YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/10625
KARAR NO : 2013/14594
KARAR TARİHİ : 31.10.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İtirazın iptali
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davalılardan … Teks.Ltd.Şti. tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira alacağının tahsiline yönelik icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin taşınmazda kiracı olup 2009/Eylül, Ekim, Kasım ve Aralık ayı kira paralarını ödemediğini, 2011/Ocak ve Şubat aylarından ise 300’er TL eksik ödeme yaptığını ve yine 2011/Mart ayı kira parasını ödemediğini, eksik ödenen ve hiç ödenmeyen kira paralarının 16.800 TL olup alacağının tahsili için davalı hakkında … 23.İcra Müdürlüğünün 2011/3971 sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, ancak davalının borca itiraz ettiğini belirterek itirazın iptali ve %40 icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili ise; davacının kiralananın maliki olmayıp dava dışı malik … ile 1998 yılında sözleşme yaptıklarını, o tarihten buyana kira paralarını …’ye ödediklerini, açıklanan bu durum nedeniyle davacının dava açma hak ve yetkisinin bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. Mahkemece 2.500 TL tutarındaki kısmi ödeme alacaktan mahsup edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
1- Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında 01.10.1994 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi düzenlendiği hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık kiralayanın sözleşmeden kaynaklanan alacak hakkına ilişkindir.Kiralayan konumunda olan davacı sözleşmeye dayanarak alacak talebinde bulunmuş, davalı ise dava dışı taşınmaz maliki ile kira sözleşmesi imzaladıklarından bahisle davacının alacak isteminde bulunamayacağını savunmuştur. Kural olarak kira sözleşmeleri taraflar arasında yasal olarak sona ermedikçe varlığını sürdürürler. Bu şekilde varlığını sürdüren bir kira sözleşmesi taraflarına şahsi hak sağlayacağından, sözleşmeye dayalı olarak alacak iddiasında bulunulabilir. Sözleşmenin tarafı olmayan malik ile yeni sözleşme yapılması davaya konu sözleşmeyi kendiliğinden geçersiz kılmaz. Somut olayda davada dayanılan kira sözleşmesinin feshedildiği veya mahkeme hükmü ile ortadan kalktığı ileri sürülmediğine göre mahkemece sözleşme
hükümleri esas alınarak karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ne var ki, davalı tarafından dava dışı …’nin banka hesabına yapılan ödemeler davacı vekilince kira ödemesi olarak benimsenmiş olup bu kapsamda 2010/Eylül, Ekim, Kasım, Aralık ve 2011/Mart aylarına ilişkin toplam 2.500 TL ödeme dava konusu alacaktan mahsup edildiğine göre, takibe konu aylara karşılık gelen aynı mahiyetteki 2011/Ocak ve Şubat ayları ödemelerinin de mahsupta nazara alınıp alınmayacağının mahkemece tartışılmaması hatalı olup hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda (2) No’lu bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 31/10/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.