YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/1006
KARAR NO : 2013/12334
KARAR TARİHİ : 12.09.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Aile Mahkemesi Sıfatı ile)
DAVA TÜRÜ : Eşya alacağı
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı eşya alacağı davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, ziynet eşyalarının aynen iadesi, mümkün olmadığı takdirde bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, kanıtlanmayan davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, dava dilekçesinde, ziynetleri alma fırsatı olmadan ailesinin yanına götürüldüğünü, ziynet eşyalarını alamadığını belirterek ziynet eşyalarının mevcutsa aynen, değilse bedelinin tahsilini istemiştir. Davalı vekili ise davanın reddini savunmuştur.
Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesi uyarınca kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını kanıtlamakla yükümlüdür. Gerek doktrinde, gerek Yargıtay İçtihatlarında kabul edildiği üzere ispat yükü hayatın olağan akışına aykırı iddia ve savunmada bulunan kimseye düşer. Öte yandan ileri sürdüğü bir olaydan kendi yararına haklar çıkaran kimsenin iddia ettiği olayı kanıtlaması gerekir.
Davalı vekili 6.6.2011 havale tarihli dilekçesinde, toplam 6 adet Adana burması bileziğin, 1 adet nişan yüzüğü ve 1 adet küpenin bozdurulduğunu kabul ettiğine, bu konuda davacı kadının rızası ile iade edilmemek üzere alındığını kanıtlayamadığına göre bu ziynetler hakkındaki davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.
Diğer taraftan ziynet eşyası rahatlıkla saklanabilen, taşınabilen, götürülebilen türden eşyadır. Bu nedenle evden ayrılmayı tasarlayan kadının bunları önceden götürmesi, gizlemesi her zaman mümkün olduğu gibi evden ayrılırken üzerinde götürmesi de mümkündür. Bunun sonucu olarak ziynet eşyalarının kadının üzerinde olduğu kabul edilmelidir.
Davacı, dava konusu ziynet eşyasının varlığını, evi terk ederken bunların zorla elinden alındığını ve götürülmesine engel olunduğunu, evde kaldığını ispat yükü altındadır.
Davacının diğer ziynet eşyalarına yönelik temyiz itirazlarına gelince; Davacı kadın 23.5.2011 havale tarihli dava dilekçesi ile 11 adet Adana burması bileziğin, 1 adet zincirin, 1 adet bilekliğin, 16 adet küçük altın, 1 adet yüzük ve küpenin aynen iadesi, mümkün olmadığı takdirde bedelinin tahsilini istemiştir. Davacı kadın davalı eşinin anne ve babası tarafından elinden ziynetlerinin alınarak ailesinin evine götürüldüğünü ve ziynetlerinin rızası dışında
cebren alındığını, geri verilmediğini iddia etmiş ise de, dinlettiği tanıklar ile davalının kabulü dışındaki iddiasını kanıtlayamamıştır. Bununla birlikte davacı, delil listesinde açıkça yemin deliline de dayanmış olduğundan davacıya, ziynetlerin elinden alındığı, davalı tarafta kaldığı konusunda davalıya yemin teklif etme hakkı hatırlatılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 12.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.