YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/17919
KARAR NO : 2013/11321
KARAR TARİHİ : 01.07.2013
MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Eşya alacağı
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı eşya alacağı davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, ziynet ve çeyiz eşyalarının aynen teslimine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili ile davalılardan …’nin evli olduklarını, müvekkkiline mehir senedi ile verilen eşyalar ile baba evinden getirdiği çeyiz eşyalarının davalılarda kaldığını, ayrıca müvekkilinin anne ve babasının vefat etmesinden dolayı 12.200,00 TL toplu para ödendiğini, yine müvekkiline babasından miras kalan evin kirası olarak da 2.550 TL ödendiğini toplamda 14.750,00 TL paranın davalı … tarafından harcandığını bu nedenlerle 14.750,00 TL paranın davalı … den, eşyalar ve altınların ise davalılardan müştereken ve müteselsilen dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini istemiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle, iddiaların doğru olmadığını, davacı ile davalı … arasında boşanma davasının olduğunu, ziynetler ve davacının götürmüş olduğu giyim eşyası dışında kalan mehir senedinde yazılı eşya ile davacının şahsi eşya listesinde yazılı eşyaları hakkındaki davayı kabul ettiklerini, bu eşyaları davacıya teslim etmeye hazır olduklarını, diğer eşyalar ve para yönünden davayı kabul etmediklerini davanın bu şekilde reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı …, davacının çeyiz eşyalarının oğlu Lütfi de durduğunu, mehir senedindeki altınlar ve ziynet eşyaları dışındaki eşyalar ve çeyiz eşyaları açısından açılan davayı kabul ettiğini, 14.750,00 TL açısından davayı kabul etmediğini, davacının giysilerini götürdüğünü giysiler yönündende davayı kabul etmediğini, diğer davalı … ise, davacı giderken yanında ziynet eşyalarını götürdüğünü babasından kalan parayıda ne yaptığını bilmediğini, ziynet eşyaları dışındaki eşyalar ve çeyiz eşyalarının kendisinde olduğunu bunlar açısından davayı kabul ettiğini, giysiler için davayı kabul etmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece çeyiz eşyaları yönünden davanın kabulüne, ziynet eşyaları, 14.750 TL para ve giysiler yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı kadın dava konusu edilen ziynet eşyasının davalıda kaldığını ileri sürmüş, davalı koca ise onun tarafından götürüldüğünü savunmuştur. Hayat deneylerine göre olağan olanın bu çeşit eşyanın kadının üzerinde olması ya da evde saklanması, muhafaza edilmesidir. Başka bir anlatımla bunların davalı tarafın zilyetlik ve korumasına terk edilmesi olağan durumla bağdaşmaz.
Diğer taraftan ziynet eşyası rahatlıkla saklanabilen, taşınabilen, götürülebilen türden eşyalardandır. Bu nedenle evden ayrılmayı tasarlayan kadının bunları önceden götürmesi, gizlemesi her zaman mümkün olduğu gibi evden ayrılırken üzerinde götürmesi de mümkündür. Bunun sonucu olarak normal koşullarda ziynet eşyalarının kadının üzerinde olduğunun kabulü gerekir.
Davacı, dava konusu ziynet eşyasının varlığını, evi terk ederken bunların zorla elinden alındığını, ve götürülmesine engel olunduğunu, evde kaldığını, ispat yükü altındadır.
Davacı vekili dava dilekçesinde davacının şiddet gördüğünü, eşinin ailesi ile birlikte kaldıklarını, kadının polis eşliğinde evden ayrıldığını, çeyiz ve ziynet eşyaları ile tüm giysilerinin davalıda kaldığını belirterek çeyiz ve ziynet eşyaları ve giysilerinin aynen iadesini olmadığı takdirde bedelinin tahsilini istemiştir. Davalı ise ziynet eşyalarının davacıda bulunduğunu, para alacağını kabul etmediğini savunmuştur.
Dosyada mevcut … 10. Sulh Ceza Mahkemesi 2011/622 Esas, 2012/361 karar sayılı dosya suretinin incelenmesinden davalı kocanın davacı kadını kasten yaralamaktan ceza aldığı, suç tarihinin 07/07/2011 olduğu anlaşılmaktadır. Davacının şiddet iddiasını bu dosya kapsamı ile ispatladığı anlaşıldığından ziynet eşyalarını ve giysilerini alamadan evden ayrıldığının kabulü gerekir. Mahkemece davacıya ait ziynet eşyaları ile giysilerin miktar ve değeri saptanarak buna ilişkin isteğin kabulü gerekirken reddine karar verilmesi doğru değildir.
Ayrıca davacı kadın, para yönünden iddiasını dinlettiği tanık beyanlarıyla kanıtlayamamıştır. Bununla birlikte davacı, dava dilekçesinde yemin deliline de dayanmış olduğundan davacıya iddiası doğrultusunda iddiaya konu 14.750 TL paranın davalı tarafından alınıp harcandığı konusunda davalıya yemin teklif etme hakkı olduğu hatırlatılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması da doğru değildir.
Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 01.07.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.