Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2012/4702 E. 2012/15920 K. 04.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/4702
KARAR NO : 2012/15920
KARAR TARİHİ : 04.12.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tazminat

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tazminat davasına dair karar Dairemizin 4.4.2011 gün ve 2010/12365-2011/4167 sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmesi üzerine bu defa davalılar ve davacı tarafından yasal süresinde karar düzeltme isteminde bulunulmuş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacı -karşı davalı tarafından davalılar- karşı davalılar hakkında açılan davada, kiralananda meydana gelen yangın nedeniyle uğranılan 142.305.30 TL zararın tahsili istenmiş, işbu dava ile birleşen dava ile de, davalılar- karşı davacılar meydana gelen yangın nedeniyle kusur durumunun tespitini talep etmişlerdir. Yapılan yargılama sonucu mahkemece asıl davanın kısmen kabulü ile 39.221.30 TL hasar tazminatının davalılar – karşı davacılardan tahsiline, birleşen davanın açılmamış sayılmasına dair verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar her iki tarafın temyizi sonucu Dairemizin 4.4.2011 gün ve 2010 / 12365 esas 2011 / 4167 karar sayılı ilamı ile onanması üzerine bu defa yine her iki taraf vekili tarafından yasal süresi içinde karar düzeltme isteminde bulunulmuş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1-Mahkemenin kararında ve Yargıtay ilamında yazılı sebeplere göre 6100 Sayılı HMK’ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3. madde hükmü gözetilerek davalılar- karşı davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve HMUK’nun 440. maddesinde yazılı hallerden hiç birine uymayan karar düzeltme istemleri yerinde olmadığından davacı- karşı davalı vekilinin tüm ve davalılar -karşı davalılar vekilinin diğer karar düzeltme istemleri yerinde değildir.
2-Davalılar – karşı davacılar vekilinin kusur oranına ilişkin karar düzeltme istemine gelince ;
Davada dayanılan ve hükme esas alınan 20.4.2004 başlangıç, 31.7.2007 bitim tarihli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşme ile davacı kuruma bağlı … Yurdu 5. Erkek Blokunun lokanta- kantin kısmı kiraya verilmiştir. Sözleşmenin 3. maddesi ile kiralanan iş yeri mevcut sabit tesisleri ve demirbaş eşyası ile işletmeciye teslim edilmiştir. Sözleşmenin özel şartlar bölümü 4 / b maddesinde işletme yerinin bakımının devamlı işletici tarafından yapılacağı, 4 / c maddesinde, işleticinin gerek iş yerini, gerek kendisine kurum tarafından teslim edilen demirbaş eşyayı özenle kullanmaya, sözleşmenin herhangi bir sebeple sona ermesinde
bunları aynen kuruma teslim ve sebebiyet vereceği her türlü zararı ödemeye mecbur olduğu, 5 / c maddesinde de, işletici ve vekilinin kuruma ve üçüncü şahıslara karşı işletmeden, işletmede çıkabilecek her türlü kazadan ve bu kazaların sebep olacağı zararlardan, işletmenin bütün borçlarından ve çalışanlarının bütün kusurlarından dolayı şahsen, müştereken ve müteselsilen sorumlu olacakları düzenlenmiştir. Bu şartlar geçerli olup, tarafları bağlar. Kiralanan, davalı yanın kullanımında iken 28.9.2006 tarihinde çıkan yangın sonucu, yurt idaresi ile lokanta- kantin bölümünde zarar oluşması, demirbaş eşyaların kullanılamaz hale gelmesi nedeniyle davacı- karşı davalı açmış olduğu işbu dava ile meydana gelen hasarın tazminini istemiştir. Olay günü düzenlenen yangın raporunda yangının çıkış nedeni elektrik kontağı olarak belirtilmiş, ancak işletici davalı …’ın çalışanı davalı … hakkında … 1. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 2007 / 243-589 sayılı dosyasında taksirle yangına sebebiyet vermek suçundan açılan kamu davasında alınan bilirkişi raporunda, yangının çıkış nedeni olarak % 61 oranında şüphelinin kullandığı fritözün ısınması, % 20 oranında elektrik kablolarının ısınması ve % 19 oranında da inşaatın prefabrik malzemeden yapılması olarak gösterilmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucu şüphelinin Türk Ceza Kanunu’nun 171 / 1-a maddesi gereğince cezalandırılmasına dair verilen hüküm 23.1.2008 tarihinde kesinleşmiştir.
Borçlar Kanunu’nun 256. maddesi hükmü uyarınca kiracı kiralananı tam bir ihtimam dairesinde kullanmak ve kiralananı aldığı şekilde teslim etmekle yükümlüdür. Kural olarak kiralananın yanması halinde kiracı kusursuz olduğunu kanıtlamadıkça meydana gelen zarardan sorumludur. Kusur ise gerekli özenin gösterilmemesi, sonucun önceden tahmin edilememiş olmasıyla ortaya çıkar. Özünde davanın dayanağı haksız fiil olduğundan, davalılar – karşı davacıların meydana gelen zarardan kusurları oranında sorumlu tutulması gerekir. Mahkemece uyuşmazlığa ilişkin bilirkişi incelemeleri yaptırılmış ise de, alınan raporlar hasar bedeline ilişkin olup meydana gelen olay nedeniyle bir kusur araştırılması yapılmamıştır. Diğer yandan görülen ceza davasında kusur dağılımı yapılmakla birlikte orada belirlenen kusur oranı ceza kurallarına göre araştırılıp tespit edildiğinden hukuk hakimini bağlayıcı nitelikte değildir. Bu durumda mahkemenin bilirkişilerden ek rapor alarak, yangının çıkmasında davalıların kusuru olup olmadığı ve varsa oranı belirlendikten sonra yine bilirkişi raporu ile saptanan zarardan kusursuzluk oranında indirim yapılarak işin esası hakkında bir karar vermesi gerektiği bu defaki incelemeden anlaşılmakla hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) No’lu bentte yazılı nedenlerle davacı- karşı davacı vekilinin karar düzeltme isteminin REDDİ ile HMUK’nun 442. maddesi gereğince takdiren 200 TL para cezasının davacı- karşı davalıdan alınmasına, yukarıda ( 2 ) No’lu bentte yazılı nedenlerle davalılar- karşı davacılar vekilinin karar düzeltme isteğinin kabulü ile Dairemizin 4.4.2011 gün ve 2010 / 12365 esas 2011 / 4167 karar sayılı onama kararının kaldırılarak yerel mahkemenin 20.10.2009 gün ve 2007 /227 esas 2009 / 399 karar sayılı kararının BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine 04.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.