YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/13231
KARAR NO : 2023/10109
KARAR TARİHİ : 24.04.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tehdit
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 31.05.2011 tarihli ve 2011/28080 Esas nolu iddianamesiyle sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106/1-1, 53 üncü maddesi gereğince cezalandırılması amacıyla kamu davası açılmıştır.
2. … 16. Sulh Ceza Mahkemesinin, 19.09.2012 tarihli ve 2011/488 Esas, 2012/1523 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 106/1-1, 62/1, 53 üncü maddesi uyarınca 5 ay hapis cezasına hükmedilerek, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası geregi hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildigi, bu kararın 19.10.2012 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
3. … 17. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 15.05.2014 tarihli ve 2014/61 Esas ve 2014516 Karar sayılı kararı ile sanığın, tabi tutulduğu denetim süresi içinde 09.07.2013 tarihinde kişilerin … ve sükununu bozma suçunu işlediği ve neticeten 1.800,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilerek bu kararın, 22.10.2014 tarihinde kesinleştiği belirlenip ihbarı üzerine, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin on birinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanması ile sanık hakkında tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 106/1-1,62, 53 üncü maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
4. … 17. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 15.05.2014 tarihli ve 2014/61 Esas ve 2014516 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 26.04.2017 tarihli ve 2016/6180 Esas ve 2017/13163 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tehdit suçu yönünden;
“a- Açıklanmasına karar verilecek yeni hükmün Yargıtay incelemesine tabi olacak ve kesinleşmesi halinde infaza verilecek hüküm olacağı bu nedenle kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre ulaşılan sonuçların, iddia, savunma, tanık anlatımları ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanığın eyleminin ve yüklenen suçun unsurlarının nelerden ibaret olduğunun, hangi gerekçeyle hangi delillere üstünlük tanındığının açık olarak gerekçeye yansıtılması gerekirken, açıklanan ilkelere uyulmadan, Anayasanın 141. ve 5271 sayılı CMK’nın 34 ve 223, 230. maddelerine aykırı davranılarak gerekçesiz hüküm kurulması,
b- Kabule göre de;
02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK’nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması”
Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
5. Bozma kararı üzerine, … 37. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.11.2018 tarihli ve 2017/478 Esas, 2018/847 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 106/1-1, 62/1, 53 üncü maddesi uyarınca 5 ay hapis cezasına hükmedilmesine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
6. … 37.Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.11.2018 tarihli ve 2017/478 Esas, 2018/847 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 13.10.2021 tarihli ve 2019/2384 Esas ve 2021/24299 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
“Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 141, 5271 sayılı CMK’nın 34/1, 230 ve 1412 sayılı CMUK’nın 308/7. maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının, Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olması ve Yargıtayın bu işlevini yerine getirmesi için gerekçe bölümünde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi ve ulaşılan kanaat, sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiillerinin ve bunların nitelendirilmesinin belirtilmesi, delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerektiği gözetilmeden, gerekçesiz hüküm kurulması”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
7. Bozma kararı üzerine, … 37.Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.05.2022 tarihli ve 2021/831 Esas, 2022/471 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 106/1-1, 62/1, 53 üncü maddesi uyarınca 5 ay hapis cezasına hükmedilmesine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
8. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 01.11.2022 tarihli ve 2022/111208 sayılı,
“17/10/2019 gün ve 7188 sayılı Kanunun 24. maddesiyle değişik CMK’nın 251. maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, CMK’ya 7188 sayılı Kanunla eklenen geçici 5. maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14/01/2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38. maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve CMK’nın 251/1. maddesi kapsamına giren suç yönünden; Anayasa’nın 38. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nın 7 ve CMK’nın 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması gerektiğinin gözetilmemesi”
Nedeniyle bozulması görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın Temyiz Sebepleri;
Hakkında verilen cezayı ve suçlamayı kabul etmediğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık ile mağdur arasında husumet bulunmadığı, 27.03.2011 günü saat 16.00 sıralarında sanığın, yanında kimliği belirlenemeyen bir erkek şahıs ile mağdurun işlettiği lokantanın önüne giderek, mağdura hitaben “bacaklarını kırdırtacağım, seni öldürteceğim, ananı avradını sinkaf edeceğim” dediği anlaşılmıştır.
2. Tanık …’in aşamalardaki ifadelerinde abisi olan mağdurun yanında çalıştığını, 27.03.2011 tarihinde sanığın çalıştıkları lokantanın önüne gelerek abisi olan mağdura hitaben “senin ananı avradını sinkaf edeceğim, dükkanının camını kırarım” dediğini söylemiştir.
3. 24.07.2018 tarihli uzlaştırma raporuna göre mağdur ile sanığın uzlaşamadıkları anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1.Tebliğnamede Bozma İsteyen Görüş Yönünden;
Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi ile uygulama yapılması gerektiği belirlendiğinden, basit yargılama usulünün uygulanması gerektiğine ilişkin tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
2. Sanığın Suçlamayı Kabul Etmediğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden;
Mağdur beyanı, mağdur beyanı ile uyumlu tanık beyanları, sanık ile mağdur arasında sanığın mağdura iftira atmasını gerektirecek nitelikte bir husumet bulunmaması ve Hukukî Süreç başlığı altında (4) ve (6) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmı karşısında, sanığın eyleminin sabit olduğu belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Mağdurun, soruşturma aşamasında 13.04.2011 tarihinde verdiği ifadesinde, sanığın suç tarihinde yanında bir erkek şahıs ile gelerek mağdurun iş yerinin önünde durdukları ve sanığın kimliği tespit edilemeyen bir erkek şahıs ile gelip mağduru göstererek, “kavga ettiğim bu adam, bu adamı dövecek, öldüreceksiniz” dediğini beyan etmesi karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendinin uygulanmaması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 37. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.05.2022 tarihli ve 2021/831 Esas, 2022/471 sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden gerekçe bölümünün (3 numaralı) bendinde belirtilen eleştiri dışında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
24.04.2023 tarihinde karar verildi.