YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/13727
KARAR NO : 2023/10128
KARAR TARİHİ : 25.04.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama, hakaret, tehdit
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. … Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 12.08.2011 tarihli iddianamesi ile;
1. Sanık … hakkında katılanlar …, … ve …’ya yönelik kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca üç kez hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; katılanlar …, … ve …’a yönelik hakaret suçundan 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları, 43 üncü maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; şikâyetçi … ile katılanlar …, … ve …’a yönelik tehdit suçundan 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 43 üncü maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
2. Sanık … hakkında katılanlar …, …, …, … ve şikâyetçi …’a yönelik kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının (e) bendi ve 53 üncü maddesi uyarınca beş kez hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; katılanlar …, … ve …’a yönelik hakaret suçundan 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları, 43 üncü maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; şikâyetçi … ile katılanlar …, … ve …’a yönelik tehdit suçundan 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 43 üncü maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
B. … 12. Sulh Ceza Mahkemesinin, 02.10.2012 tarihli ve 2011/979 Esas, 2012/1984 Karar sayılı kararı ile; 5271 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesi ve 5 inci maddesi, 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev Ve Yetkileri Hakkında Kanun’un 10 uncu maddesi ve 11 inci maddesi uyarınca Mahkemenin görevsizliğine, dosyanın görevli ve yetkili … Nöbetçi Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
C. … 19. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.06.2013 tarihli ve 2012/1879 Esas, 2013/665 Karar sayılı kararı ile;
1. Sanık … hakkında katılanlar …, … ve …’ya yönelik kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca üç kez 3 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 51 inci maddesi uyarınca hapis cezasının ertelenmesine; katılanlar …, … ve …’a yönelik hakaret suçundan 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları, 43 üncü maddesi ve 62 nci maddesi uyarınca 3 ay 18 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 51 inci maddesi uyarınca hapis cezasının ertelenmesine; şikâyetçi … ile katılanlar …, … ve …’a yönelik tehdit suçundan 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 43 üncü maddesi ve 62 nci maddesi uyarınca 6 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 51 inci maddesi uyarınca hapis cezasının ertelenmesine;
2. Sanık … hakkında katılanlar … ve …’a yönelik kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun’un 86’ncı maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca iki kez 3 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 51 inci maddesi uyarınca hapis cezasının ertelenmesine; katılan … ve şikâyetçi …’a yönelik kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının (a) bendi ve 62 nci maddesi uyarınca iki kez 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 51 inci maddesi uyarınca hapis cezasının ertelenmesine; katılan …’a yönelik kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun’un 86’ncı maddesinin ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının (e) bendi ve 62 nci maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 51 inci maddesi uyarınca hapis cezasının ertelenmesine; katılanlar …, … ve …’a yönelik hakaret suçundan 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları, 43 üncü maddesi ve 62 nci maddesi uyarınca 3 ay 18 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 51 inci maddesi uyarınca hapis cezasının ertelenmesine; şikâyetçi … ile katılanlar …, … ve …’a yönelik tehdit suçundan 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 43 üncü maddesi ve 62 nci maddesi uyarınca 6 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 51 inci maddesi uyarınca hapis cezasının ertelenmesine;
Karar verilmiştir.
D. … 19. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.06.2013 tarihli ve 2012/1879 Esas, 2013/665 Karar sayılı kararının sanıklar müdafii ve o yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 17.05.2016 tarihli ve 2014/6183 Esas, 2016/10010 Karar sayılı ilâmıyla;
“1-Adli sicil kaydına göre, daha önce kasıtlı suçlardan 3 aydan fazla hapis cezasına ilişkin mahkumiyetleri bulunduğu anlaşılan sanıklar hakkında, koşulları oluşmadığı halde TCK’nın 51. maddesi uyarınca hükmolunan cezalarının ertelenmesine karar verilmesi,
2-Adli sicil kaydındaki hükümlülükleri nedeniyle koşulları bulunmasına karşın, sanıkların cezasının TCK’nın 58. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmemesi,
3-Sanıklar hakkında hakaret suçundan kurulan hükümlerde, TCK’nın 43. maddesi uyarınca yapılan artırım esnasında hesap hatası nedeniyle sonuç cezaların 4 ay 11 gün yerine, 4 ay 10 gün olarak, aynı Kanun’un 62. maddesi uyarınca yapılan indirim neticesinde sonuç cezaların 3 ay 19 gün yerine 3 ay 18 gün olarak eksik tayini,
4-Anayasa Mahkemesi’nin hükümden sonra 24/11/2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı ile TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendine yönelik olarak vermiş olduğu iptal kararlarının uygulanması zorunluluğu,”
Nedenleriyle hükümlerin bozulmasına karar verilmiştir.
