YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/13558
KARAR NO : 2012/15879
KARAR TARİHİ : 03.12.2012
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Kiralananın tahliyesi
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, İİK.nun 269/a maddesi uyarınca tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiştir.
Tebligat Kanunda 6099 Sayılı Yasa ile değişikliğe gidilmiş olup 19/01/2011 tarihinde yürürlüğe giren değişiklikle T.K’nun 10. maddesi “Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. Şu kadar ki; kendisine tebliğ yapılacak şahsın müracaatı veya kabulü şartıyla her yerde tebligat yapılması caizdir. (Ek fıkra:11.01.2011 – 6099 S.K./3.mad) Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır”. T.K.nun 21/2. maddesi “(Ek fıkra:11.01.2011 – 6099 S.K./5.mad) gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır.” T.K’nun 35/2. maddesi “Adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi de tespit edilemediği takdirde, tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır.” hükümlerini içermektedir. Açıklanan yasa hükmüne göre, adres kayıt sisteminde adresleri tespit edilebilen taraflara Tebligat Kanunun 35. maddesine göre tebligat yapılması yerinde değildir.
Olayımıza gelince; mahkemece dava dilekçesi davalıya tebliğ edilemediğinden davalının icra dosyasında tebligat yapılan adresine duruşma gün ve saatini bildirir davetiye TK 35. maddesine göre tebliğ edilmiştir. 6099 Sayılı Yasanın yürürlüğe girmesinden sonra mernis adres araştırması yapılmadan davalıya TK 35. maddesine göre duruşma gününün tebliğ edilmesi usulsüz olup, taraf teşkilinin sağlandığından sözedilemez. Mahkemece, taraf teşkili sağlanmadan davanın esası hakkında karar verilmesi isabetsizdir.
Karar bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 03.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.