Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2009/11733 E. 2010/367 K. 21.01.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/11733
KARAR NO : 2010/367
KARAR TARİHİ : 21.01.2010

MAHKEMESİ : … İcra Mahkemesi

İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacı alacaklılar … ile … tarafından kira alacağı ve tahliye istekli olarak davalı borçlu hakkında başlatılan icra takibine davalı borçlunun kısmi itirazı üzerine alacaklılardan …, borcun kabul edilen kısmının yasal sürede ödenmemiş olması nedeniyle İcra Mahkemesinden tahliye isteminde bulunmuş, mahkemece istemin kabulü ile tahliyeye karar verilmiş, karar davalı borçlu tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı alacaklı … ile dava dışı … tarafından 1.9.2007 başlangıç tarihli sözlü akde dayanılarak davalı borçlu hakkında başlatılan icra takibinde 2007 yılı Ekim ayı ile 2008 yılı Eylül ayı arasındaki birikmiş toplam 10.850 TL kira borcunun ödenmesi istenilmiştir. Ödeme emrinin tebliği üzerine davalı borçlu yasal süresindeki itirazında alacaklı taraf ile aralarında 1.9.2007 başlangıç tarihli sözlü akit bulunmadığını, alacaklıların murisi ile 1960 yılı Mart ayı başında yaptıkları sözlü akit gereğince kiracı olduğunu, talep edilen aylardan 2007 yılı Aralık ayı ile 2008 yılı Nisan ayı haricindeki aylara ait kira borcunun ödenmiş olup, bu ayların kirasını ise yasal süresi içerisinde ödeyeceğini beyan etmiştir. Borcun kabul edilen kısmının yasal otuz günlük süre içerisinde ödenmemesi halinde tahliye istenilmesinde bir usulsüzlük bulunmamaktadır. Ne var ki, davalı borçlu tarafından takibe dayanak 1.9.2007 başlangıç tarihli sözlü akde karşı çıkılarak alacaklıların murisi ile 1960 yılında yapılmış olan sözlü akit gereğince kiracı olduğu beyan edilmiş olmakla, kiralayan murisin ölümü ile elbirliği mülkiyet durumu doğduğundan zorunlu dava arkadaşlığı gereğince icra takibinin tüm mirasçılar tarafından yapılması ve davanın da tüm mirasçılar tarafından açılması gerekir.
Olayımızda mirasçılardan … ile … tarafından icra takibi yapılmış olmasına rağmen davanın sadece … tarafından açılmış olduğu, diğer mirasçı olan …’ın ise hem takip talepnamesinde ve hem de dava dilekçesinde yer almadığı görülmüştür.Bu durumda mirasçılar arasındaki zorunlu dava arkadaşlığı göz önünde tutularak mahkemece isteğin reddine karar vermek gerekirken yazılı şekilde tahliyeye karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Karar bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 21.1.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.