116/4, 53 ve 63 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. Sultanbeyli Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.07.2010 tarihli ve 2010/285 Esas, 2010/816 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 116/4, 62 nci maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına hükmedilerek 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, aynı Kanunun sekizinci fıkrası uyarınca 5 yıl denetim süresi belirlendiği, bu kararın 13.09.2010 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
3. … Anadolu 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.04.2013 tarihli ve 2013/149 Esas, 2013/271 Karar sayılı kararı ile; sanığın denetim süresi içerisinde 14.03.2013 tarihinde işlediği nitelikli hırsızlık suçu nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 142/1-b, 143, 168/1, 62 nci maddeleri uyarınca 7 ay 23 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilerek anılan kararın 08.04.2015 tarihinde kesinleşmesi üzerine iş bu dosyaya ihbar edildiği anlaşılmıştır.
4. İhbar üzerine … Anadolu 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.02.2016 tarihli ve 2015/249 Esas, 2016/73 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin on birinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasına ve sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 116/4, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
5. … Anadolu 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.02.2016 tarihli ve 2015/249 Esas, 2016/73 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 11.10.2021 tarihli ve 2021/1312 Esas, 2021/15385 Karar sayılı ilâmı ile,
“Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan belirlenen hapis cezasından, suçun birden fazla kişi ile birlikte işlenmesi nedeniyle TCK’nın 119/1-c maddesi uyarınca artırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi”,
Nedeniyle sanığın 1412 sayılı Kanun’un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkı gözetilerek bozulmasına karar verilmiştir.
6. Bozma üzerine … Anadolu 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.01.2022 tarihli ve 2021/512 Esas, 2022/14 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 116/4, 119/1-c, 62 ve 53 üncü maddeleri ile 1412 sayılı Kanun’un 326/son maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebepleri;
1. Kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, beraatine karar verilmesine,
2. Tüm yasal ve takdiri indirim hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
3. Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına veya adli para cezası ile 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin uygulanması gerektiğine,
4. Bozma sonrası yapılan yargılamada müştekinin beyanının alınmadığına,
5. Müştekinin zararını gidermesine rağmen üst hadden ceza tayin edildiğine,
6. Vesaire,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Olay gecesi sanığın, dava dışı sanıklar … ve … ile birlikte müştekiye ait evin oturma odasının penceresinin demir korkuluğunu söküp kanırtarak açtıkları, sanık … ile …’ın içeri girdikleri, içeriden cep telefonu ile bileklik çaldıkları, sanığı teşhis eden tanık …’in kendilerini görmesi üzerine kaçtıkları, akabinde yapılan araştırma ile yakalandıkları, …’in üzerinden müştekiye ait çalınan cep telefonu ile iki adet anahtar, sanık …’ın üzerinden çalınan bileklik ile bir adet tornavida ve iki adet şeffaf eldivenin ele geçtiği anlaşılmıştır.
2. Mağdur, 02.07.2010 tarihli beyanında zararının giderildiğini beyan etmiştir.
3. Sanığın suçu ikrar ettiği görülmüştür.
IV. GEREKÇE
A. Sanığın Temyiz Sebebi Yönünden
1. Sanığın ikrarı ve görgü tanığı …’in teşhisi ile çalınan eşyaların sanığın üzerinden ele geçmesi ve mahkemece gösterilen gerekçeye göre, sanığın eyleminin sabit olduğu belirlenmekle usul ve kanuna uygun olduğu kabul edilen hükümde, usul ve yasaya aykırı olduğuna ve sanık hakkında beraat kararı verilmesi yönündeki temyiz sebepleri yerinde görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi uyarınca cezadan takdiri indirim yapıldığı anlaşılmakla, sanığın takdiri indirim hükümlerinin uygulanmadığına ilişkin temyiz sebepleri yerinde görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Hukuki süreç başlığı altında belirtildiği üzere, 5271 sayılı Kanun’un 231. maddesi gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair 02.07.2010 tarihli ilk hükmün kesinleşmesinden sonra, sanığın denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlediğinden bahisle ihbarda bulunulması üzerine 5271 sayılı Kanun’un 231/11 inci maddesi uyarınca açıklanması geri bırakılan hükmün aynen açıklanması gerektiği gözetildiğinde, sanığın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına veya adli para cezası ile 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin uygulanması gerektiğine ilişkin temyiz sebebi yerinde görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
4. Müştekinin bozma öncesi yapılan yargılama sırasında beyanının alındığı, sanığın üzerine atılı suçun şikayete tabi suçlardan olmadığı anlaşılmakla, müştekinin bozma sonrası yeniden beyanının alınması davaya bir yenilik katmayacağından müştekinin beyanının alınmadığına yönelik temyiz sebebi yerinde görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
5. Sanık hakkında 5237 sayılı Kanunu’nun 61 inci maddesi uyarınca alt sınırdan ayrılmadan hüküm kurulduğundan cezanın üst hadden tayin edildiğine ilişkin temyiz sebebi yerinde görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Vesaire İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Anadolu 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.01.2022 tarihli ve 2021/512 Esas, 2022/14 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.01.2023 tarihinde karar verildi.