Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2012/18057 E. 2013/12525 K. 17.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/18057
KARAR NO : 2013/12525
KARAR TARİHİ : 17.09.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Alacak

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davacı-karşı davalı ve davalı-karşı davacı tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara gönderilen davetiyelerin tebliğ edilmesi üzerine belli günde davacı-karşı davalı şirket vekili Av. … ve davalı-karşı davacı vekilleri Av. … ve Av. … geldiler. Hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Asıl dava,kiracı tarafından kiraya veren aleyhine açılan peşin ödenen kira parasından şimdilik 10.000 TL’nin tahsili istemine, karşı dava, kiraya veren tarafından açılan hor kullanmadan kaynaklanan şimdilik 20.000 TL tazminatın tahsili istemine ilişkindir. Birleşen dava ise,kiracı tarafından açılan kiralanana yapılan faydalı masraflar nedeniyle şimdilik 10.000 TL alacağın tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, asıl davanın reddine, karşı davanın kabulü ile 20.000 TL hasar bedelinin 25.03.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davacı kiracıdan tahsiline, birleşen davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı-karşı davalı birleşen davanın davacısı kiracı ve davalı-karşı davacı-birleşen davanın davalısı kiraya veren tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı-karşı davalı, birleşen davanın davacısı kiracı vekilinin asıl davanın, birleşen davanın reddine ilişkin hükme yönelik temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalı-karşı davacı,birleşen davanın davalısı kiraya veren vekilinin karşı davada verilen hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince:
Davalı-karşı davacı vekili süresi içinde verdiği karşı dava dilekçesinde; Davacı kiracıya kiralanan yerin faal,yeni dekore edilmiş,mobilya satış mağazası olduğunu,kiracının kiracılık süresinde ve tahliye sırasında taşınmaza büyük hasar verdiğini, … 6.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/7 D.İş sayılı dosyasında tespit yaptırıldığını ve kiralananın tahliyeden sonraki durumu,hasar ve eski hale getirme bedellerinin tespit edildiğini belirterek fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak şimdilik 20.000 TL tazminatın davacı-karşı davalı kiracıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı-karşı davalı kiracı vekili,kiralanana hasar verildiği iddiasının doğru olmadığını,kendileri tarafından … 2.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2009/130 D.İş sayılı dosyasında yaptırılan tespitte kiralananın iyi halde olduğunun belirlendiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece karşı davanın kabulüne karar verilmiştir.
Borçlar Kanun’unun 256.maddesi hükmüne göre kiracı kiralananı, kira süresi boyunca tam bir ihtimam dairesinde kullanmak ve sözleşme sonunda aldığı hali ile iade etmek durumundadır. Kiralananın kötü (hor) kullanılması nedeniyle uğradığı zarar için kiraya veren giderim isteminde bulunabilir.
Taraflar arasında, 05/11/2007 başlangıç tarihli ve 5 yıl süreli kira sözleşmesi düzenlendiği,kiralananın teşhir ve satış mağazası olarak kullanıldığı ve kira süresi dolmadan kiracının akdi tek taraflı feshederek kiralananı tahliye ettiği ve anahtarın 06.02.2009 tarihinde notere bırakıldığı hususlarında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Kira sözleşmesinden önce taraflar arasında 27.09.2007 tarihli tutanaktır başlıklı belge düzenlenmiştir. Bu belgede kiralananın demirbaşları belirlenerek, demirbaşların bakımının yapılması, korunması, kira süresinin bitiminde eksiksiz, tam ve çalışır halde aynen bina sahibine geri verilmesi kararlaştırılmış olup,ayrıca demirbaşların dolar bazında değerleri de yazılmıştır. Bu nedenle mahkemece, öncelikle 27.09.2007 tarihli tutanak başlıklı belgenin dikkate alınması, gerektiğinde mahallinde yeniden inceleme yapılıp tahliyeden sonraki hasar durumu 27.09.2007 tarihli tutanak esas alınarak tespit edilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda 1 ve nolu bentte açıklanan nedenlerle asıl ve birleşen davada verilen hükümlerin ONANMASINA, 2 nolu bentde açıklanan nedenlerle karşı davada verilen hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı-karşı davalı vekilinin karşı davaya ilişkin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, davalı-karşı davacı yararına takdir olunan 990 TL vekalet ücretinin davacı-karşı davalıdan alınarak davalı karşı davacıya verilmesine ve onanan kısım için aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlerden ayrı ayrı alınmasına 17.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.