Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2012/12005 E. 2013/5159 K. 25.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12005
KARAR NO : 2013/5159
KARAR TARİHİ : 25.03.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Ziynet alacağı

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı ziynet alacağı davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, ziynetlerin aynen iadesi, olmadığı takdirde bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, istemin kısmen kabulüne karar verilmesi üzerine hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, taraflar arasında boşanma davasının devam ettiğini, düğünde takılan ziynetlerin davacıya ait olmasına rağmen davacının haberi olmadan bir kısmının bozdurulduğunu, bir kısmının da kaçırılarak saklandığını, dava konusu edilen ziynet ve paranın iadesi istendiği halde iade edilmediğini belirterek, ziynetlerin mevcutsa aynen, değilse bedelinin tahsilini istemiştir. Davalı vekili ise düğünde takılan ziynetlerin kendisine ait olduğunu kabul ettiğini, ziynetlerin bozdurulduğu ve saklandığı iddiasını kabul etmediğini, iddia ettikleri miktarda ve gramajda ziynet takılmadığını, çeyrek altınlardan 13 adedin birlikte bozdurularak yatak alındığını, diger ziynetlerin de kendi zilyetliğinde olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297/2 maddesi, hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesini emredici kural olarak getirmiştir.
Mahkemece dava dilekçesi, bilirkişi raporu gibi herhangi bir belgeye gönderme yapılarak hüküm kurulamaz. Gerek tefhim edilen ve tutanakla belirlenen kararda, gerekse buna uygun düzenlenmesi zorunlu gerekçeli kararda hüküm altına alınan eşyanın cins, nitelik, miktar ve değerlerinin ayrı ayrı gösterilmesi ve taraflara yüklenen borç ile tanınan hakkın infazda güçlük çıkarmayacak biçimde belirtilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 25.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.