Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2023/12226 E. 2023/10201 K. 26.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/12226
KARAR NO : 2023/10201
KARAR TARİHİ : 26.04.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Nitelikli tehdit, mala zarar verme
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 20.12.2011 tarih 2011/1004 No.lu iddianamesi ile sanık hakkında nitelikli tehdit ve mala zarar verme suçlarını işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 151 inci maddesinin birinci fıkrası 53 ve 58 maddeleri uyarınca cezalandırılması istemli kamu davası açılmıştır.

2. Yapılan yargılama sonucu … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.10.2013 tarihli ve 2011/629 Esas, 2013/460 Karar sayılı kararı ile sanığın nitelikli tehdit ve mala zarar verme suçlarından beraatine karar verilmiştir.

3. … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.10.2013 tarihli ve 2011/629 Esas, 2013/460 Karar sayılı kararı kararının o yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin, 01.04.2029 tarihli ve 2014/54711 Esas, 2019/5713 Karar sayılı ilâmıyla;
“Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, yapılan incelemede;
Sanığın, müzik sesinden dolayı katılan tarafından uyarıldığını kabul etmesi, bu olayın yönetici tanık …’a intikal etmesi ve yöneticinin katılanı destekleyen benzer beyanlarının olması, ayrıca katılanın evindeki cam ve antenin kırıldığına yönelik 03/10/2010 tarihli tutanak içeriği birlikte değerlendirildiğinde, dosyadaki tüm delillerin tartışılmasından sonra sanığın hukuki durmunun belirlenmesi gerekirken yetersiz gerekçe ve eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

4. Bozma üzerine yapılan yargılama sonucu … 2. Asliye Ceza Mahkemesi, 17.12.2019 tarihli ve 2019/328 Esas, 2019/790 Karar sayılı kararı ile;
a-) Sanığın nitelikli tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına hak yoksunluklarına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,

b-) Sanığın mala zarar verme suçundan 5237 sayılı Kanun’un 151 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına hak yoksunluklarına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
K
arar vermiştir.

5. … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.12.2019 tarihli ve 2019/328 Esas, 2019/790 Karar sayılı kararının sanık ve katılan tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesi’nin, 05.10.2020 tarihli ve 2020/2833 Esas, 2020/10539 Karar sayılı ilâmıyla;
“A-Katılan …’ın yokluğunda verilerek 28//01/2020 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilen hükmün katılan tarafından 20/02/2020 tarihinde süresinden sonra temyiz edildiği anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca katılan …’ın TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE,
B-Sanığın temyizine gelince;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Sanık veya müdahil ve vekillerine davetiye tebliğ olunamaması veya davetiye tebliğ olunmasına rağmen duruşmaya gelmemeleri nedeniyle bozmaya karşı beyanları tespit edilmemiş olsa dahi duruşmaya devam edilerek dava gıyapta bitirilebilir. Ancak sanık hakkında verilecek ceza, “bozmaya konu olan cezadan daha ağır ise herhalde dinlenilmesi gerekir.” şeklinde düzenlenen 1412 sayılı CMUK’nun 326/2. maddesi gereğince hakkında verilen hüküm aleyhine bozulan sanığın bozma ilamına karşı diyecekleri sorulmadan önceki beyanları ile yetinilerek savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle hüküm kurulması,
2-Katılanın da zararının olduğu ve buna ilişkin faturalarını dosyaya ibraz etmesi karşısında; mahkemece zarar ile ilgili olarak sanık hakkında mala zarar verme suçu yönünden 5237 sayılı TCK’nın 168. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin değerlendirilmesi bakımından sanığa uygun süre verilerek, gerekirse mahkemece ödeme yeri belirlenip suçtan hasıl olan zararı ödeme imkanı tanınarak sonucuna göre sanık hakkında TCK’nın 168. maddesi uyarınca etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı tartışılmadan, eksik araştırmayla yazılı şekilde hüküm kurulması,
3-TCK’nın 58. maddesi uygulanırken, 5275 sayılı Kanunun 108/2. maddesi uyarınca en ağır cezayı içeren mahkumiyetin tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmeden, birden fazla hükümlülüğün tekerrüre esas alınması,”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

6. Bozma üzerine yapılan yargılama sonucu … 2. Asliye Ceza Mahkemesi, 26.04.2022 tarihli ve 2020/468 Esas, 2022/341 Karar sayılı kararı ile ;
a-) Sanığın nitelikli tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 53 ve inci maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına hak yoksunluklarına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,

b-) Sanığın mala zarar verme suçundan 5237 sayılı Kanun’un 151 inci maddesinin birinci fıkrası, 168 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına hak yoksunluklarına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
K
arar verilmiştir.

II. GEREKÇE
1. Duruşmalardan vareste tutulma hakkı hatırlatılmayan, bu yönde talebi bulunmayan ve hüküm tarihinde … E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka suçtan hükümlü olan sanık …’in, hükmün esasını oluşturan kısa kararın açıklandığı 26.04.2022 tarihli oturumda hazır bulundurulmaması suretiyle, 5271 sayılı Kanun’un 193 ve 196 ncı maddelerine aykırı davranıldığı belirlenmiştir.

2. Sanık tarafından ibraz edilen dilekçe ekinde yer alan Türk Silahlı Kuvvetleri Sağlık Raporunda, antisosyal kişilik bozukluğu teşhisinin bulunduğunun anlaşılması karşısında, sanığın 5237 sayılı Yasa’nın 32 nci maddesi gereğince suçu işlediği sırada akıl hastalığı veya zayıflığı nedeniyle eylemin hukuksal anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğini tamamen kaldıracak veya önemli ölçüde azaltacak şekilde akıl hastalığının ve cezai ehliyetinin bulunup bulunmadığı hususunda Adli Tıp Kurumu İlgili İhtisas Dairesi’nden rapor alındıktan sonra sonucuna göre sanığın hukuksal durumunun takdir ve tayini gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.

III. KARAR
Başkaca yönleri incelenmeyen … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.04.2022 tarihli ve 2020/468 Esas, 2022/341 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği, Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

26.04.2023 tarihinde karar verildi.