Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2013/10428 E. 2013/12811 K. 23.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/10428
KARAR NO : 2013/12811
KARAR TARİHİ : 23.09.2013

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İtirazın kaldırılması ve tahliye

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali, tahliye davasına dair karar, davacı ve davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira bedelinin tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali ve tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece görevsizlik kararı verilmiş, hüküm davacı ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı şirketin 06.01.2010 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli yıllık 105.000 TL kira bedeli ile müvekkiline ait taşınmazda kiracı olduğunu, davalının taşınmazı 31.12.2010 tarihinde tahliye edeceğine ilişkin tahliye taahhüdünde bulunduğunu, davalının 2010 yılı bakiye kira borcunu ödemediği gibi taşınmazıda tahliye etmediğini, kira sözleşmesinin yenilendiği anlamına gelmemek üzere 2011 Ocak-Mart aylar arası kira bedeline tekabül eden 26.250 TL ve bu miktara uygulanacak KDV bedeli 4.725 TL nin tahsili için icra takibi yaptıklarını, davalının borca haksız olarak itiraz ettiğini, sunulan ödeme belgelerinde tahrifat yapıldığını buna ilişkin soruşturmanın devam ettiğini ve bu belgenin 100 ve 250 rakamlarının sonradan belgeye ilave edildiğinin tesbit edildiğini, belirterek itirazın iptali ve kiralanın tahliyesine ve %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili ise ididaların tamamen gerçek dışı olduğunu, 2010 yılında ödedikleri bedel karşılığında fatura aldıklarını, 2011 yılı kirası içinde tediye makbuzları olduğunu, davacının haksız kazanç elde etmek istediğini, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davaya bakmakta Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle mahkemenin görevsizliğine karar verilmiştir.
01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun geçici 1.maddesinin 1.fıkrası hükmüne göre, bu kanunun yargı yolu ve göreve ilişkin hükümleri, kanunun yürürlüğe girmesinden önceki tarihte açılmış olan davalarda uygulanmaz. İtirazın iptali ve tahliye istemine ilişkin bu dava 13.04.2011 tarihinde açıldığına göre olaya 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun göreve ilişkin 8.maddesi uygulanacaktır. Anılan maddenin 1.fıkrasının 1.bendi gereği kira sözleşmesine dayanan her türlü tahliye, akdin feshi veya tespit davaları ile bu davalarla birlikte açılmış kira alacağı davaları değerine bakılmaksızın Sulh Hukuk Mahkemesinde görülür. Yasanın bu hükmüne göre görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesidir. Öte yandan 6100 sayılı Hukuk
Muhakemeleri Kanununu göreve ilişkin 4/1 maddesinin (a) bendi hükmüne göre de; kiralanan taşınmazların 2004 sayılı İcra İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyelerine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dahil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalarda dava konusunun değer ve tutarına bakılmaksızın Sulh Hukuk Mahkemesinde görülecektir. Tahliye istemli takiplere vaki itiraz üzerine alacaklı tarafından seçimlik hakkın kullanılarak İİK.’nun 67.maddesi uyarınca genel hükümler çerçevesinde itirazın iptali ve tahliye isteminde bulunulması da 6100 sayılı HMK’nun 4/1-a hükmü uyarınca Sulh Hukuk Mahkemesinin görevi kapsamındadır.
Olayımızda, davalı kiralananı tahliye etmek için 01.02.2010 tanzim tarihli ve 31.12.2010 tahliye tarihli tahliye taahüdü vermiş, ancak bu tarihte kiralanan tahliye edilmemiştir. Tahliye taaahüdünün verilmesi kira ilişkisinin sona erdiği anlamına gelmez. Kira ilişkisi ancak tahliye tahhüdüne dayalı olarak açılan dava sonucunda verilen tahliye kararının kesinleşmesi ile sona erer. Bu dönem içerisinde kiracı kiralananda fuzuli işgalcı olarak değerlendirilemez. Takibe konu kira bedelleri tahliye taahhüdüne dayalı olarak verilen tahliye kararının kesinleşmesinden önceki döneme ait olduğuna ve davacı Sulh Mahkemesinde genel hükümlere göre dava açtığına göre I.I.K.nun 269.maddesinin göndermesi ile uygulanması gereken B.K.nun 260.maddesi ve I.I.K.nun 67.maddesi uyarınca işin esasının incelenmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile görevsizlik kararı verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 23.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.