Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2012/15575 E. 2013/9295 K. 28.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/15575
KARAR NO : 2013/9295
KARAR TARİHİ : 28.05.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Kira sözleşmesinin feshedilmediğinin tespiti

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı kira sözleşmesinin feshedilmediğinin tespiti davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kiracı tarafından açılan kira sözleşmesinin feshedilmediğinin tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmesi üzerine, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davada dayanılan ve hükme esas alınan 01.07.2010 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşme ile … … … Lisesi’ndeki 100 m2 alanlı kantin davacı kiracıya kiralanmıştır. Sözleşmenin özel şartlar bölümü 6. maddesinde sözleşme süresinin bir yıl olup, bu bir yıllık işletme süresinin sözleşmenin feshini gerektiren nedenler yoksa en fazla beş yıl süreyle uzatılabileceği kararlaştırılmıştır. Kiracılık süreci içinde davalı tarafından 24.05.2011 tarihinde keşide edilen ihtarname ile 01.07.2011 tarihinde sona erecek akdin yenilenmeyeceği, sözleşmenin feshedildiği, kiralananın 30.06.2011 tarihinde tahliye edilmesi bildirilmiş, davacı ise, 07.06.2011 tarihli cevabi ihtarnamesi ile, gönderilen ihtarnamenin hukuki sonuç doğurmayacağını, sözleşmenin süre bitimi nedeniyle tek taraflı feshinin mümkün olmadığını, ihtarnamede herhangi bir tahliye sebebine dayanılmadığını, okul kantinlerinin 2886 Sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 75. maddesi kapsamında olmadığını beyan etmiştir. Davalı tarafından 03.08.2011 tarihinde keşide edilen ihtarnamede de, bu kez sözleşmenin feshedilmesine karşın kiralananın tahliye edilmediği, Milli Emlak Daire Başkanlığı’nın 01.03.2011 tarihli yazısı ile ihale edilmeden eski müstecirlerle yetkisiz olarak yapılan ve yasal olmayan sözleşmelerin hemen iptal edilerek ihaleye çıkarılması istendiğinden kiralananın onbeş gün içinde tahliye edilmesi talep edilmiştir. Davacı, karşılıklı bu ihtarnameler üzerine davalının kamu otoritesini kullanarak idari müracaatta bulunması halinde zarara uğrayacağından söz ederek açmış olduğu işbu dava ile kira sözleşmesinin geçerli olduğunun, feshedilmediğinin tespitini istemiştir. Var olan durum itibariyle taraflar arasında söz konusu okul kantinine ilişkin olarak düzenlenmiş ve bir yıl süreyle uygulanmış bir kira sözleşmesi bulunmaktadır. Kira sözleşmeleri, bir bedel karşılığında geçici bir süre için başkasına ait taşınır ya da taşınmaz malın kullanılmasını sağlayan her iki tarafa da hak ve borç yükleyen anlaşmalar olarak tanımlanabilir. Kural olarak kira sözleşmesi herhangi bir
şekle bağlı değildir. Kira sözleşmesi, sözlü yapılabileceği gibi yazılı olarak da yapılabilir. Yine kira sözleşmesi iki taraf için borç doğuran bir akit olduğundan yanların rızası ile, mahkemenin tahliye kararıyla ya da kiralananın ortadan kalkması ile sona erer. Bunun dışında hukuki varlığını sürdürür ve tarafları için hüküm ifade etmeye devam eder. Dava, özü itibariyle menfi tespit istemine ilişkindir. Herhangi bir sözleşmenin iptali ya da tahliye davası olmadan davacının sözleşmenin feshedilmediğinin hemen tespit edilmesini istemesi için ortada korunmaya değer bir hukuki yararının bulunması gerekir. Hukuki yarar, korunmaya değer, güncel, hukuksal bir yarar olup davacıyı tehdit edebilecek tehlikelere karşı korumalıdır. Açılmış ve görülmekte olan ya da açılacak bir davada iddia ve savunma olarak dahi ileri sürülebilecek hususlar için ayrı bir tespit davası açılmasında hukuki yarar bulunmamaktadır. Yukarıda açıklandığı üzere davalı tarafından keşide edilen ihtarname, tek başına kira sözleşmesini sona erdirme sonucunu doğurmayacağı gibi, halen taraflar arasında geçerli bir kira sözleşmesi olduğundan ve henüz tahliye ya da sözleşmenin iptali davası açılmadığından mahkemece davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, kiralananın 2886 Sayılı Devlet İhale Kanunu gereğince kiraya verilmemesi, ortada geçerli bir kira sözleşmesi bulunmaması ve davalının keşide ettiği ihtarnamede hukuka aykırılık olmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi doğru değil ise de, bu yanlışlığın giderilmesi için yeniden yargılama yapılmasına gerek görülmediğinden sonucu itibariyle doğru olan davanın reddine dair kararın 6100 Sayılı HMK’ya 6217 Sayılı Kanun ile eklenen geçici 3. madde hükmü gözetilerek HMUK’nun 438 / son maddesi gereğince yukarıda açıklanan gerekçe ile düzeltilmesine ve bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA ve aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenden alınmasına, 28.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.