Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2023/14216 E. 2023/10078 K. 24.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/14216
KARAR NO : 2023/10078
KARAR TARİHİ : 24.04.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tehdit
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Anadolu 47. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.06.2020 tarihli ve 2019/299 Esas, 2020/134 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tehdit suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının ilk cümlesi, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. … Anadolu 47. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.06.2020 tarihli ve 2019/299 Esas, 2020/134 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 22.11.2021 tarihli ve 2021/30515 Esas, 2021/27149 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında basit yargılama usulünün uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerekliliği nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

3. … Anadolu 47. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.04.2022 tarihli ve 2022/347 Esas, 2022/347 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının ilk cümlesi ve 53 üncü maddeleri uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanığın Temyiz Sebepleri;
1. Üzerine atılı suçu işlemediğine,
2. Zamanaşımının dolduğuna,
3. Uzlaşma hükümlerinin uygulanmadığına,
4. Haksız tahrik ve diğer lehe hükümlerin uygulanmadığına,

B. Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri;
1. Sanık hakkında alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulması gerektiğine,
2. Tekerrür hükümlerinin uygulanması gerektiğine,

C. Vesaire
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Sanık hakkında, kendisine karşı boşanma davası açan ve ayrı yaşayan eşi katılan …’ü arayarak onu öldüreceğini söylemek suretiyle tehdit ettiği iddiasıyla açılan kamu davasında, sanık savunması, katılan ve tanıkların beyanı ile tüm dosya kapsamından, sanığın katılana iletilmek üzere tanık F. B. K.’ye hitaben, “Sizi buldum, annenizi döveceğim, onun yüzüne kezzap atacağım” dediği, telefonu katılanın alması sonrası ise bu kez doğrudan katılana hitaben “Seni camdan atacağım” demek suretiyle üzerine atılı tehdit suçunu işlediği anlaşıldığından, mahkumiyetine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden
1. Delil Değerlendirmesi Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

2. Zamanaşımı Yönünden
Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının ilk cümlesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ile 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. Suç tarihinden temyiz incelemesi tarihine kadar, uzlaşma işlemleri nedeniyle duran süre de göz önüne alındığında 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin henüz gerçekleşmediği anlaşıldığından, hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir.

3. Uzlaşma Hükümleri Yönünden
25.02.2019 tarihli Uzlaştırma Raporu’nun incelenmesinden, taraflar arasında uzlaşmanın sağlanamadığı anlaşılmakla, kararda hukuka aykırılık görülmemiştir.

4. Haksız Tahrik Ve Lehe Hükümler Yönünden
Sanık savunması, katılan ve tanıkların beyanı ile tüm dosya kapsamından, katılanın haksız tahrik oluşturacak eylemi bulunmadığı anlaşıldığından haksız tahrik hükümlerinin uygulanmamasında, yargılama safahatından edinilen kanaat, sanığın dosyaya yansıyan ve duruşmalardaki davranışları ile suç sonrası davranışları ile sanığın kişilik özellikleri de nazara alınarak lehe hükümlerin uygulanmamasında, hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri Yönünden
1. Alt Sınırdan Hüküm Kurulması Yönünden
Mahkemece, suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği zaman ve yer, suçun konusunun önem ve değeri, sanığın kastına dayalı kusuru, güttüğü amaç ve saiki de göz önünde bulundurulmak suretiyle alt sınırdan hüküm kurulmasında hukuka aykırılık görülmemiştir.

2. Tekerrür Hükümleri Yönünden
Sanığın sabıka kaydının incelenmesinden, tekerrüre esas ilâmının bulunmadığı anlaşıldığından, tekerrür hükümlerinin uygulanmamasında hukuka aykırılık görülmemiştir.

C. Vesaire Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanık ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

D. Ancak Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, bozma öncesi aleyhe temyiz bulunmadığı gözetilerek, 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sonuç ceza miktarı açısından sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmaması hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde (D) bendinde açıklanan nedenle … Anadolu 47. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.04.2022 tarihli ve 2022/347 Esas, 2022/347 Karar sayılı kararına yönelik sanık … ve katılan … vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının ilk cümlesinin uygulandığı paragraftan sonra; “bozma öncesi aleyhe temyiz bulunmadığı gözetilerek, 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sonuç ceza miktarı açısından sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınması suretiyle 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

24.04.2023 tarihinde karar verildi.