Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2010/2394 E. 2010/6799 K. 07.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2394
KARAR NO : 2010/6799
KARAR TARİHİ : 07.06.2010

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, bir adet taşınmazdaki paydaşlığın giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne paydaşlığın satılarak giderilmesine karar verilmiş, hüküm davalılardan … ve … vekili ile ölü … mirasçısı dava dışı … tarafından ayrı, ayrı temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, taraflar arasında paylı mülkiyet halinde bulunan dava konusu … nolu parselin aynen taksimi mümkün olmadığından satılarak paydaşlığının giderilmesini istemiştir. Bir kısım davalılar kayyımı eksikliklerin giderilmesini talep etmiştir. Mahkemece taşınmazın aynen taksimi mümkün olmadığından paydaşlığın satılarak giderilmesine karar verilmiştir.
Dava konusu edilen ve satışına karar verilen taşınmazın paydaşlarından miras bırakan …’a ait ve davacı tarafından dosyaya sunulan … Sulh Hukuk Mahkemesinin 04.04.2008 tarih ve 2008/31 esas 31 karar sayılı paydan … mirasçılarını gösteren mirasçılık belgesi ile dava dışı mirasçıların sunduğu … 1.Sulh Hukuk Mahkemesinin 08.12.1998 tarih 1998/926 esas 921 karar sayılı mirasçılık belgesinde gösterilen paydaş … mirasçıları arasında farklılık bulunduğu anlaşılmaktadır. Miras bırakandan alınan mirasçılık belgelerinin farklı olması halinde öncelikle bu farklılığın giderilmesi gerekir. Mahkemece bu amaçla farklılığın giderilmesi için davacı tarafa süre verilmesi ve çelişki giderildikten sonra taraf teşkilinin sağlanıp sağlanmadığı üzerinde durulması ve varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekir. Ayrıca muris … mirasçılarından … davada taraf olarak yer almamıştır. Bir kısım davalılar adına ise kayyım atanmıştır. Taraf teşkili sağlanmadan hüküm verilemez. Mahkemece taraf teşkili sağlanarak sonucuna göre bir hüküm verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 07.06.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.