Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2012/16991 E. 2013/456 K. 17.01.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/16991
KARAR NO : 2013/456
KARAR TARİHİ : 17.01.2013

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Ortaklığın giderilmesi

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı ortaklığın giderilmesi davasına dair karar, davalılardan … tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1-Tebligat Kanunun’da 6099 sayılı yasayla yapılan değişiklik, 14.01.2011 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Tebligat Kanununun 10. maddesi “Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. Şu kadar ki, kendisine tebliğ yapılacak şahsın müracaatı veya kabulü şartıyla her yerde tebligat yapılması caizdir. (Ek fıkra:11.01.2011 – 6099 S.K./3.mad.) Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” T.K.’nun 21/2. maddesi (Ek fıkra:11.01.2011 – 6099 S.K./5.mad) gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır.” hükümlerini içermektedir.
Davalı …’a hüküm Tebligat Kanunu’nun 21.maddesi gereğince tebliğ edilmiş ise de, tebligat mazbatasındaki adresin “adres kayıt sistemi”nde gösterilen adres ile aynı olup olmadığı belirtilmemiştir. Bu durumda tebliğ işleminin Tebligat yasasının değişik 21/2.maddesinde belirtilen usule uygun olduğu düşünülemez. Öte yandan yapılan tebligatlarda komşu imzası ya da imzadan imtinaya ilişkin bir kayıt da bulunmadığından Tebligat Kanunu’nun 21/1.maddesinde belirtilen usule de uyulmamıştır. Bu nedenle davalıya yapılan tebligat usulsüzdür.
2-Tebligat Kanunu’nda 6099 sayılı Yasa ile 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren değişiklikle Tebligat Kanunu’nun 35/2.maddesi “Adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi de tespit edilemediği takdirde, tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır.” hükmünü içermektedir. Açıklanan yasa hükmüne göre, adres kayıt sisteminde adresleri tespit edilebilen taraflara Tebligat Kanunu 35.maddesine göre tebligat yapılması yerinde değildir. Hüküm davalılar …, … ve …’a Tebligat Yasasının 35.maddesine göre tebliğ edilmiş olup, tebligat 6099 sayılı Yasanın yürürlüğe girmesinden sonra yapılmış olması nedeni ile usulsüzdür.
Bu nedenle yukarıda adı geçen davalılara hükmün usulüne uygun olarak tebliği ile temyiz süresinin beklenilmesi, ondan sonra incelenmek üzere dosyanın gönderilmesi için mahalline GERİ ÇEVRİLMESİNE, 17.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.