YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/10574
KARAR NO : 2013/12624
KARAR TARİHİ : 18.09.2013
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Kiralananın tahliyesi
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, akde aykırılık nedeniyle kiralanan tahliyesi istemine ilişkindir.
Yerel Mahkemece, 22.01.2013 tarihli duruşmada, davacı vekiline,gider avansı ile ilgili olarak 20,00 TL tebligat gideri, 100,00 TL tanık gideri, 170,80 TL keşif avansı ve 750,00 TL bilirkişi heyeti için olmak üzere, toplam 1060,80 TL nin gider avansı olarak 2 hafta içerisinde ödenmesine, sürenin kesin süre olarak verilmesine, kesin süreye riayet edilmemesi halinde davanın dava şartı yokluğundan usulden reddedileceğin ihtarına karar verilmiş, takip eden 02.04.2013 tarihli oturumda da, gider avansının verilen kesin süreye rağmen yatırılmadığından ve gider avansının yatırılmasının 6100 sayılı HMK’na göre, dava şartı olduğundan bu konuda tekrar ek süre verilmesi de mümkün olmadığından açılan davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki dava 6100 Sayılı HMK.nun yürürlüğe girmesinde önce 07.09.2011 tarihinde açılmıştır. Davanın açıldığı tarih itibariyle yürürlükte olan 1086 Sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanun’unda (HUMK’nda) gider avansı alınmasına yönelik bir düzenleme mevcut değildir. 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK’nun 114/g maddesinde ise, gider avansı dava şartı olarak düzenlenmiş, HMK.nun 120. maddesinde de; her türlü tebligat ücretleri, keşif giderleri, bilirkişi ve tanık ücretleri gibi giderleri karşılayacak tutarın, avans olarak davacı tarafından dava açarken yatırılması zorunluluğu getirilmiştir. Bu avansın yetmemesi durumunda ise tamamlanması için davacıya kesin süre verileceği hususu hüküm altına alınmıştır.
Ayrıca, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun delil ikamesi için avans başlıklı 324 maddesinde ise “ (1) Taraflardan her biri ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı, verilen kesin süre içinde yatırmak zorundadır. Taraflar birlikte aynı delilin ikamesini talep etmişlerse, gereken gideri yarı yarıya avans olarak öderler.
(2) Taraflardan birisi avans yükümlülüğünü yerine getirmezse, diğer taraf bu avansı yatırabilir. Aksi hâlde talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılır.” düzenlemesine yer verilerek, gider avansının yatırılmaması ve delil ikame avansının yatırılmamasında farklı sonuçlara düzenlemiştir. Gider avansının yatırılmaması halinde davanın HMK’nun 114/1-g ve 115 maddesi gereğince dava şartı yokluğundan usulden reddi düzenlemişmişken, Delil ikame avansının yatırılmaması halinde, talep edilen delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılarak mevcut delillere göre davanın esası hakkında karar verilmesi gerektiği düzenlenmiştir.
Öte yandan, 6100 sayılı HMK’nun 448.maddesine göre: “Bu Kanun hükümleri, tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhâl uygulanır.” düzenlemesi yer almakta olup, anılan düzenlemeye göre; 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümleri tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhal yürürlüğe girecektir.
Dava 6100 Sayılı HMK’nun yürürlüğe girmesinden önce açıldığı gibi, “gider avansı ile ilgili olarak avansın iki hafta içinde ikmal edilmesi için kesin süre verilmesine” ilişkin ara kararın verildiği, 22.01.2013 tarihi itibari ile tahkikat aşamasına geçildiği, taraflara eksik delillerinin sunulması için süre verildiği, dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Bu durumda; gerek 6100 sayılı HMK’nun 120 maddesi, gerekse; Hukuk Muhakemeleri Kanunu Uygulama Yönetmeliği’nin 45. maddesindeki düzenlemelere göre; tarifede sayılan gider avanslarının dava dilekçesi ile davanın açılması sırasında mahkeme veznesine yatırılması gereken gider olması nedeni ile, dilekçeler aşamasının tamamlanmış bulunması ve HMK’nun 448 maddesinin açık hükmü karşısında, dava dilekçesinde tanık ve bilirkişi deliline dayanmış olan davacı yönünden HMK’nun 120. maddesinin uygulanması mümkün değildir. Bu nedenle; 1086 sayılı HUMK’nun yürürlükte olduğu 01.10.2011 tarihinden önceki dönemde açılan bu dava için yapılacak masraflar nedeniyle istenilecek giderlerin delil avansı kabul edilip, HMK’nun 324. maddesi uygulanmak suretiyle sonuca gidilmesi gerekir. Yargıtay HGK.nun 2012/2-1202 E. 2012/1218 K. sayılı 12.12.2012 tarihli ictihatı da bu yöndedir.
Yukarıda açıklandığı üzere, uyuşmazlığa konu davanın 1086 sayılı HUMK zamanında açılmış bulunması, gider avansı talep edildiği tarihte dilekçelerin teati aşamasının geçip, tahkikat aşamasına geçilmiş bulunduğu da gözetilerek, bu aşamada, sadece HMK’nun 324 maddesi uyarınca delil avansı istenebileceği gözden kaçırılarak, yazılı şekilde gider avansı istenmesi ve süresinde yatırılmadığından bahisle davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi yerinde değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 18/09/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.