Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2012/1095 E. 2012/4428 K. 20.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1095
KARAR NO : 2012/4428
KARAR TARİHİ : 20.03.2012

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Paydaşlığın giderilmesi

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar, bir kısım davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, bir adet taşınmazın paydaşlığının giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, taşınmazın satışı suretiyle paydaşlığın giderilmesine karar verilmiş, hüküm davalılar …,…, …, … ve … tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerekçelere göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalıların muhdesat bedeline ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
Paydaşlığın satış yoluyla giderilmesi halinde dava konusu taşınmaz üzerinde bina, ağaç vs. gibi bütünleyici parça ( muhdesat ) varsa bunların arzla birlikte satılması gerekir. Ancak muhdesatın bir kısım paydaşlara ait olduğu konusunda tapuda şerh varsa veya bu hususta tüm paydaşlar ittifak ediyorlarsa ve muhdesat arzın değerinde bir artış meydana getiriyorsa, bu artışın belirlenmesi için dava tarihi itibariyle arzın ve muhdesatın değerleri ayrı ayrı tespit edilir. Belirlenen bu değerler toplanarak taşınmazın tüm değeri bulunur. Bulunan bu değerin ne kadarının arza, ne kadarının muhdesata isabet ettiği oran kurulmak suretiyle belirlenir. Satış sonunda elde edilecek bedelin bölüştürülmesi de bu oranlar esas alınarak yapılır. Muhdesata isabet eden kısım muhdesat sahibi paydaşa, geri kalan bedel ise payları oranında paydaşlara dağıtılır.
Muhdesat arzın paydaşlarına değil de, üçüncü şahsa ait olduğunun anlaşılması halinde, bu kimseyi muhdesat sahibi olarak davaya dahil etme ve ona satış bedelinden pay verme mümkün değildir.
Olayımıza gelince; dava konusu edilen ve satışına karar verilen taşınmaz üzerinde bulunan evlerin bir kısım davalılara veya miras bırakanlarına ait olduğuna dair tapuda şerh bulunduğundan, bu muhdesatlar yönünden yukarıdaki şekilde oran kurulması gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmadığı gibi; mahkemece hüküm verildikten sonra ek kararla hüküm fıkrasını değiştirecek şekilde yeni bir karar verilmesi mümkün olmadığı gözardı edilerek, ek kararla tarafların satıştan alacakları payların değiştirilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarda 2 nolu bentte yazılı nedenlerle hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 20.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.