Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2012/11916 E. 2013/5225 K. 25.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11916
KARAR NO : 2013/5225
KARAR TARİHİ : 25.03.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Alacak

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair karar, davacı ve davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira alacağı ve gecikme zammının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, istemin kısmen kabulü ile 13986 TL alacak ve 10.638,27 TL işlemiş faizin davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesi ile davalı şirketin temsilcisiyle davacı arasında 20.12.2000 tarihli kira sözleşmesi uyarınca yıllık 1.200.00 TL.bedelle 01.12.2000 tarihinden itibaren başlamak üzere bir yıllık kira akdi yapıldığını, sözleşmeye göre kira süresi sonunda bir ay öncesinden yazılı bildirimde bulunulmadığı takdirde sözleşmenin birer yıllık süreyle uzayacağının ve her yıl için bir önceki kira bedelinden % 400 oranında artış yapılacağının kararlaştırıldığını, davalı hakkında kira alacağının tahsili için başlatılan icra takibinin sonuçsuz kaldığını, kira sözleşmesini imzalayan Kadriye Çeliker’ in şirketi temsil yetkisi olduğu gibi, davalı şirketin sözleşmeye ve kullanıma itirazının bulunmadığını, temsili zımmen kabul ettiğini, bugüne kadar da kiralananı kullanmaya devam ettiğini belirterek, kullanım nedeniyle davalıdan 13.986.00TL.kira alacağı, 16.284,20 TL.gecikme zammı olmak üzere toplam 30.270.20 TL.alacağının tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili ise, davacı ile davalı arasında imzalanmış geçerli bir kira aktinin mevcut olmadığını, yayıncı kuruluşların anten ve vericilerini ancak emisyon noktalarına koyabileceklerini, bununda belirli yerler olduğunu, vericinin bulunduğu yerde tüm yayıncı kuruluşların verici ve antenlerinin bulunduğunu, Anayasa ve ilgili yasalardan kaynaklanan zorunluluk sebebiyle vericinin bulunduğu yere konulması nedeniyle kira sözleşmesine konu yapılamayacağını, mahalli yönetimlerin bu tür verici ve antenlerin konulabileceği yerleri tüm yayıncı kuruluşlarının kullanımına tahsis etmek zorunluluğunun bulunduğunu, gecikme zammı faiz, faize faiz istemlerinin de mümkün olmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, kiracının davalı şirket olduğu kabul edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kira sözleşmesine dayalı alacak davasının akdi ilişkinin tarafı olan kiracıya tevcih edilmesinde zorunluluk bulunmaktadır. Davacı 20.12.2000 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesine dayanmıştır. Kira sözleşmesini davacı ile dava dışı … imzalamıştır. Dava, kiracı sıfatıyla … A.Ş‘ne karşı açılmış ise de, davalı akdi ilişkiyi kabul etmemiş, taraflar arasında imzalanmış bir sözleşme olmadığını savunmuştur. Kural olarak yetkisi olmaksızın veya yetki sınırlarını aşarak başkası adına hukuki işlem yapan kişinin yaptığı akde, yetkisiz temsil olunan tarafından icazet verilmedikçe bu akit temsil olunanı bağlamaz. Olayımızda, davalı temsil ilişkisine karşı çıkmış, bu durumun aksi veya icazet olgusu davacı tarafından usulüne uygun delillerle kanıtlanamamıştır. Olayın bu yönü itibari ile davanın doğru hasma tevcih edilmediği açıktır. Davanın belirtilen bu gerekçe ile reddi gerekirken, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz eden davalıya iadesine, 25.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.