Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2012/13452 E. 2013/5967 K. 03.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/13452
KARAR NO : 2013/5967
KARAR TARİHİ : 03.04.2013

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu iptali-Önalım
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tapu iptali ve önalım davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, önalım hakkına konu payın iptali ve tesciline ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde, 125 parselde davacının 1/2 pay sahibi olduğunu, davalının 1.4.2010 tarihinde 1/2 hisseyi satın aldığını belirterek davalı tarafından alınan payın önalım hakkı nedeniyle iptalini, müvekkili adına tescilini istemiştir. Davalı ise, eylemli paylaşmanın söz konusu olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Önalım hakkı paylı mülkiyet hükümlerine tabi taşınmazda, paydaşlardan birisinin payını üçüncü kişiye satması halinde diğer paydaşlara bu satılan payı öncelikle satın alma yetkisi veren bir haktır. Bu hak paylı mülkiyetin oluşması ile doğar ve satışla kullanılabilir hale gelir. Yasadan doğan bu hak bazı istisnai hallerde kullanılamaz.Örneğin, taksim, bağışlama ve eylemli kullanma durumunun gerçekleşmesi halinde cereyan etmez.
Önalım davasına konu payın ilişkin bulunduğu taşınmaz paydaşlarca özel olarak kendi aralarında taksim edilip her bir paydaş belirli bir kısmı kullanırken bunlardan biri kendisinin kullandığı yeri ve bu yere tekabül eden payı bir üçüncü şahsa satarsa, satıcı zamanında bu yerde hak iddia etmeyen davacının tapuda yapılan satış nedeniyle önalım hakkını kullanması T.M.K.nun 2.maddesinde yer alan dürüstlük kuralı ile bağdaşmaz. Kötü niyet iddiası 14.2.1951 gün ve 17/1 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca davanın her aşamasında ileri sürülebileceği gibi mahkemece de kendiliğinden nazara alınması gerekir. Bu gibi halde savunmanın genişletilmesi söz konusu değildir. Eylemli paylaşmanın varlığı halinde davanın reddi gerekir.
Olayımıza gelince; Önalım hakkına konu payın bulunduğu taşınmazdan davalının 1.4.2010 tarihinde toplam 750,02 TL bedelle pay satın aldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece davacının isteği üzerine yapılan delil tespitinde ve daha sonra yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporlarında dava konusu taşınmazı ikiye bölen tırman tabir edilen sınırın yeni açıldığı belirtilmekte ise de; bilirkişilerin bu raporlarına, davalı tanıklarının beyanları karşısında itibar edilemez . Kaldı ki dosya içinde davalı tarafından sunulan 13.10.2010 tarihli Koruma Başkanlığı belgesinde de taşınmazın taksim edildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda mahallinde yapılan keşiften , taşınmaz başında dinlenen davalı tanıklarının beyanlarından dava konusu taşınmazın satım tarihinden 30 yıl kadar önce paydaşları tarafından taksim edilerek kullanıldığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın kabul edilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
./..

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 03/04/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.