YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/18496
KARAR NO : 2013/11328
KARAR TARİHİ : 01.07.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Menfi tespit
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı menfi tespit davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kiracı tarafından açılan menfi tespit istemine ilişkindir.
Davacı dava dilekçesinde; müvekkilinin, davalının sahibi olduğu Budi araç kiralama firmasından 22/01/2007 tarihinde … plakalı aracı kiraladığını, araç kiralanırken kendisinden, aracın süresinde teslim edilmemesi halinde ortaya çıkacak kira bedeline karşılık ve aracın geri iadesinden sonra, kira dönemine ilişkin ortaya çıkabilecek trafik cezalarına karşılık boş senet alındığını, müvekkilinin 11/02/2007 tarihinde bu araçla trafik kazasına karıştığını, kazada müvekkilinin kusurlu bulunduğunu, aracın … … A.Ş. tarafından sigortalandığını, hasar bedelinin sigortadan alınmamış olsa dahi kiralanan aracın piyasa rayiç değerinin 6.000,00 TL -7.000,00 TL civarında olduğunu, aracın kazadan 10 gün sonra davalıya iade edildiğini, davalının müvekkilinden bir kira alacağının kalmadığını, kiralama dönemine ilişkin herhangi bir trafik cezasının da olmadığını, kiralamadan doğan bir zararın bulunmadığını, davalının boş seneti teslim etmesi gerekirken haksız ve hukuka aykırı biçimde senedi doldurarak … 19.İcra Müdürlüğünün 2007/5091 esas sayılı dosyasıyla müvekkili aleyhine icra takibi başlattığını, müvekkilinin bazı alacaklarına haciz koydurduğunu, takibe konu senetin sebepten mücerretlik karinesinden faydalanamayacağını, ödeme emrinin borçlunun eski çalıştığı yere tebliğe çıkarıldığını ve usulsüz tebliğ edildiğini, müvekkilinin tebliğden daha sonra haberdar olduğunu, icra dosyasına itiraz ettiğini, müvekkilinin takipte alacaklı olarak görünen şahısla herhangi bir münasebetinin bulunmadığını, senedin davalıya verilme sebebinin de ortadan kalktığını, davalıya herhangi bir borçlarının bulunmadığını, bu nedenlerle takibe konu senetten ve icra takibinden dolayı müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, haksız ve kötüniyetli icra takibi yapan davalının takibe konu asıl alacağın % 40’ından aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkilinin aracını araç kiralama sözleşmesi ile kiraladığını ve aracın davacıya teslim edildiğini, sözleşmenin yazılı maddelerine kusurlu şekilde riayet etmediğini, davalının kusuru sonucu müvekkilinin maddi zararlarının olduğunu, bu zararlardan güncel 33.500,00 TL toplam zararının söz konusu olduğunu, müvekkilinin hakkaniyet ilkesine ve iyi niyet göstererek sadece icraya konu miktarın takibinin yapıldığını, senedin kambiyo vasfına ilişkin olmadığı şeklindeki itirazın olayın esasına bir etkisinin olmadığını, senetteki imzanın … ‘nun elinden çıktığını, gerekirse yeniden imza incelemesi
yapılmasını, tebligatın usulsüz olmadığını, sözleşmenin son bendinde yazılı 5000 EURO cezai şartın asıl alacak ve faizini davacının kendilerine vermekle yükümlü olduklarını, bu nedenlerle yerinde olmayan, haksız davanın reddine, %40 icra inkar tazminatına mahkum edilmesini savunmuştur. Mahkemece bilirkişi raporu esas alınarak davacı kiracının 12.224,00 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Menfi tespit davalarında borçlu olunmayan şeyin tespiti istendiğinden, talebe uygun olarak borçlu olunmayan miktar esas alınarak hüküm kurulmalıdır.
Mahkemece hükme esas alınan 04.06.2012 tarihli bilirkişi kurulu raporunda davacı kiracının davaya konu araç kirası nedeniyle araç hurdasının davalı tarafa teslim edilmiş olması halinde borcunun 12.224 TL olduğu belirtilmiştir. Bilirkişi raporunda, davacı kiracının borçlu olduğu miktar belirlenmiş olmasına karşın mahkemece 12.224 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 01.07.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.