Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2023/13400 E. 2023/10085 K. 24.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/13400
KARAR NO : 2023/10085
KARAR TARİHİ : 24.04.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.11.2012 tarihli ve 2012/625 Esas, 2012/986 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
a. Katılanlar … ve …’e yönelik tehdit suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının ilk cümlesi, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62, 58 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına,
b. Katılan …’e yönelik tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının ilk cümlesi, 62, 58 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına,
c. Katılanlar … ve …’e yönelik hakaret suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62, 58 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına,
d. Katılan …’e yönelik hakaret suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci fıkrası, 62, 58 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.

2. … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.11.2012 tarihli ve 2012/625 Esas, 2012/986 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 05.07.2018 tarihli ve 2014/24250 Esas, 2018/13498 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uzlaşma hükümlerinin uygulanması gerekliliği nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

3. … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.10.2020 tarihli ve 2018/630 Esas, 2020/464 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
a. Katılanlar … ve …’e yönelik tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının ilk cümlesi, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62, 58 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına,
b. Katılan …’e yönelik tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının ilk cümlesi, 62, 58 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına,
c. Katılanlar … ve …’e yönelik hakaret suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62, 58 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına,
d. Katılan …’e yönelik hakaret suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci fıkrası, 62, 58 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri;
1. Dava zamanaşımının dolduğuna,
2. Sanığın telefonda katılan …’e tehdit ve hakaret ettiğine dair katılan …’in beyanı dışında somut delil bulunmadığına, savunma tanıklarının dinlenmediğine, katılan …’ten sanığa gönderilen mesajların tespit edilmediğine ve bu nedenlerle savunma hakkının kısıtlandığına,

B. Katılanlar Vekilinin Temyiz Sebepleri;
Sanık hakkında verilen cezaların işlediği fiilin ağırlığına oranla düşük kaldığına ve sanığın üst hadden cezalandırılması gerektiğine,

C. Vesaire,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Sanık hakkında, katılanlar … ve …’ye yönelik olarak, “Bu işin içine kan girdi kanla temizlenir” ve “Namusu beş paralık olan aile” yazılı kağıtlar yapıştırmak suretiyle tehdit ve hakaret suçlarını işlediği, diğer katılan …’a yönelik olarak ise telefonda sinkaflı sözler söylemek ve “Oğlunuz bu kızdan vazgeçsin, bu kızdan ayrılsın, daha yolun başındayız, daha gerisi gelecek, ortalığı kan götürecek, size göstereceğim” demek suretiyle hakaret ve tehdit suçlarını işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında, sanığın kısmi ikrarı, katılanlar ve tanıkların beyanı, hakaret ve tehdit içerir yazı çıktısı ve tüm dosya kapsamından anlaşıldığından, mahkumiyet hükümleri verilmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden
1. Zamanaşımı Yönünden
Sanığın yargılama konusu eylemleri için, 5237 sayılı Kanun’un 106 ve 125 inci maddeleri uyarınca belirlenecek cezaların türü ve üst hadlerine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ile 67 nci maddesinin dördüncü fıkraları gereği 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. Suç tarihi itibariyle 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresi dolmadığından, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Savunma Hakkının Kısıtlanması Yönünden
Sanığın ikrarı, katılanların ve tanıkların beyanları, suça konu yazı çıktısı ve tüm dosya kapsamı bir bütün halinde değerlendirildiğinde, sanığın olayları uzaktan gördüğünü iddia ettiği tanığının dinlenmemesinde ve şikâyetçi A. T.’nin gönderdiği mesajların tutanak altına alınmamasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Katılanlar Vekilinin Temyiz Sebepleri Yönünden
Sanığın, suça konu yazıyı katılanların oturduğu evin karşısına ve ilçede farklı yerlere astığının iddia ve kabul edilmesi karşısında, suçun alenen işlendiği ve sanık hakkında katılanlar … ve …’ye yönelik hakaret eylemi yönünden 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

C. Sair Hususlar Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
A. Sanık Hakkında Katılanlar …, … ve …’a Yönelik Tehdit Suçundan Kurulan Hükümler İle Katılan …’a Yönelik Hakaret Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.10.2020 tarihli ve 2018/630 Esas, 2020/464 Karar sayılı kararında sanık müdafii ve katılanlar vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafii ve katılanlar vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Sanık Hakkında Katılanlar … ve …’ye Karşı Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.10.2020 tarihli ve 2018/630 Esas, 2020/464 Karar sayılı kararına yönelik katılanlar vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

24.04.2023 tarihinde karar verildi.