YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/13175
KARAR NO : 2023/9913
KARAR TARİHİ : 10.04.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tehdit
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.05.2017 tarihli ve 2017/201 Esas, 2017/318 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tehdit suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının ilk cümlesi, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. … 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.05.2017 tarihli ve 2017/201 Esas, 2017/318 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 14.01.2021 tarihli ve 2017/21141 Esas, 2021/896 Karar sayılı kararı ile basit yargılama usulünün uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi için bozulmasına karar verilmiştir.
3. … 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.12.2021 tarihli ve 2021/681 Esas, 2021/1230 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının ilk cümlesi, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri;
1. Sanığın bozma sonrasında savunmasının alınması için usule uygun tebligat yapılmadığına,
2. Suç sabit olmadığı halde mahkumiyet kararı verildiğine, sanığın öfke ile ağızdan çıkan soyut ifadelerin tehdit suçunu oluşturmayacağına, tanık A. D.’nin şüpheli olarak ifadesine başvurulmasından kendini kurtarmak amacı ile hakaret ve tehdidi doğruladığına,
3. Sanığın dolandırılmak suretiyle maruz kaldığı zararını tazmin ettirme amacıyla katılanı aradığına, haksız tahrik ve diğer lehe hükümlerin uygulanmadığına,
4. Vesaire
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanık hakkında, aralarında husumet bulunan temyiz kapsamı dışı katılan C. M.’yi aradığı ve telefona çıkan katılan T. M.’ye hitaben “Önce babanı öldüreceğim, sonra sizi öldüreceğim” dediği iddiasıyla açılan kamu davasında, katılanlar beyanı, tanık A. D.’nin sanığın telefonda tehdit ettiğini doğrular nitelikteki beyanı ve tüm dosya kapsamından sanığın üzerine atılı tehdit suçunu işlediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Sanığa Usulüne Uygun Tebligat Yapılmadığına İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Sanığın bozma sonrasında ifadesinin alınması amacıyla mahkemesine talimat yazıldığı, … 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nce 08.05.2017 tarihinde sanığın ifadesinin alındığı, sanık müdafiine ise 02.03.2017 tarihli Yargıtay bozma ilamının ve duruşma tarihinin tebliğe çıkarıldığı, 20.04.2017 tarihinde tebligatın bizzat sanık müdafiince tebliğ alındığı anlaşıldığından, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Suçun Sabit Olmadığına İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Tanık A. D.’nin aşamalarda verdiği ifadelerinde, sanığın kendisinin yanındayken telefon görüşmesi yaptığını ve telefonda katılanı tehdit ettiğini beyan etmesi, tehdit suçunun manevi öğesinin genel kasttan ibaret olup suçun yasal tanımındaki unsurlarının bilerek ve istenerek işlenmesini ifade etmesi, olayda tasarlamanın varlığı aranmadığı gibi, saikin de öneminin olmaması, söylenen sözlerin objektif olarak elverişli ve yeterli olması karşısında, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
C. Lehe Hükümlerin Uygulanmamasına İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Sanığın katılan C. M.’den 5237 sayılı Kanun’un 150 nci maddesinin birinci fıkrası anlamında hukuki ilişkiye dayanan bir alacağı bulunduğuna ilişkin dosyada bilgi ve delil bulunmadığı, kaldı ki temyiz incelemesine esas olan sanığın eyleminin katılan C.M.’nin oğlu olan ve olayla ilgisi bulunmayan katılan T.M.’ye yönelik olduğu, yine sanığın sabıka kaydının incelenmesinde birden çok mahkumiyetin bulunduğu anlaşıldığından, Mahkemece seçenek yaptırıma çevirme, erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmamasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
D. Sair Husulara İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.12.2021 tarihli ve 2021/681 Esas, 2021/1230 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık … müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
10.04.2023 tarihinde karar verildi.