Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2012/18078 E. 2013/2184 K. 11.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/18078
KARAR NO : 2013/2184
KARAR TARİHİ : 11.02.2013

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İtirazın kaldırılması ve tahliye

İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava itirazın kaldırılması ve tahliye istemine ilişkindir. .Mahkemece davanın kabulüne, 2100 USD karşılığı 3753,75 TL gecikme zammı alacağı ve 401,94 USD karşılığı 718,47 TL işlemiş faiz alacağına yönelik borca itirazın kaldırılmasına, icra inkar tazminatına ve tahliyeye karar verilmiş, karar davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde İstanbul 2. İcra Müdürlüğü’nün 2012/8114 esas sayılı dosyasında; davalıların ödemediği kira borcundan dolayı icra takibi yaptıklarını, davalı-borçluların haksız olarak icra dosyasına itirazda bulunduklarını belirterek, borçluların icra takip dosyasına yapmış oldukları haksız itirazlarının kaldırılmasına ve davalı borçluların taşınmazdan tahliyesine ve %40 icra inkar tazminatı ile birlikte alacağın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 16/10/2012 tarihli duruşmada davalı tarafın 6000 USD olan asıl kira borcunu ödediğinden gecikme tazminatı ve işlemiş faiz yönünden itirazın kaldırılmasını istediğini bildirmiştir. Davalılar vekili de asıl kira borcunun ödendiğini savunmuştur.
01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 346.maddesinde “kiracıya,kira bedeli ve yan giderler dışında başka bir ödeme yükümlülüğü getirilemez. Özellikle kira bedelinin zamanında ödenmemesi halinde ceza koşulu ödeneceğine veya sonraki kira bedellerinin muaccel olacağına ilişkin anlaşmalar geçersizdir” Hükmüne yer verilmiştir.
6101 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un Geçmişe Etkili Olma başlıklı 2.maddesinde “Türk Borçlar Kanunu’nun kamu düzenine ve genel ahlâka ilişkin kuralları gerçekleştikleri tarihe bakılmaksızın bütün fiil ve işlemlere uygulanacağı “, yine Görülmekte Olan Davalara İlişkin Uygulama başlıklı 7.maddesinde de “Türk Borçlar Kanunu’nun;kamu düzenine ve genel ahlaka ilişkin kuralları ile geçici ödemelere ilişkin 76. ,faize ilişkin 88. ,temerrüt faizine ilişkin 120. ,aşırı ifa güçlüğüne ilişkin 138.maddesinin, görülmekte olan davalarda da uygulanacağı” öngörülmüştür.
Türk Boçlar Kanunu’nun “Kiracı Aleyhine Düzenleme Yasağı” başlıklı 346.maddesinin kamu düzenine ilişkin bir hüküm olduğu uyuşmazlık konusu değildir.Ancak 04.07.2012 tarihli 6353 Sayılı Kanun’un 53. maddesi ile değiştirilen 31.3.2012 tarihli 6217 Sayılı Kanun’un Geçici 2. maddesine göre”Kiracının Türk Ticaret Kanununda tacir olarak
sayılan kişiler ile özel hukuk ve kamu hukuku tüzel kişileri olduğu işyeri kiralarında, 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 323, 325, 331, 340, 342, 343, 344, 346 ve 354 üncü maddeleri 1/7/2012 tarihinden itibaren 8 yıl süreyle uygulanmaz. Bu halde, kira sözleşmelerinde bu maddelerde belirtilmiş olan konulara ilişkin olarak sözleşme serbestisi gereği kira sözleşmesi hükümleri tatbik olunur. Kira sözleşmelerinde hüküm olmayan hallerde mülga Borçlar Kanunu hükümleri uygulanır.” hükmüne göre kiracısı tacir ve tüzel kişi olan işyerlerinde Türk Borçlar Kanunu’nun 346. maddesi uygulanmayacaktır.
Olayımızda davacı alacaklı icra takibi ve dava dilekçesinde ödenmeyen kira bedelleri ile birlikte sözleşmenin 6 maddesinde düzenlenen “kira bedelleri zamanında ödenmezse ödenmeyen her ay için %10 gecikme tazminatı ödenir” hükmü uyarınca 2100 USD gecikme tazminatının ve 401 USD işlemiş faizin tahsilini istemiştir. Gecikme tazminatı alacağı bir faiz alacağıdır. Az yukarıda açıklandığı üzere Türk Borçlar Kanunu’nun faize ilişkin hükmü üzerinde durularak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın tümden kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
Ayrıca davalılara gönderilen örnek 13 nolu ihtarlı ödeme emrinin 04/04/2012 tarihinde tebliğ edildiği ve bu ödeme emri ile davalı borçlulara 30 günlük ödeme süresi verildiği, tarafların kabulüne göre kira borcunun aslının takip tarihinden sonra, itirazdan önce ödendiği anlaşıldığından davalıların temerrüde düştüğünden sözedilemez. Bu nedenle mahkemece tahliyeye karar verilmesi de isabetsizdir.
Karar bu nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 ve İİK.nın 366.maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 11.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.