YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/13258
KARAR NO : 2023/10080
KARAR TARİHİ : 24.04.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Büyükçekmece 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.10.2014 tarihli ve 2014/224 Esas, 2014/390 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tehdit suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, kasten yaralama suçundan ise aynı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 29, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Büyükçekmece 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.10.2014 tarihli ve 2014/224 Esas, 2014/390 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 11.02.2020 tarihli ve 2016/1065 Esas, 2020/2870 Karar sayılı kararı ile,
“1)Hükmün açıklanmasına neden olan TCK’nın 151/1. maddesine uyan mala zarar verme suçunun, 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkrayla uzlaşma hükümlerinin yeniden düzenlenmesi, üçüncü fıkrada yer alan “etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile” ibaresinin madde metninden çıkarılması nedeniyle uzlaştırma kapsamına alınması karşısında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması karşısında, mala zarar verme suçu açısından uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılarak, anılan hüküm yönünden uzlaştırma işleminin olumlu sonuçlanmış olması durumunda, sanığın denetim süresinde işlediği başkaca kasıtlı suçlardan mahkum olup olmadığı tespit edilip sonucuna göre, açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanıp açıklanmayacağının değerlendirilmesi zorunluluğu,
2) Kabule göre de;
a) Açıklanmasına karar verilecek yeni hükmün Yargıtay incelemesine tabi olacak ve kesinleşmesi halinde infaza verilecek hüküm olacağı bu nedenle kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre ulaşılan sonuçların, iddia, savunma, tanık anlatımları ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanığın eyleminin ve yüklenen suçun unsurlarının nelerden ibaret olduğunun, hangi gerekçeyle hangi delillere üstünlük tanındığının açık olarak gerekçeye yansıtılması gerekirken, açıklanan ilkelere uyulmadan, Anayasanın 141/3, 5271 sayılı CMK’nın 34, 230, 232, 289/1-g(1412 sayılı CMUK’nın 308/7.) maddelerine aykırı davranılarak gerekçesiz hüküm kurulması,
b) Sanık hakkında kasten yaralama eyleminden hüküm kurulurken ”…Sanığın eylemini içerisinde bulunduğu tahrikin etkisi altında gerçekleştirdiği anlaşılmakla…” denilmek suretiyle sanık hakkında TCK’nın 29. maddesi uygulandığı halde, silahla tehdit eyleminden kurulan hükümde sözkonusu madde uygulanmayarak çelişkiye yol açılması,
c) 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesi ile ilgili Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin iptal kararının gözetilmesi zorunluluğu,”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Büyükçekmece 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.03.2022 tarihli ve 2020/133 Esas, 2022/250 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 29, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, kasten yaralama suçundan ise aynı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 29, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri;
A. Sanığın eylemlerini meşru savunma kapsamında gerçekleştirdiğine,
B. Kararın gerekçesiz olduğuna,
C. Aleyhe bozma yasağına uyulmadığına,
D. Vesaire,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanık hakkında, çıkan tartışma sırasına katılanı basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde kasten yaraladığı, ardından elindeki silahı katılana doğrulatarak “Seni vuracağım” demek suretiyle tehdit suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında, sanık savunması, katılan beyanı, adli muayene raporu ve tüm dosya kapsamından sanığın üzerine atılı suçları işlediği anlaşıldığından, mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Meşru Savunma Hükümlerine Yönelik Temyiz Sebebi Yönünden
Mahkemece, sanığın çıkan tartışma sırasında katılanı darp ettikten sonra silahla tehdit ettiğinin kabul edilmesi ve tartışma nedeniyle sanık hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanması karşısında, meşru savunma hükümlerinin uygulanmamasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Gerekçeye Yönelik Temyiz Sebebi Yönünden
Mahkemece, Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 11.02.2020 tarihli ve 2016/1065 Esas, 2020/2870 Karar sayılı kararı, katılan beyanı, sanık savunması, 08.04.2011 tarihli Genel Adli Muayene Raporu, 14.04.2011 tarihli Adli Tıp Raporu, sanığın adli sicil ve nüfus kaydı ile tüm dosya kapsamı bir bütün halinde değerlendirilerek hükümler kurulduğundan, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
C. Aleyhe Değiştirme Yasağına Yönelik Temyiz Sebebi Yönünden
Büyükçekmece 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.10.2014 tarihli ve 2014/224 Esas, 2014/390 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tehdit suçundan 1 yıl 8 ay hapis cezasına, kasten yaralama suçundan ise 2 ay 15 gün hapis cezasına hükmedilmesi, Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 11.02.2020 tarihli ve 2016/1065 Esas, 2020/2870 Karar sayılı bozma kararı sonrasında ise sanık hakkında tehdit suçundan 1 yıl 3 ay hapis cezasına, kasten yaralama suçundan ise 2 ay 15 gün hapis cezasına hükmedilmesi karşısında, aleyhe değiştirme yasağına aykırı davranılmadığı anlaşıldığından, hukuka aykırılık bulunmamıştır.
D. Sair Hususlar Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Büyükçekmece 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.03.2022 tarihli ve 2020/133 Esas, 2022/250 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık … müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
24.04.2023 tarihinde karar verildi.