YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/18760
KARAR NO : 2013/2189
KARAR TARİHİ : 11.02.2013
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Kiralananın tahliyesi
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, süre bitimi nedeniyle tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Bilindiği üzere HMK.nun hukuki dinlenilme başlıklı 27.maddesi uyarınca davanın tarafları, kendi haklarıyla bağlantılı olarak hukuki dinlenme hakkına sahip olup, bu hak yargılama ile ilgili bilgi sahibi olunmasını da içerir. Bu kapsamda kural olarak, duruşma yapılması zorunlu olan çekişmeli yargıda hakim, Kanunun gösterdiği istisnalar dışında tarafları dinlemeden veya iddia ve savunmalarını bildirmeleri için Kanuna uygun biçimde davet etmeden hükmünü veremez.
Hukuki dinlenme hakkının gereği olarak, taraflar duruşmaya çağrılmadan hüküm verilememesi, Anayasa’nın 36.maddesiyle düzenlenen iddia ve savunma hakkının kullanılmasına olanak tanınması ilkesinin, doğal bir sonucudur. Aynı zamanda Avrupa İnsan Hakları Sözleşmelerinin 6.maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının da en önemli unsurudur. Gerçekten savunma hakkını güvence altına alan T.C. Anayasası’nın 36.maddesi ile 6100 Sayılı HMK.nun 27.maddesinde açıkça belirtildiği üzere, mahkemece davalı taraf, dinlenmek ve savunması alınmak üzere kanuni şekillere uygun olarak davet edilmediği için hüküm verilmesi mümkün bulunmamaktadır.
Olayımıza gelince; dosyanın 05/03/2012 tarihli celsede takip edilmediğinden işlemden kaldırıldığı, davacı vekilinin yenileme dilekçesi sunması üzerine davanın yenilendiği ve duruşma gününün 16/04/2012 tarihine bırakılmasına karar verildiği, yenileme dilekçesi ve duruşma gününün davalıyı temsilen Av. …’ a tebliğ edildiği ancak, davalı vekilinin temyiz dilekçesinde tebliğ yapılan Avukatın kendisiyle aynı ismi taşıyan başka bir Avukat olduğunu ileri sürdüğü, davalı tarafın yenileme işlemi sonrasında dava ve duruşmalara katılmadığı, tebligat yapılan vekilin adresinin Gölyüzü Mahallesi Şehitkanı Cad. no:32 BOLU olduğu, davalı vekilinin ise vekaletname ve cevap dilekçesindeki adresinin Abide-i Hürriyet cad. 265/3 Şişli İstanbul olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda davalı vekili yerine aynı ismi taşıyan bir başka Avukata yenileme dilekçesi ve duruşma günü tebliğ edilerek davalı vekilinin yokluğunda yargılamanın sürdürüldüğü anlaşılmıştır. Davalı vekilinin hukuki dinlenilme hakkı ihlal edilerek yargılamanın sürdürülmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 ve İİK.nın 366.maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 11.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.