YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/10892
KARAR NO : 2013/3366
KARAR TARİHİ : 27.02.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İtirazın iptali
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davacı ve davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira alacağının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı dava dilekçesinde, davalı ile aralarında 07.05.2003 başlangıç tarihli kira sözleşmesi olduğunu, davalının 25.07.2003 tarihinde ödenmesi gereken 3000,00-TL, 25.08.2003 tarihinde ödenmesi gereken 4.000,00-TL ile 07.05.2004-07.05.2005 dönemi kira parası olan 10.000,00 TL olmak üzere toplam 17.000,00-TL kira parasını ödemediğini, bu nedenle davalı hakkında 21.08.2008 tarihinde 17.000,00 TL asıl alacak ve 31.299,58-TL işlemiş faiz üzerinden icra takibi başlattıklarını, davalının haksız olarak itiraz ettiğini belirterek, itirazın iptali ile asıl alacağın %40 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı cevap dilekçesinde takibe konu ilk yıl kira parasını ödediğini, ayrıca kiralananı 30.09.2004 tarihinde tahliye ettiğini, bu tarihe kadar olan kira paralarını da o tarihe kadar taşınmaza yaptığı tadilat, tefrişat ve tezyinat masraflarının kira parasına mahsup edildiğini iddia etmiş iken, 14.04.2011 tarihinde ıslah ettiği davaya cevap dilekçesinde; taraflar arasındaki sözleşmenin kira sözleşmesi olmayıp adi şirket sözleşmesi olduğunu, alacağın zamanaşımına uğradığını, taşınmazı 30.09.2004 tarihinde tahliye ettiklerini, nitekim davacının taşınmazı 23.03.2005 tarihinde yeniden kiraya verdiğinin … kayıtları ile sabit olduğunu, davacının bu tarihten sonraki döneme ilişkin kira parası talep ederek mükerrer tahsilat yapacağını, sözleşmedeki kira parasının brüt olduğunu ve bilirkişinin hesaplamasının doğru olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, taraflar arasındaki ilişkinin kira sözleşmesinden kaynakladığını, davacının 21.08.2008 tarihinde yaptığı icra takibi ile talep ettiği, 25.07.2003 ve 25.08.2003 tarihinde ödenmesi gereken toplam 7.000,00 TL kira alacağının zamanaşımına uğradığını, 07.05.2004-07.05.2005 dönemi kira parası olan 10.000 TL nin ise ödendiğinin davalı tarafından ispatlanamadığı gerekçesi ile, davanın kısmen kabulü ile davalının icra takibine itirazının kısmen iptali ile takibin 10.000 TL asıl alacak ve 7.161,67 TL işlemiş faiz üzerinden devamına, asıl alacağın %40 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
1-) Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına, göre davacı ve davalı vekillerinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-) Davacı vekilinin zamanaşımına yönelik temyiz itirazlarına gelince; taraflar arasındaki alacak, kira alacağıdır. Kira alacakları dava tarihinde yürürlükte bulunan 818 Sayılı Borçlar Kanun’unun 126. maddesi gereğince 5 yıllık zamanaşımına tabidir. Davacı tarafından zamanaşımını kesen icra takibinin tarihi olan 21.08.2008 tarihinden geriye doğru 5 yıl içerisindeki kira alacağı talep edilebilir. Mahkemece zamanaşımına uğradığı kabul edilen 4000 TL kira parası 25.08.2003 tarihinde muaccel olup, takip tarihi itibariyle 5 yıllık zamanaşımı dolmadığından, takibe konu 25.08.2003 tarihli 4000,00-TL kira parasının zamanaşımına uğradığından reddine karar verilmesi isabetli değildir.
3-) Davalının kiralananın tahliye edildiğinden 2. sene kira parasının tamamının talep edilemeyeceğine ilişkin itirazına gelince; Taraflar arasında uyuşmazlık konusu olmayan 07.05.2003 tarihli 5 yıl süreli kira sözleşmesininin 6. maddesinde “anlaşmazlık halinde her iki taraf birbirlerine 15 gün önceden haber vererek anlaşmayı feshedecektir.” düzenlenmesine yer verilmiştir. Davalı kira sözleşmesini 30.09.2004 tarihinde tahliye ederek anahtarları komşu dükkanın aşçısı Şaban ve işletmecisi Kadir Akar’a teslim ettiğini, iddia ederek bu tarihten sonraki kira parasından sorumlu tutulamayacağını savunmuştur. Davacı tarafından kiralananın bu tarihte teslim edildiği iddiası kabul edilmemiş davalı tarafından da anahtar teslimi ispatlanamamış ise de, davalı tarafından delil olarak dosyaya ibraz edilen ve davacı tarafından imzası inkar edilmeyen 23.03.2003 tarihli kira sözleşmesi ile kiralananın davacı tarafından … a yeniden kiraya verildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda davacı 07.05.2004-07.05.2005 tarihleri arasındaki döneme yönelik kira parasının tamamını talep etmekte haksızdır. Davacı kira sözleşmesinin 6. maddesi gereğince, kiralananın tahliye edildiği tarihten itibaren 15 günlük kira parasını talep edebileceğinden, davacıya 23.03.2003 tarihinde yeniden kiraya verilen taşınmazın hangi tarihte tahliye edildiği hususu açıklattırılarak bu çerçevede davacının alacak miktarı belirlenip bu miktar üzerinden karar verilmesi gerekirken, davalının ikinci senenin sonuna kadar olan kira parasından sorumlu tutulması doğru değildir.
Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda 2 ve 3 no’lu bentlerde yazılı nedenlerle davacı ve davalı vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 27.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.