YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/11632
KARAR NO : 2010/999
KARAR TARİHİ : 04.02.2010
MAHKEMESİ : … İcra Mahkemesi
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacı alacaklı tarafından davalı borçlu hakkında kira alacağının tahsili amacıyla başlatmış olduğu icra takibi nedeniyle düzenlenen ödeme emrine davalı borçlunun yasal süresinde itiraz etmesi üzerine davacı alacaklı icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması, takibin devamı,icra tazminatı isteminde bulunmuştur. Mahkemece istemin reddine karar verilmiş, karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı,30.10.2008 tarihinde başlatmış olduğu icra takibinde 1.1.2008 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira akdine dayanmıştır. Davalı, kira ilişkisinin varlığına, ibraz edilen kira sözleşmesinin başlangıç tarihine ve altındaki imzaya karşı çıkmamış, itirazında; alacaklıya borcu olmadığını, borcun tamamına itiraz ettiğini bildirmiştir. Davalı borçlunun itiraz dilekçesinde ileri sürdüğü itiraz sebeplerini yargılama sırasında değiştirmesi ya da genişletmesi mümkün değildir. Davalının, kiracılık ilişkisine karşı çıkmaması ve kira sözleşmesi altındaki imzayı da inkar etmemesi karşısında takip konusu yapılan borç kesinleşmiştir.Davacının icra mahkemesinde dava açmasında usulsüzlük bulunmamaktadır. Bu nedenle mahkemenin alacaklının alacağın varlığını İİK’nun 68/1 maddesindeki belgelerden birisi ile kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermesi doğru değildir. Alacaklı İİK’nun 68/1 maddesindeki belgelerden birisine(imzası borçlu tarafından ikrar edilmiş kira sözleşmesi) dayanarak icra takibi başlatmıştır. Bu durumda davalı borçlu itirazlarını İİK’nun 269/c maddesindeki belgelerle kanıtlamalıdır. Mahkemece, davalı borçlunun itirazlarını İİK’nun 269/c maddesindeki belgelerle kanıtlayamaması karşısında davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile istemin reddine karar verilmesi doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 4.2.2010 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.