YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/18711
KARAR NO : 2013/11324
KARAR TARİHİ : 01.07.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Kira tespiti ve uyarlaması
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı kira tespiti ve uyarlaması davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, hata hukuksal sebebine dayalı olarak sözleşmenin kısmen geçersizliği istemine ilişkindir.
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile davalı arasında imzalanan 01/03/2003 başlangıç tarihli ve beş yıl süreli kira sözleşmesi uyarınca … ili … köyünde bulunan davacıya ait boş gayrimenkul üzerinde davalı tarafından yıkama-yağlama istasyonunun kurulacağını ve istasyonun davalı tarafından işletileceğini, davalı tarafın en son ödediği aylık kira tutarının 175,00 TL olduğunu, davalı tarafın kira sözleşmesinin imzalanmasından uzun bir zaman sonra davacının yalnız olduğu bir anda davacıya gelerek “kiracı sıfatı ile davacıya ödediği bedelleri vergiden düşebilmesi için yer sahibi olarak davacının imzasına gerek duyduğunu ve bu nedenle kira kontratının bazı kısımlarını imzalaması gerektiğini” belirttiğini, davalının, davacının okuma yazmasının çok zayıf, ilkokul mezunu dahi olmaması ve tecrübesizliğinden faydalanarak kira kontratını davacıya imzalattığını, ilgili kira sözleşmesinin sona ermesine yakın kiracı ile yapılan görüşmelerde sözleşmede belirtilen seçimlik haklarından hangisini seçeceği konusunun gündeme gelmesi sonrasında davalı tarafın sonradan kendisinin ekleyerek müvekkilini aldatıp altına imzasını aldığı 6.7. ve 8.maddeleri kastederek kiralanan yerden çıkmayacağını ve yapmış olduğu yapılaşmaların bedellerinin toplam karşığı olan 105 ay boyunca “yaklaşık on yıl boyunca” kiralanan yeri bedelsiz olarak kullanacağını ve sonrasında ilgili taşınmazı terk edeceğini bildirdiğini, davalının kendisini aldatarak imzasını aldığını dolayısıyla bu sözleşme ile bağlı olmadığını belirterek davalıya noter ihtarı çektiğini, ancak davalının bu yerden 105 ay boyunca çıkmayacağını belirttiğini, kira kontratının süresinin beş yıl olduğunu ve 02/03/2008 tarihinde sona erdiğini, bu nedenle davanın kabulü ile sözleşmenin 6. 7.8.maddeleri ile bağlı olmadıklarının tespiti ile davalı tarafın ne süre ile ilgili yerde bedelsiz olarak kalabileceğinin tespitini istemiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili davalının taşınmazı 01/03/2003 tarihli kontrat ile 5 yıllığına kiraladığını, tarafların imalat bedelinin 105 aylık kiraya tekabül edeceği konusunda anlaştıklarını, müvekkili davalının, davacının tecrübesizliğinden yararlanarak sözleşmeye sonradan söz konusu maddeleri eklediği hususunun gerçek dışı olduğunu, davalı tarafından inşa edilen yapıların değerinin taraflarca belirlenen 105 aylık kullanma bedelini karşıladığını, ortada somut bir sebep olmadan ve yapmış olduğu yatırım karşısında davacının akti fesih talebini kabul etmeyince, davacının
asılsız gerekçelerle bu davayı açtığını, haksız davanın reddini savunmuştur. Mahkemece davacının sözleşmenin 6,7 ve 8. maddeleri ile bağlı olmadığının tespitine, davalı kiracının 01.03.2008 tarihinden itibaren 3 yıl 1 ay daha taşınmazı bedelsiz kullanabileceğine karar verilmiştir. Davacı vekili müvekkili kiraya verenin ilkokul mezunu olması, tecrübesizliği ve okuma yazmasının zayıf olmasından faydalanarak ve müvekkili aldatılarak sözleşmeye 6, 7 ve 8 maddelerinin yazıldığını iddia etmesine göre uyuşmazlığın 818 sayılı Borçlar Kanunu 31.maddesi, (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 39.maddesi) uyarınca çözülmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 01.07.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.