YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/12788
KARAR NO : 2023/10212
KARAR TARİHİ : 26.04.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümlerin temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kula Cumhuriyet Başsavcılığının 2011/185 soruşturma numaralı iddianamesi ile; sanık hakkında kasten yaralama ve tehdit suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca kamu davası açılmıştır.
2. Kula Sulh Ceza Mahkemesinin, 25.10.2011 tarihli ve 2011/90 Esas, 2011/349 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında,
a) Katılan …’a karşı tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına hükmedilerek 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, karar 22.11.2011 tarihinde kesinleşmiştir.
b) Katılan …’a karşı tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına hükmedilerek 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, karar 22.11.2011 tarihinde kesinleşmiştir.
c) Katılan …’a karşı kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına hükmedilerek 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, karar 22.11.2011 tarihinde kesinleşmiştir.
3. Sanığın tabi tutulduğu denetim süresi içinde yeni bir kasıtlı suç işlediğine ilişkin 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca tabi tutulduğu 5 yıllık denetim süresi içinde 22.09.2013 tarihinde 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde yer alan tehdit suçunu işlediğine ilişkin Selendi Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.11.2014 tarihli ve 2014/107 Esas, 2014/212 Karar sayılı kararı ile tehdit suçundan 1 yıl hapis cezası ile mahkûmiyetine karar verilerek bu kararın, 08.12.2014 tarihinde kesinleştiği belirlenip ihbarı üzerine, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin on birinci fıkrası uyarınca Kula Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.03.2015 tarihli ve 2014/496 Esas, 2015/221 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında,
a) Katılan …’a karşı tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilerek hüküm açıklanmıştır.
b) Katılan …’a karşı tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilerek hüküm açıklanmıştır.
c) Katılan …’a karşı kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilerek hüküm açıklanmıştır.
4. Kula Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.03.2015 tarihli ve 2014/496 Esas, 2015/221 Karar sayılı kararın sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin, 15.11.2017 tarihli, 2016/16817 Esas, 2017/24831 Karar sayılı kararı ile;
“1-Yargıtay’ın gerekçelerde tutarlılık denetimini yapabilmesi için; kararın dayandığı tüm verilerin, bu veriler konusunda mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ile mağdur ve tanık anlatımlarına ilişkin değerlendirmelerin, hangi anlatımın ne gerekçeyle diğerine üstün tutulduğunun açık olarak hükmün gerekçesine yansıtılması ve mahkemece ulaşılan vicdani kanı sonucunda sanığın hangi fiillerinin suç sayıldığı açıklandıktan sonra kabul edilen bu fiillerin hukuki nitelendirilmesinin yapılması, cezada artırım ve indirim gerektiren nedenlerin kanuni bağlamda tartışılması gerekirken, açıklanan bu hususlara uyulmayarak, Anayasanın 141. ve 5271 sayılı CMK’nın 34 ve 223, 230. maddelerine aykırı davranılarak gerekçesiz hüküm kurulması,
2-Kabule göre de;
02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK’nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçlarının uzlaştırma kapsamında bulunduğu, yaralama suçu yönünden ise, uzlaşma önerisinin yapıldığı tarihte 5271 sayılı CMK’nın 253/3. maddesinde engel bulunduğu gözetilerek, yeni düzenleme karşısında bu suç yönünden de uzlaşma önerisinde bulunulması gerektiği anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
