Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2023/3012 E. 2023/13186 K. 09.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/3012
KARAR NO : 2023/13186
KARAR TARİHİ : 09.10.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/317 E., 2015/847 K.
SUÇLAR : Silahla tehdit, hakaret, kasten yaralamaya teşebbüs
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
… Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.11.2015 tarihli ve 2013/317 Esas, 2015/847 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında katılan …’e karşı 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci fıkrası ve dördüncü fıkrası uyarınca 3 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına; katılan …’a karşı 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına hak yoksunluklarına ve hükmedilen hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın Temyiz Sebepleri
1. Üzerine atılı suçu kabul etmediğine,
2. Eksik araştırma ile yetinildiğine,
3. Vesaire,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, katılan …’ün iş yerinde önünde sinkaflı sözler sarf ederek hakarette bulunduğu, sallama olarak tabir edilen bıçakla “bu daha hiç bir şey sizlerle daha sonra görüşeceğim…” diyerek tehditte bulunduğu, aynı bıçakla mağdur …’a yönelip kasten yaralamaya çalıştığı mağdur …’nın kaçması üzerine başaramadığı böylece sanığın yüklenen suçları işlediği mağdur, katılan, tanık G.G., R.K., olay yeri inceleme tutanağı ve sanık savunmalarından anlaşılmıştır.

2. Sanık kollukta olay anında alkollü olduğundan hiç bir şey hatırlamadığını, suçlamayı reddetmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Katılan …’e yönelik silahla tehdit ve hakaret suçlarından kurulan hükümler yönünden
1. Katılan ve mağdur anlatımı, tanıklar beyanı, sanık savunması ve tüm dosya kapsamına göre eyleminin sabit olduğu belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

B. Mağdur …’a yönelik silahla kasten yaralamaya teşebbüs suçundan kurulan hüküm yönünden
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;
Hükümden sonra 19.08.2020 gün ve 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 25.06.2020 gün ve 2020/16 Esas, 2020/33 Karar sayılı kararı ile, 04.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Kanun’a 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddenin (d) bendinde yer alan “… kovuşturma evresine geçilmiş …” ibaresinin aynı bentte yer alan “… basit yargılama usulü …” yönünden Anayasaya aykırı görülerek iptaline karar verilmiş olması ve 5271 sayılı Kanun’un “Tanımlar” kenar başlıklı 2 nci maddesinin (f) bendinde kovuşturmanın “İddianamenin kabulüyle başlayıp, hükmün kesinleşmesine kadar geçen evreyi” ifade eder şeklinde tanımlanması karşısında, 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle başlığı ile birlikte yeniden düzenlemeye konu edilen 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesi uyarınca sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
A. Sanık Hakkında Katılan …’e Yönelik Silahla Tehdit ve Hakaret Suçlarından Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) numaralı paragrafında açıklanan nedenle … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.11.2015 tarihli ve 2013/317 Esas, Esas ve 2015/847 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Sanıklar Hakkında Mağdur …’a Yönelik Silahla Kasten Yaralamaya Teşebbüs Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) numaralı paragrafında açıklanan nedenle … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.11.2015 tarihli ve 2013/317 Esas ve 2015/847 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
Oy birliğiyle, 09.10.2023 tarihinde karar verildi.