E. … 19. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.10.2016 tarihli ve 2016/647 Esas, 2016/766 Karar sayılı kararı ile;
1. Sanık … hakkında katılanlar …, … ve …’ya yönelik kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun’un 86’ncı maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca üç kez 3 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, katılanlar …, … ve …’a yönelik hakaret suçundan 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları, 43 üncü maddesi ve 62 nci maddesi uyarınca 3 ay 19 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, şikâyetçi … ile katılanlar …, … ve …’a yönelik tehdit suçundan 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 43 üncü maddesi ve 62 nci maddesi uyarınca 6 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına,
2. Sanık … hakkında katılanlar … ve …’a yönelik kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca iki kez 3 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, katılan … ve şikâyetçi …’a yönelik kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun’un 86’ncı maddesinin ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının (a) bendi ve 62 nci maddesi uyarınca iki kez 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, katılan …’a yönelik kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının (e) bendi ve 62 nci maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, katılanlar …, … ve …’a yönelik hakaret suçundan 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları, 43 üncü maddesi ve 62 nci maddesi uyarınca 3 ay 19 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, şikâyetçi … ile katılanlar …, … ve …’a yönelik tehdit suçundan 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 43 üncü maddesi ve 62 nci maddesi uyarınca 6 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Karar verilmiştir.
F. … 19. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.10.2016 tarihli ve 2016/647 Esas, 2016/766 Karar sayılı kararının sanıklar müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 05.11.2020 tarihli ve 2016/18784 Esas, 2020/15260 Karar sayılı ilâmıyla;
“1-Yokluklarında hüküm verilen katılanlar …, … ve …’un sanıklar hakkında şikayetçi olduklarını ve davaya katılmak istediklerini belirtmeleri, 12.10.2012 tarihli oturumda … 12. Sulh Ceza Mahkemesi tarafından davaya katılan olarak kabul edilmeleri ve görevsizlik kararından sonra görevli mahkeme tarafından katılma haklarının hatırlatılmamasına karşın 12.06.2013 tarihli oturumda da şikayetlerini devam ettirmeleri karşısında gerekçeli kararın katılanlar …, … ve …’a yöntemince tebliğ edilmesi gerektiği,
2-Sanık … … müdafiinin temyiz dilekçesi içeriğinden sanık … hakkında katılan … …’a yönelik kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet kararını da temyiz ettiği, ancak tebliğnamede bu hususta görüş bildirilmediği,”
Nedenleriyle dosyanın, tebliğ işlemi gerçekleştirildikten sonra tebliğ edildiğine dair evrak, verilmesi halinde temyiz dilekçesi de eklenerek ve ek tebliğname düzenlendikten sonra Yargıtay ilgili Dairesine yollanılmak üzere, incelenmeksizin karar mahkemesine geri gönderilmesine karar verilmiştir.
G. Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 05.11.2020 tarihli ve 2016/18784 Esas, 2020/15260 Karar sayılı ilâmı üzerine tebliğ işlemleri gerçekleştirildikten sonra, Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 26.09.2022 tarihli ve 2022/9524 Esas, 2022/17972 Karar sayılı ilâmı ile;
“1- 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10. maddesi uyarınca tebligatın, öncelikle muhatabın beyan ettiği en son adrese MERNİS şerhi olmadan yapılması, bu adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilerek, Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesine göre MERNİS şerhi bulunan tebligatın bu adrese yapılmasında zorunluluk bulunduğu, buna karşın yokluğunda verilen gerekçeli kararın katılan …’a son beyan ettiği ve tebliğ tarihinde güncel olmayan MERNİS adresine doğrudan Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesi gereğince yapılan tebligatın usulsüz olduğu,
2- Sanık … müdafisinin temyiz dilekçesi içeriğinden sanık … hakkında katılan …’ya yönelik kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükmünü de temyiz ettiği, ancak tebliğnamede bu hususta görüş bildirilmediği,”
Nedenleriyle dosyanın, tebliğ işlemi gerçekleştirildikten sonra tebliğ edildiğine dair evrak, verilmesi halinde temyiz dilekçesi de eklenerek ve ek tebliğname düzenlendikten sonra Yargıtay ilgili Dairesine yollanılmak üzere, incelenmeksizin karar mahkemesine geri gönderilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıklar Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Sebep göstermeden temyiz iradesinin belirtilmesi,
2. Vesaire,
İlişkindir.
III. GEREKÇE
1. 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanık …’e isnat edilen 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu, katılan …’a karşı hakaret ve basit yaralama suçları ile katılan …’a karşı basit yaralama suçu yönünden ise, uzlaşma önerisinin yapıldığı tarihte 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında engel bulunduğu gözetilerek, yeni düzenleme karşısında bu suçlar yönünden de uzlaşma önerisinde bulunulması gerektiği anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Kanun’un 2 nci ve 7 nci maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanık …’in hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle, hukuka aykırılık görülmüştür.
2. 02.12.2016 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanık …’e isnat edilen 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu, katılanlar … ve …’a karşı hakaret ve basit yaralama suçları yönünden ise, uzlaşma önerisinde bulunulması gerektiği anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Kanun’un 2 nci ve 7 nci maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanık …’in hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle, hukuka aykırılık görülmüştür.
3. 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanunun 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanunla eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 ve devamı maddeleri gereğince sanıklar … ve … hakkında yeniden hukuki değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması nedeniyle, hukuka aykırılık görülmüştür.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 19. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.10.2016 tarihli ve 2016/647 Esas, 2016/766 Karar sayılı kararına yönelik sanıklar müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
25.04.2023 tarihinde karar verildi.