Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2010/1124 E. 2010/6474 K. 31.05.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1124
KARAR NO : 2010/6474
KARAR TARİHİ : 31.05.2010

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, akde aykırılık nedeniyle akdin feshi ve kiralananın tahliyesine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hükmü davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına göre davacı vekilinin tahliye talebinin reddine ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı vekilinin sözleşmenin feshine ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
Davacı vekili, dava dilekçesinde davalının 16.11.2007 tarihli sözleşme ile kiracı olduğunu, sözleşmenin özel bölüm 9/a maddesinde “kiracının yıllık kiranın % 30 oranındaki kesin teminatı sözleşme imza aşamasında davacıya verecektir. Davacının sözleşmeden doğacak her türlü alacakları kiracı tarafından zamanında ödenmediği takdirde söz konusu alacak teminattan mahsup edilir. Mahsup işleminden sonra eksilen veya tamamen silinen teminat tutarının eski seviyesine çıkarılabilmesi için kiracıya tebligat yapılır. Kiracı eksik teminat tutarını 15 iş günü içinde tamamlamak zorundadır. Teminatın kiracı tarafından tamamlanmaması halinde, kiracıya yedi iş günü süre verilerek yapılan ikinci ihtara rağmen teminat tamamlanmaz ise sözleşme davacı tarafından tek taraflı fesh edilir.” hükmünün bulunduğunu, davalının davacıya toplam 422.987,22 TL’lik borcunu ödememesi sebebiyle 53.525,00TL’lik teminat mektubunun borçlarına mahsup edildiğini, teminatın tamamlanması için davalıya sözleşme hükmüne uygun olarak iki kez ihtarda bulunmasına rağmen teminatın tamamlanmadığını ileri sürerek taraflar arasındaki 16.11.2007 tanzim tarihli kira sözleşmesinin feshi ile davalının tahliyesini istemiştir.Davalı vekili davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Hükme esas alınan 16.11.2007 tanzim tarihli sözleşme konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmenin özel bölüm 9/a maddesi serbest irade ile konulmuş olup bu hüküm tarafları bağlar. Sözleşmenin bu maddesi doğrultusunda davalı
kiracının teminatın tamamlanmasına ilişkin kendisine yapılan iki ihtara rağmen teminatı tamamlamadığı tüm dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Bu durumda sözleşmeye aykırılık gerçekleştiğinden davacının sözleşmenin feshi talebinin kabulüne karar vermek gerekirken yazılı şekilde sözleşmenin feshi talebinin reddine karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
Ayrıca dava dilekçesi ile dava dilekçesine ekli 16.11.2007 başlangıç tarihli kira sözleşmesinde dava konusu yerin … … havaalanında kain 3000 m2 lik akaryakıt tesisleri olduğu çok belirgin olduğu halde mahkemece davacı vekilinin 15.10.2009 kayıt tarihli dilekçesindeki maddi hataya dayalı olduğu anlaşılan açıklamasına dayanılarak dava konusu yerin … Havaalanında 2000 metrekarelik akaryakıt tesisi olduğunun kabulü de hatalı olmuştur.
SONUÇ: Yukarıda 2 no’lu bentte yazılı nedenlerle hükmün sözleşmenin feshine ilişkin kısmının BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 31.05.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.