YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/19100
KARAR NO : 2013/2083
KARAR TARİHİ : 11.02.2013
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İtirazın kaldırılması
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacı alacaklının davalı borçlu hakkında kira alacağının tahsili amacıyla başlattığı icra takibine vaki itiraz üzerine, davacı alacaklı icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması isteminde bulunmuştur. Mahkemece, uyuşmazlığın yargılamayı gerektirdiğinden bahisle davanın reddine karar verilmesi üzerine karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı … ile 5.12.2010 tarihinde 5 yıl süreli kira sözleşmesi akdedildiğini, sözleşmede kira bedelinin her ayın 10 da ödeneceğinin kararlaştırıldığını, davalının ocak 2011 ayı kira bedelini ödemediğini, ocak ayı kirasının ödenmesi için icra takibi yaptıklarını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, davalının itirazında kira sözleşmesine karşı çıkmadığını belirterek, itirazın kaldırılması ve %40 icra tazminatına karar verilmesini istemiştir, davalı vekili ise alacak isteminin bir edim niteliğinde olduğunu, yerine getirilip getirilmediğinin yargılamayı gerektirdiğini, kiralananın ayıplı olduğunu, davalı ile imzalanan kira sözleşmesinin can güvenliği nedeniyle kullanamadıkları taşınmazla ilğili bulunduğunu, taşınmazın kültür binası için kiralandığını, kiralananı kullanmaya hazırlanırken gizli ayıplar olduğu, güçlendirilmesi gerektiğinin farkına varıldığını bunun üzerine ön inceleme raporu hazırlattıklarını, bu ön rapora göre kiraya veren şirkete 30 gün içinde ayıpların giderilmesi için ihtar keşide ettiklerini, aksi halde kira sözleşmesinin fesih edilip tahliye edileceğinin bildirildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Takibe konu edilen ve hükme esas alınan 5.12.2010 başlangıç tarihli, 5 yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmede aylık kira bedelinin 40.000TL+ KDV olduğu ve her ayın 10. günü peşin olarak bankaya yatırılacağı kararlaştırılmıştır. Davacı bu kira sözleşmesine dayanarak 15.8.2011 tarihinde başlattığı icra takibi ile 2011 ocak ayı kira bedeli 40.000 TL nin tahsilini istemiştir. Ödeme emri davalıya 23.8.2011 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı “bu konuyla ilğili alacaklı şirket ile herhangi bir ilişki olmayan belediyemizin böyle bir borcu bulunmamaktadır. Takibe konu borcu tamamiyle kabul etmiyoruz. Hukuki bir ilişki bulunmadığı halde, belediyemiz aleyhinde ilamsız takip talebinde bulunulması yasaya aykırıdır”diye itirazda bulunduğu davalı belediyenin itirazında, sözleşme altındaki imzaya karşı çıkmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda taraflar arasındaki kiracılık ilişkisi kesinleşmiştir. Öte yandan davalı … yargılama sırasında da kiracılık ilişkisini kabul etmiştir. Bu durumda taraflar arasındaki kiracılık ilişkisi kesinleştiğine göre, uyuşmazlığın taraflar arasında düzenlenen 5.12.2010 başlangıç tarihli sözleşme hükümlerine göre çözümlenmesi gerekirken, uyuşmazlığın yargılamayı gerektirdiğinden bahisle davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 ve İİK.nın 366.maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 11.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.