YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3901
KARAR NO : 2012/7157
KARAR TARİHİ : 14.05.2012
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Ortaklığın giderilmesi
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı ortaklığın giderilmesi davasına dair karar, kanun yararına Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından temyiz olunmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Üç parça taşınmazın ortaklığının giderilmesine ilişkin davanın yapılan yargılaması sonunda, yerel mahkemece verilen ve Yargıtay’ca incelenmeksizin kesinleşmiş bulunan hükmün, kanun yararına bozulması, Adalet Bakanlığı’nın yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle, dosyadaki tüm kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
3083 Sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunun amaçları arasında, “Yeterli toprağı bulunmayan ve topraksız çiftçilerin zirai aile işletmeleri kurabilmeleri için Devletin mülkiyetinde bulunan topraklarla topraklandırılmalarını, desteklenmelerini, eğitilmelerini,” sağlamak da sayılmış, bu çerçevede yasanın 7. maddesinde “Uygulayıcı kuruluş, tasarrufuna geçen araziyi yeterli toprağı bulunmayan veya toprağı olmayan çiftçilere dağıtabileceği ve kiraya verebileceği gibi, iskan projelerinin ve toplulaştırmanın gerçekleştirilmesi amacıyla da kullanabilir.” düzenlemesine yer verilmiştir. Bu nedenle de yasanın bu amacına yönelik olarak, Yasanın 7. ve devamı maddeleri gereğince dağıtımına karar verilen arazilerin mülkiyetine ilişkin tasarruf tahditlerine yasada yer verilmiştir. Yasanın 11/1. maddesinde “ Bu Kanuna göre dağıtılan topraklar bölünemez. Miras hükümleri dışında başkalarına devredilemez. Ancak dağıtılan çiftçilerle mirasçıları tarafından işletilebilir. Bu arazi kamu yararı dışında hiçbir ayni hakla kayıtlanamaz, haczedilemez, satış vadine konu edilemez ve kiraya verilemez. Ancak sahibine bırakılan topraklar, o bölge için tespit edilen dağıtım normundan daha küçük parçalara hükmen veya rızaen bölünmemek suretiyle devir ve temlik edilebilir. Bu husus tapu siciline şerh edilir.” hükmüne yer verilmiştir.
Yasa hükmünde, söz konusu taşınmazların rızai yahut cebri yoldan satışı arasında ayrım gözetmeksizin, satışları sınırlandırmıştır. Bu nedenle, 3083 Sayılı Yasa kapsamında dağıtılan taşınmazlarda ortaklığın satış yolu ile giderilmesi imkanı yoktur.
Olayımıza gelince; davaya konu parsellerin tapu kaydında, “3083 S.Y’nın 11. maddesi gereği bölünemez. Miras hükümleri dışında başkalarına devredilemez. Kamu yararı dışında hiçbir ayni hakla kayıtlanamaz, haczedilemez, satış vaadine konu edilemez ve kiraya verilemez” şerhi mevcuttur. Bu durumda taşınmazlardaki ortaklığın satış yolu ile giderilmesi imkanı olmadığı halde, taşınmazlardaki ortaklığın satış yolu ile giderilmesine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının HUMK.nun 427/6.maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin açıklanan nedenle kabulüne, hükmün sonuca etkili olmamak üzere BOZULMASINA ve gereği yapılmak üzere kararın bir örneği ile dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine 14.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.