Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2012/12810 E. 2013/5932 K. 03.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12810
KARAR NO : 2013/5932
KARAR TARİHİ : 03.04.2013

DAVALI : L.. T.. ve ark
DAVA TÜRÜ : İtirazın iptali

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira alacağının tahsili için yapılan icra takibine itirazın iptali istemidir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, icra ve inkar tazminatına karar verilmiş, hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, 01.04.2004 tarihli kira sözleşmesi ile kiracı olan davalıların Ocak 2006 dan Ağustos 2009 ‘a kadar olan kira farkı alacağı ile Eylül 2009-Mart 2010(Mart dahil) kira bedellerini ödemediklerini, ödenmeyen kira bedelleri için yapılan takibe davalıların itiraz ettiğini, itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar davalının dayandığı kira sözleşmesini kabul etmediklerini, taraflar arasındaki kira sözleşmesinin 01/03/2004 tarihli kira sözleşmesi olduğunu, davacının beyan ettiği tarihte yeni bir kira sözleşmesi imzalamadıklarını, muhtemelen davacının 1999 yılında imzalanan, önceki kira sözleşmesi döneminde elinde kalan kira sözleşmesini doldurduğunu, kira borçları olmadığını bildirerek, davanın reddini talep etmiştir. Davacı, 01.04.2004 başlangıç tarihli 5 yıl süreli aylık 400,00 TL kira bedelli kira sözleşmesine dayanmakta olup, kira sözleşmesinde Kiralayan İMirasçıları adına E.. G.., kiracı A.. T..’dir. Kira sözleşmesini davalı L.. T.. adi kefil olarak imzalamıştır.
Davaya konu taşınmaz, kira sözleşmesinin yapıldığı tarihde adına kayıtlıdır. Bursa 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin sayılı ve 10.11.2004 tarihli kararı ile terekesi taksim edilinceye kadar, , tarafların elbirliği mülkiyetiyle malik oldukları davaya konu taşınmazın da içersinde bulunduğu işhanının yönetimi için tereke mümessili olarak atanmasına karar verilmiştir. Kararın Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleşmesi üzerine, işhanının yönetimi tereke mümessiline geçmiştir. Kira sözleşmesinin mirasçıları adına imzalanmış olmasına göre, kira alacağı tereke alacağı olup, dava tarihi itibari ile davacının tereke temsilcisi olmaması nedeni ile tereke adına takip yapma ve dava açma ehliyeti bulunmamaktadır. Yargılamadan sonra taşınmazın mülkiyeti davacıya geçse dahi, alacak temlik edilmedikçe, davacı tereke alacağına istinaden tekbaşına ve kendi adına takip yapamaz. Bu nedenle davacının dava açma ve takip yapma ehliyeti bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olunmuştur.

Kabule göre de; davalı L.. T.. kira sözleşmesini adi kefil sıfatı ile imzaladığıdan, B.K.’nun 486/1. maddesine göre, adi kefaletten dolayı kefil hakkında takip yapılabilmesi, ancak kefalet akdinden sonra borçlunun iflas etmesi veya hakkında takibat icra olunup da, alacaklının hatası olmaksızın semeresiz kalması yahut borçlu aleyhinde Türkiye’de takibat icrasının imkansız hale gelmesi halinde mümkündür. Bu şartlar oluşmadan doğrudan kefil hakkında takip yapılamayacağından, Davalı hakkındaki davanın bu bakımdan da kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 ve İİK.nın 366.maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine, 03.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.