YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/10458
KARAR NO : 2013/11816
KARAR TARİHİ : 10.07.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Menfi tespit
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı menfi tespit davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kiracı tarafından açılan borçlu bulunmadığının (menfi tesbit) tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine, % 40 tazminata karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı kiraya verenler tarafından 2010 Ağustos- 2011 Temmuz ayları arası, 12 aylık kira bedeli olarak 15.000 TL’nin tahsili için davacı kiracı hakkında başlatılan icra takibinın itiraz edilmediğinden kesinleştiğini, takipte dayanılan 01/08/2010 başlangıç tarihli, bir yıl süreli kira sözleşmesinde aylık ve yıllık kira miktarının gerçeğe aykırı olarak sonradan yazıldığını, 17.09.2010 TL.li protokolde ve kartvizitte yazıldığı gibi aylık kira bedelinin 1.000 TL olduğunu belirterek davalılar tarafından başlatılan icra takibinde borçlu olmadığının tespiti ile %40 tazminata karar verilmesini istemiştir. Davalı …, kontrata hiçbir ilave yapılmadığını, kira sözleşmesi imzalandıktan bir süre sonra 1.000 TL, takipten sonra da 2.000 TL’nin kiraya mahsuben ödenmesi nedeniyle kartvizite bu miktarların yazıldığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. Diğer davalı bir savunma yapmamıştır.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, temyiz eden davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacının muacceliyet şartına ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
Kiracı aleyhine düzenleme yasağı başlıklı 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun 346.maddesinde; kiracıya kira bedeli ve yan giderler dışında başka bir ödeme yükümlülüğü getirilemeyeceği, özellikle kira bedelinin zamanında ödenmemesi halinde ceza koşulu ödeneceğine veya sonraki kira bedellerinin muaccel olacağına ilişkin anlaşmaların geçersiz olduğu, 6101 Sayılı Türk Borçlar Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun Geçmişe Etkili Olma başlıklı 2.maddesinde; Türk Borçlar Kanununun kamu düzenine ve genel ahlaka ilişkin kurallarının gerçekleştikleri tarihe bakılmaksızın bütün fiil ve işlemlere uygulanacağı, aynı Kanunun görülmekte olan davalara ilişkin uygulama başlıklı 7.maddesinde de; Türk Borçlar Kanununun kamu düzenine ve genel ahlaka ilişkin kuralları ile geçici ödemelere ilişkin 76’ncı, faize ilişkin 88’nci, temerrüt faizine ilişkin 120’nci ve aşırı ifa güçlüğüne ilişkin 138’nci maddesinin görülmekte olan davalara da uygulanacağı hüküm
altına alınmıştır. Kiracıyı koruma amacıyla getirilen TBK.nun 346.maddesindeki bu yasal düzenlemenin kamu düzenine ilişkin olduğu kuşkusuzdur. Bununla birlikte 6217 Sayılı Yasanın geçici 2.maddesinde değişiklik yapan 6353 Sayılı Yasanın 53.maddesine göre; kiracının Türk Ticaret Kanununda tacir olarak sayılan kişiler ile özel hukuk ve kamu hukuku tüzel kişileri olduğu işyeri kiralarında 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun 323, 325, 331, 340, 343, 344, 346 ve 354’ncü maddelerinin 01/07/2012 tarihinden itibaren sekiz yıl süreyle uygulanamayacağı, bu halde kira sözleşmelerinde bu maddelerde belirtilmiş olan konulara ilişkin olarak sözleşme serbestisi gereği kira sözleşmesi hükümlerinin tatbik olunacağı da öngörülmektedir.
Taraflar arasında düzenlenen 01.08.2010 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davalılar 2010/Ağustos, Eylül, Ekim ayları kirası ödenmediğinden ve sözleşmenin 19. maddesindeki muacceliyet şartı gereğince dönem sonuna kadar kira bedelleri olan 15.000 TL’nin tahsilini istemiştir. Sözleşmenin 19.maddesinde “Bir kira ödenmediği takdirde gelecek kiralar muacceliyet kespeder, gelecek kiraların tahsiline gidilir” koşuluna yer verildiği görülmekte ise de; dosya kapsamından kiracının TTK.nu kapsamında tacir olup olmadığı anlaşılamamaktadır. Bu durumda mahkemece kiracının tacir olup olmadığı araştırılarak, tacir olması durumunda hakkında TBK.nun 346.maddesinin 01.07.2012 tarihinden itibaren sekiz yıl süre ile uygulanamayacağı gözetilmeli, tacir olmadığının anlaşılması halinde ise; yeni yasal düzenleme karşısında bu koşulun davalı kiracı yönünden geçersiz hale geldiği kabul edilerek değerlendirmenin takip tarihi itibariyle ödenmemiş muaccel kira alacağına göre yapılması ve muacceliyet koşulu gereğince istenen aylar kirası yönünden alacak isteğinin reddine karar verilmesi gerekir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 10/07/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.