Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2023/4296 E. 2023/15572 K. 25.12.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/4296
KARAR NO : 2023/15572
KARAR TARİHİ : 25.12.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/385 E., 2016/148 K.
SUÇLAR : Silahla tehdit, konut dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme, 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkındaki Kanuna Muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama

1. Sanık hakkındaki mala zarar verme suçundan hükmolunan adli para cezasının miktar ve türüne göre 14.04.2011 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanuna 6217 sayılı Yasa ile eklenen geçici 2 nci maddesi uyarınca kesin nitelikte bulunduğundan sanık müdafiinin bu suça ilişkin temyiz talebinin reddine karar verilmiştir.

2. Sanık hakkında silahla tehdit, konut dokunulmazlığının ihlali ve 6136 sayılı Yasaya Muhalefet suçlarından kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
… 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.03.2016 tarihli ve 2015/385 Esas, 2016/148 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 116 ncı maddesinin dördüncü fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 13 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 6136 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve emanette kayıtlı silahın ruhsat sahibine iadesine, mermi çekirdekleri ve boş kovanın müsaderesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Sanık hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanmadığına,
2. Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 44 ncü maddesinin uygulanmasının hatalı olduğuna,
3. Sanık hakkında yüksek ceza tayin edildiğine,
4. Vesaire,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Katılan … ve şikâyetçi … (…) anlatımları, sanık savunması, alınan kriminal raporlar, olay yeri inceleme tutanağı ve tüm dosya kapsamına göre sanık …’un, saat 03.40 sularında, katılan ve şikâyetçinin ikamet ettiği etrafı çevrili evin bahçesine girip dış kapıyı çaldığı, kapıya açan katılan …’a “…hepinizi öldürmeye geldim…” şeklinde sözler söylemesi üzerine katılan Azgan … ve şikâyetçi …’ın (…) sanığı engelleyerek kapıyı kapattıkları, bunu kabullenemeyen sanığın yanında getirdiği silahla evin duvarları ve kapısına silahla ateş ettiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A. Sanık Hakkında Konut Dokunulmazlığının İhlali ve Silahla Tehdit Suçularından Kurulan Mahkûmiyet Hükümleri Yönünden
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 14.04.2015 tarihli ve 2015/1823 İddianamesi ile sanık hakkında kasten yaralamaya teşebbüs ve silahla tehdit suçlarından ayrı ayrı kamu davası açıldığı, somut olayımız da sanığın eyleminin bir bütün halinde silahla tehdit suçunu oluşturduğunun anlaşılması karşısında 5237 sayılı Kanun’un 44 üncü maddesinin fikri içtima koşullarının oluştuğundan bahisle sanığın eyleminin bütün halinde tehdit suçunu oluşturduğu kabul edilerek kasten yaralama suçundan hüküm kurulmaması sonuca etkili görülmediğinden; sanık hakkında silahla tehdit suçundan hüküm kurulurken 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi ve 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca belirlenen 3 yıl 9 ay hapis cezasından aynı Kanun’un 62 nci maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılırken sonuç cezasının 3 yıl 1 ay 15 gün yerine hesap hatası yapılarak 2 yıl 13 ay 15 gün olarak eksik ceza tayin aleyhe temyiz bulunmadığından, anılan husular bozma nedeni yapılmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. Emanette bulunan mermi çekirdekleri ve boş kovanları dosyada delil olarak muhafazasına devam olunması yönünde karar verilmesi gerekirken müsaderesine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

B. Sanık Hakkında 6136 Sayılı Kanun’a Muhalefet Suçu Yönünden
Suç tarihinin, 7331 sayılı Kanun’un 22 nci maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin onbirinci fıkrasında 08.07.2021 tarihinde yapılan değişiklikten öncesi olduğu dikkate alınarak Anayasa Mahkemesi’nin, 02.08.2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 sayılı Kararı ile; 5271 sayılı Kanun’a 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddenin (d) bendinde yer alan ”…kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış…” ibaresinin ”…seri muhakeme usulü…” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması, yargılama konusu suçun seri yargılama usulüne tabi olması ve mağdurun kamu hukuku olması karşısında sanık hakkında 5271 sayılı Kanun’un 250 nci maddesinde düzenlenen seri muhakeme usulünün uygulanabilmesi için yerel mahkemece dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına tevdii edilmesinde zorunluluk bulunması bozma nedeni olarak görülmüştür.

V. KARAR
A. Mala Zarar Verme Yönünden
Ön inceleme bölümünün (1) numaralı paragrafında açıklanan nedenle sanık müdafiinin isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Konut Dokunulmazlığının İhlali ve Silahla Tehdit Suçları Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) numaralı paragrafında açıklanan nedenle … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.03.2016 tarihli ve 2015/385 Esas, 2016/148 Karar sayılı kararına yönelik sanık … müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm kısmının emanete ilişkin bölümünden “…emanette kayıtlı mermi ve çekirdekleri, boş kovanların TCK’nın 54. Maddesi uyarınca müsaderesi” ibaresi çıkarılarak yerine “….emanette kayıtlı mermi ve çekirdekleri, boş kovanların dosyada delil olarak saklanmasına…” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

C. 6136 Sayılı Kanuna Muhalefet Suçu Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) numaralı paragrafında açıklanan nedenlerle, … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.03.2016 tarihli ve 2015/385 Esas, 2016/148 Karar sayılı kararına yönelik sanık … müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden, hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

25.12.2023 tarihinde karar verildi.