Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2012/9859 E. 2013/3083 K. 25.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9859
KARAR NO : 2013/3083
KARAR TARİHİ : 25.02.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Önalım

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı önalım davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, önalım hakkına konu edilen payın iptali ile davacı adına tesciline ilişkindir. Mahkemece 10.130 TL önalım bedeli üzerinden davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, dava dilekçsinde dava konusu payın ilişkin bulunduğu 1-2-3-4-5-6-7-8-9-10- 11-12-13-14-15-16-17-18-19-20-21-22-23-24-25-26-27-28-37-39-40-41-42-43-44-46-49-63-64-65 sayılı parsellerin paydaşlarından olup, anılan taşınmazların paydaşlarından ………. un paylarını satış vaadi sözleşmesi ile 1999 yılında alan davalının … Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2007/ 114 esas sayılı doyasında açtığı satış vaadi sözleşmesine dayanan tapu iptali ve tescili davasının kabulle sonuçlandığını, ancak henüz kesinleşmediğini ve davalı adına tapuda sicil oluşturulmadığını, davalının önalım davası açmasını engellemek için iyiniyet kurallarına aykırı olarak dava konusu payları satış vaadi sözleşmesi ile satın aldığını ve tescil davası açmaktan kaçındığını, taşınmazda daha önce paydaş olmayan davalıya karşı önalım hakkını kullanmak istediğini, satış vaadi sözleşmelerinde kararlaştırılan pay bedelini verilecek uygun süre içinde depo edeceğini belirterek, davalı adına kayıtlı payın iptali ile adına tescilini istemiştir. Davalı vekili, dava konusu edilen payın dava tarihindeki değerinin tespiti ile bu miktar üzerinden depo kararı verilmesi gerektiğini, davanın reddini savunmuştur.
Önalım hakkı paylı mülkiyet hükümlerine tabi taşınmazlarda payın üçüncü şahsa satılması halinde diğer paydaşa o payı öncelikle satın alma hakkını veren bir haktır. Bu hak paylı mülkiyet ilişkisi kurulduğu anda doğar ve o payın üçüncü kişiye satılması ile de kullanılabilir hale gelir.
Önalım hakkının kullanılması ile bu hakkı kullanan paydaş ile alıcı arasında kapsam ve şartları satıcı ile davalı arasında yapılan sözleşmenin aynı olan bir satım ilişkisi kurulmuş olur. Önalım bedeli tapuda gösterilen satış bedeli ile davalı tarafından ödenen harç ve masrafların toplamından ibarettir.Bununla birlikte dava konusu edilen pay davalıya satış vaadi sözleşmesi ile satılmış ve tapuda ferağ verilmemiş ise bu sözleşmeye dayanan cebri tescil davaları sözleşmede gösterilen bedel esas alınarak açılır. Sözleşme borçlusu edimini yerine getirmediği takdirde alacaklı tarafından açılan tescil davasına muhatap olur. Alınan cebri tescil kararının kesinleşmesi ile de, mülkiyet satış vaadi alacaklısına geçer ve paydaşın o tarihte önalım hakkını kullanma yetkisi doğar. Normal olarak satış vaadi sözleşmesindeki satış bedelinin önalım bedeli olarak kabul edilmesi gerekir. Ancak sözleşmenin kurulduğu tarih ile önalım davası arasında uzunca bir süre geçmiş ise bu durumda önalım bedeli önalım davasının açıldığı tarihteki pay değeridir.Olayımıza gelince; dava konusu payın ilişkin bulunduğu 1-2-3-4-5-6-7-8-9-10- 11-12-13-14-15-16-17-18-19-20-21-22-23-24-25-26-27-28-37-39-40-41-42-43-44-46-49-63-64-65 parsel sayılı taşınmazlar tapu paydaşları ……. adına kayıtlı iken 1999 yılında yapılan gayrimenkul satış vaadi sözleşmeleri ile paylarını davalıya satmayı vaat etmişlerdir. Davalı tarafından bu konuda adı geçen paydaşlar hakkında açılan tapu iptali ve tescil davası … Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2007/114 esas, 2010/5 karar sayılı dosyasında kabulle sonuçlanıp 25/08/2010 tarihinde kesinleşmiştir. Dava konusu edilen paylar yargılama sırasında 01/10/2010 tarihinde davalı adına tescil edilmiştir.Satış vaadi sözleşmesi tarihi ile dava tarihi arasında 13 yıllık süre geçmiştir.Yukarıda açıklandığı üzere bu durumda önalım bedelinin dava tarihinde belirlenecek pay değeri olması gerekir.Mahkemece dava konusu payların dava tarihindeki değeri tespit edilerek belirlenmesi ve belirlenen önalım bedelini yatırması için davacı tarafa önel verilmesi ve hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile satış vaadi sözleşmesinde belirlenen satış bedeli üzerinden önalım hakkının kullandırılmasına karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 25.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.