Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2010/3076 E. 2010/7230 K. 14.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3076
KARAR NO : 2010/7230
KARAR TARİHİ : 14.06.2010

MAHKEMESİ :… 5.İcra Mahkemesi
KARAR TARİHİ :22.7.2009
DAVACI(ALACAKLI) :…
DAVALI(BORÇLU) :…
ÜÇÜNCÜ ŞAHIS :

İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Alacaklı tarafından kira alacağının tahsili için tahliye talepli olarak başlattığı icra takibinin itiraz edilmeksizin kesinleşmesi üzerine icra mahkemesine başvurarak kiralananın tahliyesini istemiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karar davacı alacaklı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı alacaklı dava dilekçesinde davalının müvekkiline ait taşınmazda 25.7.2008 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile kiracı olduğunu, davalının 2009 Ocak-Nisan ayları arası kira bedelini ödemediğinden hakkında icra takibi yaptığını, ödeme emrinin davalıya 9.5.2009 tarihinde tebliğ edildiği halde davalının ödeme emrine itiraz etmediği gibi yasal sürede de ödemede bulunmadığından temerrüt olgusunun gerçekleştiğini belirterek kiralananın temerrüt nedeniyle tahliyesini istemiştir.
Davalıya dava dilekçesi ve duruşma gününü bildirir davetiye usulüne uygun tebliğ edildiği halde duruşmalara katılmamıştır.
Takibe dayanak yapılan ve hükme esas alınan 25.7.2008 başlangıç tarihli ve 1 yıl süreli kira sözleşmesi konusuda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.Davacı bu kira sözleşmesine dayanarak 9.4.2009 tarihinde başlattığı tahliye talepli takip talebi ile 2009 Ocak-Nisan aylar arası kira bedelini istemiş ödeme emri davalıya 9.5.2009 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı ödeme emrine süresinde itiraz etmediğinden takip kesinleşmiştir. Bunun üzerine davacı alacaklı icra mahkemesine başvurarak temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesini istemiş ise de davacı vekilleri yargılama sırasında 7.7.2009 tarihli dilekçelerinde taşınmazın tahliye edildiğini ve davayı takip etmediklerini bildirmişler, 22.7.2009 tarihli oturuma ise davacı ve davalı vekili katılmamıştır. Bu durumda davacı tarafından dava takip edilmediğinden HUMK.nun 409.maddesi gereği yenileninceye kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 14.6.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.