“
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
5. Uzlaştırma raporunda taraflar arasında uzlaşma sağlanamadığı bildirilmiştir.
6. Kula Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.02.2018 tarihli ve 2018/28 Esas, 2018/125 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında,
a) Katılan …’a karşı tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
b) Katılan …’a karşı tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
c) Katılan …’a karşı kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
7. Kula Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.02.2018 tarihli ve 2018/28 Esas, 2018/125 Karar sayılı kararın sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin, 08.04.2021 tarihli, 2018/3543 Esas, 2021/12697 Karar sayılı kararı ile;
“Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanık hakkında katılan …’a yönelik tehdit suçundan kurulan mahkumiyet hükmünde,
TCK’nın 43/1. maddesinin uygulanabilmesi için, bir suç işleme kararıyla, değişik zamanlarda aynı kişiye karşı aynı suçun birden fazla kez işlenmesi gerekli olmasına karşın, sanığın, araya belli bir zaman aralığı girmeksizin aynı eylemin devamı niteliğinde gönderdiği mesaj içerikleri nedeniyle hakkında zincirleme suç hükümleri uygulanarak fazla ceza tayini,
2- Sanık hakkında katılanlara yönelik tehdit ve katılan …’e yönelik kasten yaralama suçlarından kurulan hükümlerde,
17/10/2019 gün ve 7188 sayılı Kanunun 24. maddesiyle değişik CMK’nın 251. maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, CMK’ya 7188 sayılı Kanunla eklenen geçici 5. maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14/01/2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38. maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve CMK’nın 251/1. maddesi kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa’nın 38. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nın 7 ve CMK’nın 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
8. Kula Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.08.2021 tarihli ve 2021/333 Esas, 2021/424 Karar sayılı kararı ile basit yargılama usulüne göre yapılan yargılama sonucunda sanık hakkında kasten yaralama ve tehdit suçlarından açılan davalar hakkında 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının e bendinde öngörülen zaman aşımı sürelerinin geçmiş olması nedeniyle 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin 8 inci fıkrası uyarınca kamu davalarının düşmesine karar verilmiştir.
9. Kula Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.08.2021 tarihli ve 2021/333 Esas, 2021/424 Karar sayılı kararın o yer Cumhuriyet Savcısı tarafından itiraz edilmesi üzerine genel hükümlere göre yapılan yargılama sonucunda Kula Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.11.2021 tarihli ve 2021/444 Esas, 2021/624 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında,
a) Katılan …’a karşı tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi ve 5271 sayılı Kanun’un 251 maddesinin üçüncü fıkrasının son cümlesi uyarınca 3 ay 11 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
b) Katılan …’a karşı tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi ve 5271 sayılı Kanun’un 251 maddesinin üçüncü fıkrasının son cümlesi uyarınca 3 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
c) Katılan …’a karşı kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi ve 5271 sayılı Kanun’un 251 maddesinin üçüncü fıkrasının son cümlesi uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Üst Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz Sebepleri
1.Sanığın hangi eyleminin tehdit suçuna vücut verdiğinin gerekçeli kararda belirtilmediğine,
2.Vesaire
İlişkindir.
B. Sanığın Temyiz Sebepleri
1.Karşı tarafın tahrik ve tehdit içerikleri mesaj içeriklerinin tespit edilmediğine,
2.Vesaire
İlişkindir.
IV. GEREKÇE
1. Sanık hakkında açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanmasına esas alınan Selendi Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.11.2014 tarihli ve 2014/107 Esas, 2014/212 Karar sayılı kararı ile verilen mahkumiyetin 5237 sayılı Kanun’un 106/1-1.maddesinde düzenlenen tehdit suçuna ilişkin olması ve hükümden sonra 02.12.2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bendler arasında yer alan ve 5237 sayılı Kanun’un 106/1-1. maddesinde tanımı yapılan tehdit suçunun da uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı Kanun’un 7/2. maddesi uyarınca; ”Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” hükmü de gözetilerek 6763 sayılı Kanunun 35. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 254. maddesi uyarınca aynı kanunun 253. maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemleri yapılması için dosyanın yeniden değerlendirilmesi lüzumu karşısında, ihbara konu suça ilişkin belirtilen işlemlerin akıbetinin mahkemesinden sorulup sonucuna göre hükmün açıklanıp açıklanamayacağının tartışılması zorunluluğu hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Türkiye Cumhuriyeti Anayasa’sının 141, 5271 sayılı Kanun’un 34/1, 230 ve 1412 sayılı Kanun’un 308/7. maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının, Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olması ve Yargıtayın bu işlevini yerine getirmesi için gerekçe bölümünde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi ve ulaşılan kanaat, sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiilinin ve bunların nitelendirilmesinin belirtilmesi, delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerektiği gözetilmeden, gerekçesiz hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kula Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.11.2021 tarihli ve 2021/444 Esas, 2021/624 Karar Karar sayılı kararına yönelik üst yer Cumhuriyet Savcısının ve sanığın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
26.04.2023 tarihinde karar verildi.