Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2012/16805 E. 2013/532 K. 21.01.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/16805
KARAR NO : 2013/532
KARAR TARİHİ : 21.01.2013

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Kiralananın tahliyesi

İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kesinleşen icra takibi nedeni ile tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne kiralananın tahliyesine karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir
Davacı vekili, dava dilekçesinde, davalı hakkında Haziran 2009 ve Nisan 2012 ayları arası aylık 160-TL üzerinden 35 aylık 5.600-TL kira alacağının tahsili için icra takibi yapıldığını, takibin itiraz edilmeden kesinleştiğini, davalının ödemede bulunmadığını bildirerek temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesini istemiştir. Davalıya dava dilekçesi Tebligat Kanunu 21.maddesine göre tebliğ edilmiş, davalı duruşmalara katılmamış bir savunmada bulunmamıştır.
Tebligat Yasası’nın 21 ve Tebligat Tüzüğü’nün 28.maddesi gereğince muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılabilecek olanlardan her biri gösterilen adreste bulunmaz iseler tebliğ memurunun adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar heyeti azası, zabıta amir ve memurlarından tahkik ederek beyanlarını tutanağa yazıp imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde de bu durumu yazıp imzalaması gerekir.
Olayımıza gelince; davalıya dava dilekçesi ve duruşma gününü bildirir davetiye Tebligat Yasasının 21.maddesine göre, muhatap tebligat saatinde adreste olmadığından imzadan imtina eden Fırat apartmanı yöneticisi …’ye sorularak 2 nolu haber kağıdı kapıya yapıştırılarak mahalle muhtarlığı imzasına 02.07.2012 tarihinde tebliğ edilmiş ise de, davalının adreste bulunmama nedeni tespit edilmediğinden ve beyanına başvurulan kişinin davacı apartmanın yöneticisi olduğundan yapılan tebligat usulsüzdür. Mahkemece, davalıya dava dilekçesi ve duruşma gününü bildirir yöntemine uygun tebligat yapıldıktan sonra, işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, taraf teşkili sağlanmadan savunma hakkı kısıtlanarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Karar bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 ve İİK.nın 366.maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 21.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.